Olanı yok saymaya, hissettiğimizi hissetmiyormuş gibi davranmaya çalıştıkça yük ağırlaşır. Evet, bazı gerçekler can yakar. Ancak acı’yla birlikte nefes alabilmeyi öğrendiğimizde şunu fark ederiz: Gerçekler hoşumuza gitmese de, onlarla hayatta kalmak mümkün. Kabul etmek vazgeçmek değil; enerjiyi gerçekle savaşmak yerine, hayatı yaşamaya yönlendirmektir.
Hayata Dair
Merhabalar.. Az önce Profilinde Mustafa Kemal Atatürk olduğunun farkına varmadan bir hanımefendiyi takibe almıştım, ayrıca olması da beni alakadar eden bir husus değil. Kadın bana sırf bir takip gerekçesi ile saydırmaya başladı, çok şaşırdım açıkçası. Benzer birkaç mesele daha olmuştu. “Kadın” diyorum ya, evet! Kadınlar... Bunu bu zamana kadar sadece kadınlar yaptı, ve bu beni gerçekten çok üzüyor. ​Sosyal medyadaki bu aşırı hassasiyet, insanların muhakeme yeteneğini köreltmiş durumda galiba. Alt tarafı bir takipleşme isteğinden ideolojik bir duruş, gizli bir alt metin ya da bir manifesto çıkarmak gerçekten akıl kârı değil. İnsanların dijital profillerini kutsal bir cephe gibi korumaya çalışıp, ufacık bir etkileşimde hemen “savunma ve saldırı” moduna geçmesi tam bir modern zaman histerisi. ​İşin ironik tarafı, bu fevri ve peşin hükümlü tavrın hep aynı taraftan gelmesi de durumun tesadüf olmadığını gösteriyor. Sormadan, anlamadan, direkt niyet okuyarak saldırgan bir üslup benimsemek sadece iletişim kalitesizliğini değil, derin bir özgüvensizliği de ele veriyor. Karşısındakini tanımadan infaz etmeye bu kadar hevesli, her şeyde bir art niyet arayan bu profil yorucu olmaktan öteye gidemez. En güzeli, bu tarz vizyonsuz çıkışları hiç ciddiye almayıp kendi sığ sularında bırakmak. Selâmetle kalın..
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Destek olursanız, sevinirim.
Sizden tek isteğim bu iletiyi ona iletmeniz ve görüp okuduğundan emin olmanız ve arkadaşımdan özür dilemesi KONU: Hukuka Aykırı Mesajlar ve Çocuğa Yönelik Rahatsız Edici İletişim Hakkında İhtar Henüz reşit olmayan bir çocuğa yönelik olarak göndermiş olduğu mesajlar tarafımızca incelenmiş olup, içeriklerinde yer alan cinsel imalar, uygunsuz ifadeler, hakaret niteliği taşıyan söylemler ve rahatsız edici iletişim girişimleri kayıt altına alınmıştır. Söz konusu yazışmalara ilişkin ekran görüntüleri ve diğer dijital deliller muhafaza edilmektedir. Bilmenizi isteriz ki, bir çocuğa yönelik bu tür içerikteki mesajlar Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Eylemleriniz; olayın özelliklerine göre başta TCK m.105 (Cinsel Taciz), TCK m.125 (Hakaret) ve TCK m.123 (Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma) hükümleri olmak üzere, çocukların korunmasına ilişkin diğer ceza hükümleri çerçevesinde savcılık makamlarınca değerlendirilebilecektir. Bu nedenle tarafınıza açıkça ihtar olunur ki; İlgili çocukla her türlü iletişimi derhal sonlandırmanız, Mesaj gönderme, arama, sosyal medya üzerinden ulaşma veya üçüncü kişiler aracılığıyla iletişim kurma girişimlerinden vazgeçmeniz, Cinsel içerikli, aşağılayıcı veya rahatsız edici her türlü söyleme son vermeniz, gerekmektedir. Aksi halde, elinizde bulunan tüm yazışmalar, ekran görüntüleri ve diğer dijital deliller ilgili mercilere sunularak Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulacak; gerekli adli ve hukuki süreçler gecikmeksizin başlatılacaktır. Bu ihtardan sonra gerçekleştirilecek her yeni iletişim girişimi ayrıca delillendirilecek ve dosyaya eklenecektir. Tarafınıza yapılan bu bildirim son uyarı niteliğinde olup, bundan sonra doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk şahsınıza ait
1000Kitap

Geceninkızı

@Anes_08
·
+6
Böyle insanların bu uygulamada ne işi var anlamıyorum
Böyle iğrenç bir zihniyet olamaz ya ben bile iğrendim şuan lütfen şikayet edin hesabı kapansın kitap uygulamasıda olduğunu unutmuş kendileri konuştuğu şeyler gerçek mide bulandırıcı hayatı cinsellik üzerine kurulu bi insandan ne beklersin ki zaten bide bana sevmeyi ne bilirsin demiş asıl sevmeyi bilmeyen sensin bi insanı kendisi olduğu için sevmeyeceksin o sevgi değil takıntı olur şikayet edin lütfen
Dünya, hiçbir zaman şimdiki kadar kalabalık ve hiçbir zaman şimdiki kadar yalnız olmamıştı. Her gün yüzlerce insanın yanından geçiyor, binlerce dijital sese maruz kalıyor ama günün sonunda o devasa kalabalığın içinde yapayalnız kalıyoruz. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’da tam olarak bu modern trajedinin panzehrini, o unutulmaz ve sarsıcı tespitiyle kalbimize çiviliyor "Bir insanın bir insana yetebileceği..." Raif Efendi, hayatı boyunca etrafındaki etten kemikten duvarlar arasında görünmez olmuş, kendi ailesinin bile yabancısı haline gelmiş bir adamdır. Onun bu silik ve içe dönük dünyası, Berlin’de bir sanat galerisinde, bir tablonun karşısında Maria Puder ile kesiştiğinde zaman durur. O andan itibaren anlarız ki; ruhun yalnızlığı ne coğrafyayla ne de kalabalıklarla ilgilidir. İnsan, kendi derinliğini görebilecek, o derinlikteki sessizliği paylaşabilecek tek bir ruha ihtiyaç duyar. Sabahattin Ali bize aşkın o klişe, tantanalı ve dışarıya şov yapan halini anlatmaz. Onun anlattığı, iki insanın birbirinin eksik parçalarını sessizce tamamlaması, dünyanın bütün vahşetine ve anlamsızlığına karşı birbirine sığınmasıdır. Maria Puder’in elini tuttuğunda Raif’in hissettiği o muazzam emniyet duygusu, aslında insanın dünyadaki en büyük arayışıdır. Her şeyin hızla tüketildiği, insanların birbirini basamak olarak gördüğü bir evrende tek bir insanın, başka bir insanın tüm varoluşsal boşluğunu doldurmaya yetebileceği gerçeği hem çok büyüleyici hem de çok sarsıcıdır. Filozofların, sosyologların ciltlerce kitapla açıklamaya çalıştığı o "varoluşsal yalnızlık" sancısını, Sabahattin Ali şu tek bir cümleyle özetler: "Dünyada bana ‘Ben de varım!’ dedirtecek tek insanı bulmuştum." Bu cümle, kütüphaneler dolusu felsefe kitabından daha ağırdır. Çünkü insan, ancak başka bir insanın
Duygu ve Düşünce
Eskiden ne çok fotoğraf çekerdim. Arşivim dolu ama eskisi kadar paylaşmıyorum. Fotoğrafa da ilgi azaldı artık. Bazen güzel bir kareye denk gelince çoğu zaman sadece bakıyorum. Çünkü bazı anlar dijital karelere sığmaz. O anı ara sıra hatırlamak daha kalıcı oluyor. Hasılı, ince bir tefekkürle Sanat-ı İlahiyi tefekkür edelim.
2024-2026 Kurtlar Vadisi operasyonu bitmiştir... 😎🎬 (25.01.2024 - 16.06.2026) Ve "Oy Birliği" ile bitti! Artık resmen Bilim Uzmanı (M.A.) 🎓🔋 Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı’nda yürüttüğüm "Çocuk Kütüphanelerinde Dijital Okuma Platformlarının Kullanımı: Okuma Alışkanlıklarına Etkisi Üzerine Bir Değerlendirme" başlıklı yüksek lisans tezimi bugün jüri karşısında başarıyla savunarak mezun olmuş bulunmaktayım 🧚‍♀️💕