Eskiden ne çok fotoğraf çekerdim. Arşivim dolu ama eskisi kadar paylaşmıyorum. Fotoğrafa da ilgi azaldı artık. Bazen güzel bir kareye denk gelince çoğu zaman sadece bakıyorum. Çünkü bazı anlar dijital karelere sığmaz. O anı ara sıra hatırlamak daha kalıcı oluyor. Hasılı, ince bir tefekkürle Sanat-ı İlahiyi tefekkür edelim.
2024-2026 Kurtlar Vadisi operasyonu bitmiştir... 😎🎬 (25.01.2024 - 16.06.2026) Ve "Oy Birliği" ile bitti! Artık resmen Bilim Uzmanı (M.A.) 🎓🔋 Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı’nda yürüttüğüm "Çocuk Kütüphanelerinde Dijital Okuma Platformlarının Kullanımı: Okuma Alışkanlıklarına Etkisi Üzerine Bir Değerlendirme" başlıklı yüksek lisans tezimi bugün jüri karşısında başarıyla savunarak mezun olmuş bulunmaktayım 🧚‍♀️💕
Reklam
Dijital Tahakküm …
Dijitalleştikçe batıyoruz. Hayatımız kolaylaşmıyor. Tam aksine gün geçtikçe zorlaşıyor. Mecbur bıraktıkları sistemler küresel efendilere hizmet ediyor. Onlar hayatımızı kolaylaştırmayı değil dijital tahakküm kurmayı planlıyorlar. Hayatın her alanında yaşanan dijital değişim küresel çapta kurulması planlanan bir yeni dünya düzeninin doğum sancısıdır. Adım adım kölelik, tam hız tahakküm …
Akıncı il gazi bey çeşitli yolsuzluklarda bulunanlar, tapınak soyan, insan tüccarlığı yapan, duvar delen, soygunculuk, hırsızlık edenler, işledikleri suçlara göre ad alırlar. Soner A. Soner A. ­İl Gazi Bey Akıncı Beyiydi Pek çok kale ehline emanet edilmişti Seslendi yeniçeri ağasına Dursun çavuş bilir ne gelir başına Yolsuzluklar yapanın mescitler soyanın Dursun çavuş dediki elbet bilirim ağam Soygunculuk edenler cana kıyan İnsan soysuzdur çulsuzdur ruhsuzdur Onun korkusu yoktur Cenabı Haktan Hiç bir insana haksızlık yapılmaz Onlar işledikleri suçlara göre yargılanır Her insan kendi mükâfatını cezasını alır Bilal emmi hırsızlık yapmış ah almıştı Osmanlıda ah almanın cezası yanmaktı İnsan tutacaktı bir mekânı ıslah edecekti Tarihin tanıkları idi kaleler Günde yüz kere yüzler sürmeli Dua etmeliydi O sultanı görmek için Getirin dedi İl Gazi Bey Suçlu Bilal Emmi çıkarıldı huzuru divana İl Gazi Bey sordu Çamlıhemşinde Akıyordu fırtına deresi sessizce Kaleler surlar şahitti yaptıklarıma
Din
Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/zerone-... academia.edu/resource/work/1... TÜRKÇE: NEDEN OKUNMALIDIR? 1. Çağımızın En Büyük Sorusuna Cevap Arar: Dijital çağda insan olmak ne demektir? Bu metin, yapay zeka, algoritmalar ve veri çağında insanın özünü kaybetmeden nasıl var olabileceğine dair derinlikli bir cevap sunar. 2. Teknoloji Eleştirisinin Ötesine Geçer: Yalnızca teknolojiyi eleştirmez; insanın ontolojik ve ahlaki durumunu bütüncül bir şekilde ele alır. Dijital zindandan kurtuluş için bir reçete sunar. 3. Bilgi ile Bilgelik Arasındaki Farkı Netleştirir: Bilgi çağında yaşıyoruz ama bilgelik çağından uzağız. Bu metin, bilgi ile bilgeliği ayıran çizgiyi kesin bir şekilde çizer ve bilgeliğin karakterle ilgili olduğunu gösterir. 4. Pratik Bir Rehber Sunar: Yalnızca felsefi tartışma yapmaz; Bilgenin On Mührü, Kırk Mühür, Yüz Soru ve Sükûnet Risalesi ile günlük hayata uygulanabilir bir rehberlik sağlar. 5. Disiplinlerarası Bir Derinlik Taşır: Kuantum fiziği, nöroloji, psikoloji, teoloji, tarih ve felsefeyi bir arada kullanarak zengin ve çok katmanlı bir okuma sunar. 6. Tevazu ve Dürüstlük Üzerine İnşa Edilmiştir: Metin, kendi perspektifini açıkça beyan eder, okuyucuyu sorgulamaya davet eder ve tarihsel sapmalara karşı uyarı notlarıyla titizlikle hazırlanmıştır. 7. İnsanı Veriye İndirgemeyen Bir Ontolojik Savunmadır: Günümüz dünyasında insanı veriye indirgeyen anlayışa karşı, insanın aşkın ve indirgenemez bir varlık olduğunu savunan güçlü bir ontolojik savunma sunar. 8. Gelecek Kuşaklara Bir Miras Niteliğindedir: Bu metin, bir çağa tanıklık eden ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir miras olarak okunmalıdır. ENGLISH: WHY SHOULD IT BE READ? 1. It Addresses the Greatest Question of
Norveç'teki Stavanger Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, benzer okuma becerilerine sahip iki gruba yirmi sekiz sayfalık bir öykü okutuldu. Birinci grup öyküyü kâğıttan, ikinci grup ise dijital tabletten okudu. Ardından katılımcılára öyküdeki olayların zaman dizini ve karakterlerin duygusal değişimleriyle ilgili sorular soruldu. Sonuçlar şaşırtıcıydı: Kâğıttan okuyanlar, olayların sırasını kurgulamada ve detayları hatırlamada dijital okuyuçulara göre çok daha başarılıydı. Araştırmacılar bunu, kåğıdın dokunsal geri bildirimine (sayfaları çevirme hissi, kitabın kalınlığı) ve dikkati dağıtacak bildirimlerin yokluğuna bağlıyor. Bu çalışma, teknolojinin getirdiği hızın derinlemesine anlama sürecinde her zaman avantaj sağlamadığını gösteriyor.
Reklam
Reklam