"Uzun Konuşanı Kısa Dinlemek Lazım"
3/10
·87 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:55
Ahmet Necip’in yazdığı, Elif Uğur’un ise illüstrasyonlarını hazırladığı bu biyografik roman, 2020 yılında basılmış. Farabi’nin dünyasını okumayı çok istediğim için büyük bir heyecanla elime aldım ama dürüst olmak gerekirse tam bir hayal kırıklığı oldu. İslam felsefesinin en büyük isimlerinden biri olan Farabi gibi derin bir karakter, kitapta o kadar yüzeysel geçilmiş ki... Ne hayatının hakkı verilmiş ne de o güzelim eserlerinin. Üstüne bir de sürekli göz tırmalayan yazım hataları eklenince, okuma keyfi iyice kaçıyor. İnsan ister istemez çok daha özenli, felsefi derinliği olan ve titizlikle hazırlanmış bir rehber bekliyor. Bendeki hissi maalesef büyük bir potansiyelin aceleye getirilerek harcanması oldu; aradığımı hiç bulamadım.
1000Kitap
Uzun Konuşanı Kısa Dinlemek LazımAhmet Necip · Gece Kitaplığı · 202091 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:11
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarında Haziran ayında payıma düşen “Haziran” isimli öykü kitabı oldu. Yirmi bir kısa öyküden oluşan kitap, yazarın ilk öykü kitabıymış. İlk kitap olduğu için acemilik beklemek büyük hata olur çünkü ustalık kazanmış bir yazar elinden çıkmış gibi. Selçuk Baran’ın çok özel bir yanı var, mekana ve eşyalara olan dokunuşunun yanında öyle bir hikaye anlatımı var ki, çok az yazarda rastlanır. Hiçbir olaydan bahsetmeden yaşanan durumu okura sezdiriyor. Hikâyeler çoğunlukla sıkışmış hayatlar yaşayan insanların özgürleşme ve hafifleme yolculuğundan oluşuyor. Kitaba puanım tabii ki 10/10 Öykülere kısaca değineyim efenim. *Odadaki: Yüreğimin derinliklerinde hissettiğim bir yas öyküsü; atlatılamayan ve asla atlatılamayacak olan bir yas. Hiç gelmeyecek olan bir beklenene ağıt. *İhtiyar Adam ve Küçük Kız: İhtiyar bir adamın ve küçük bir kızın hayatlarının kayışının kısacık hikayesi. İhtiyar adamın gittiği yer mecburi güzergah olsa da küçük kızın elinden tutup, gitme, diyip onu gün ışına geri getirebilmeyi çok isterdim. *Konuk Odaları: Tanıdık yaşantılardan beklenmedik bir hikaye. *Kavak Dölü: Geçkin bir kız kurusunun anlık duygularının anlatısı. *Anne: “Annem dolabın çekmesinden örgüsünü aldı. Örgü örmeyi öyle severdi ki, örgü örerken mutlu olurdu. Şişler o ince, küçük tıkırtılarla ilmeklere girip çıkarken her şeyi unuturdu annem. Yorgunluğunu, yoksulluğunu, onmazlıklarını, her şeyi... her şeyi..” *Ceviz Ağacına Kar Yağdı: Hayatın bütün yükünü göğüsleyen ve herkesin bir şeyler beklediği bir insan olmanın ağırlığında ezilirken, tüm kararlılığıyla özgürlüğü seçmenin verdiği hafiflemenin hikayesi. Hikayede yapılan seçim doğru mu yanlış mı bilemem efenim ama insanda hafifleme hissi bıraktığı kesin. *Kent Kırgını: Kendisi de kent kırgını
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020600 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·373 syf.·
2026 25. kitabı
Kitabın ne kadar derin olduğunu tahmin ediyordum. Anlaşılması açısından zaman zaman zorlasa da verdiğim her bir vakte değen müthiş bir eserdi. Şems-i Tebrîzî'nin değişik meclislerdeki konuşmaları, Mevlana ile sohbetleri, kendine sorulan soruları içeriyor. Mecliste bulunanlar tarafından not alındığı için kopukluklar var. Hatta kimi zaman konuşanın kim olduğunu anlamak zorlaşıyor. Tebrîzî'nin diline aşina olmayanlar başta daha çok zorlanabilir ama okudukça anlaşılması da artıyor. (Başka çevirilerine de bakmak lazım.) Bazı yerleri tam anlayamadım. Bazı yerlerde de Şems'in kendini çok fazla övdüğü intibaı oluştu. Fakat bu izlenim doğru olmayacak kadar eserin geneline tevazu hâkimdi. Normalde Mevlana'nın şeyhi olduğu halde onu kendinden daha üstün ve faziletli görüyor. Hatta "Mevlana Allah dostu ben dostun dostuyum" diyor. Şems-i Tebrîzî sivri dilli bir zât. Her ne kadar tüm içindekileri aşikâr etmiyorum dese de bu söyledikleri bile bir çok kişiyi rahatsız etmeye, farklı anlaşılmaya sebep olabiliyor. Bizi seven bizi doğru anlar gibi bir yer vardı yanılmıyorsam, demek ki kalple dinlemek lazım tam anlamak için. Tebrizli'yi gerçekten tanımak isteyenler için okunmazsa olmayacak bir kitap. Eğer ruhun derinliklerine doğru samimi, maskesiz ve gerçek bir yüzleşmeye cesaretiniz varsa, görüneni değil manayı arıyorsanız, Makâlât'ı okumalısınız. Şems’in o insanın içine işleyen sözlerinden biriyle bitireyim: "Dünyadaki bütün kütüphaneleri, kitapları yaksanız, kalbi uyanık olan bir tek insanı yakamazsınız. Çünkü asıl yazı kalbe yazılmıştır."
MakâlâtŞems-i Tebrizî · Ataç Yayınları · 2009624 okunma
9/10
·79 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 20:24
Merhaba, bugün sizlere 𝕾𝖊𝖓𝖉𝖊𝖓 Ö𝖙ü𝖗ü kitabının yorumu ile geldim Şiir okumayı seviyor musunuz? Şiir okurken farklı duygular bizleri alır götürür olduğumuz yerden bazen Eserimiz de öyle duygular barındırıyor içerisinde.. Şiirlerde yaşanmışlıklar, sevinçler, hayal kırıklıkları gibi duyguların yansımasından oluşmuş aslında .. Şiirlerin ayrıca karekodları okutarak da müzik olarak dinleyebiliyorsunuz ki bu da ayrı bir his oluşturdu Melodilerle şiirleri şarkı olarak dinlemek Sizlerinde böyle bir okumaya ihtiyacı var ise mutlaka listenize ekleyin diyorum Kitapla ve sevgiyle kalın 𝑂𝑛 𝑏𝑒ş 𝑚𝑖𝑙𝑦𝑜𝑛𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑟, 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑏𝑖𝑙𝑚𝑒 𝑖ℎ𝑡𝑖𝑚𝑎𝑙𝑖𝑛, 𝑀𝑖𝑙𝑦𝑎𝑟𝑙𝑎𝑟𝑎 𝑒ş 𝑏𝑒𝑛𝑖𝑚 𝑠𝑎𝑛𝑎 𝑜𝑙𝑎𝑛 𝑠𝑒𝑣𝑔𝑖𝑚, 𝑆𝑜𝑛 𝑏𝑎𝑘ışı𝑛 𝑡𝑎𝑚 𝑜𝑟𝑡𝑎𝑠ı𝑛𝑑𝑎 𝑔ö𝑧𝑙𝑒𝑟𝑖𝑚𝑖𝑛, Çı𝑘𝑚𝑎𝑧 𝑠𝑜𝑘𝑎𝑘𝑙𝑎𝑟𝑑𝑎 𝑒𝑛𝑔𝑒𝑙𝑙𝑖 𝑠𝑎𝑛𝑎 𝑔𝑒𝑙𝑖ş𝑖𝑚 𝑂𝑛 𝑏𝑒ş 𝑚𝑖𝑙𝑦𝑜𝑛𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑟, 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑠𝑒𝑣𝑚𝑒𝑛𝑖 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑙𝑖𝑚, İ𝑚𝑘𝑎𝑛𝑠ı𝑧ı 𝑚ü𝑚𝑘ü𝑛 𝑘ı𝑙𝑚𝑎𝑘 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦, 𝑌𝑎𝑛ı𝑦𝑜𝑟 𝑏𝑎ş𝑡𝑎𝑛 𝑎ş𝑎ğı𝑦𝑎 𝑡ü𝑚 𝑏𝑒𝑑𝑒𝑛𝑖𝑚, 𝑆ö𝑛𝑑ü𝑟𝑒𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑛𝑒 𝑦𝑎𝑧ı𝑘 ℎ𝑖ç𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦...
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025114 okunma
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:48
Melih Cevdet Anday Mikado’nun Çöpleri Eserde; kucağında bebeği ve gidecek yeri olmayan bir kadın, bir kış gecesinde yoldan geçen bir erkek ile karşılaşır ve erkek, kadını evine davet eder. Konuşma ihtiyacında olan bu iki karakter de o geceyi birlikte sabaha erdireceklerdir. Değindikleri konuları, yaptıkları çıkarımları ve daha nicelerini duymaya ve dinlemeye davet ediyorlar okuru. • KADIN: ... Çünkü bir insandım yalnız başıma iken, buraya gelince bir konu oldum. Siliniverdim. Bir hiç yapıp çıkardınız beni. Vücudum bile küçüldü sanki, küçüldü, küçüldü, kilimin altına girecek kadar, pire kadar küçüldüm. (Sayfa 36) • ERKEK (merakla): Yani bu sahne daha önce de geçti mi? KADIN: Hiçbir sahne aynen geçmez elbet. Değişe değişe geçer. (Sayfa 47) • Kaçacak yerim yok ki... Dapdaracık oldu dünya... Tek ayak üstünde bile duramam artık... (Sayfa 51) • ERKEK: Rastlantı demek istiyorsun. Rastlantı yok bu dünyada, yok. KADIN: Öyleyse ne bu? ERKEK: Aradık birbirimizi. (Sayfa 51) • Düşünüyorum düşünüyorum, bulamıyorum. Her şey karmakarışık, hiçbirinin içinden çıkamıyorum. Ne yapacağım ben? (Sayfa 58) • KADIN: Sevginin kökünü kazımışsın içinde... Sade yalnızlığın için çalışmışsın, büyük duvarlar örmüşsün çevrene ama sonra bir de bakmışsın ki duvarların içinde kimse yok. (Sayfa 96) • ERKEK: Gözlerinin içinde bir deniz görüyorum. (Sayfa 101) • Bir gün az kaldı mutlu oluyordum. (Sayfa 109-110) Okurken bazı şeylerden şüphe etmeme ve bazı şeyleri de sorgulamama sebep oldu bu tiyatro eseri. Tiyatro okumayı özlediğimi hissettirdi bana. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Mikado’nun ÇöpleriMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 20212,033 okunma
Aylardan Kasım Günlerden Perşembe
7/10
·176 syf.··
2026 27. kitabı
2026 - 31. Kitap Kitabın Adı: Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Yazarı : Ayşe Kulin Yayınevi : Everest Yayınları Türü : Tarihi Roman Basım Yılı: 2025 Sayfa Sayısı: 175 Sayfa Düşünceler : Ayşe Kulin sevdiğim yazarlardan birisidir. Aynı zamanda oldukça üretkendir. 42 kitabı milyonlarca satmış hemen her kitapseverin kütüphanesine ve dolayısıyla kalbine girme başarısı göstermiştir. Trabzon Kitap Fuarı'nda eşimle kendisine rastlamış gece geç saatlere kadar kitap imzalamasına hayretle ve hayranlıkla şahit olmuştuk. Bizde kitap imzalatmadık çünkü yeterince yorulmuştu. Yazarın 11 kitabını okudum bugüne kadar. Hemen hepsini de sevdim. Akıcı anlatımı ,sayfaları birbiri ardına çevirme hissiyatı uyandıran bir yazım tarzı var. Zaten bu kitaba da dün başladım ve bugün bitirdim. İşlerimin arasında dahi zevkle okudum. Yazarın en son kitabı olan bu roman istek üzerine yazılmış. Bu mânâda yazarın tek eseridir diye düşünüyorum. Atatürk 'ün ağzından Atatürk 'ü anlatan bir roman bu. Tarihsel gerçeklere sadık kalınarak yazılmış .Yazarken 22 farklı kaynaktan yararlanılmış. Atatürk 'ün iç dünyasına yansıtılmaya çalışılmış eserde. Belirli bir kronolojik sıra takip edilmemiş. Geçmişle vefat ettiği gün arasında gidip gelinmiş eserde. Çocukluk dönemi ile kadınlarla ilişkileri üzerinde biraz fazlaca durulmuş. İnsani yönü öne çıkarılmış. Fikrimizi önderinin de bir ölümlü olduğu gerçeği vurgulanmış. Zaten kendisi de bunu meşhur " Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır " sözüyle söylemekte asıl önemli olanın kurduğu devlet ve fikirleri olduğunu bize anlatmakta idi. Yazıkki emanetine pek sahip çıktığımız söylenemez. Neyse Atatürk 'ü biraz farklı açıdan ,Onun diliyle dinlemek isterseniz güzel bir seçim olur bu eser sizin için. Lakin biraz daha uzun olabilir daha fazla teferruata
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,454 okunma