bahar bir nisan olarak geldi, gönderi renk renk dolu
umut öylece umutsuzluk biçimindeki hasmını tanıdı
yakınmalar bitti, el pençe divan durdular gelişen şeye
aşklar aşkları, otlar otları yani ki herkes hısmını tanıdı
kimin aklı bir bahardan daha çok olabilir sorarım
o yeşili ve pembeyi birlikte görünce resmini tanıdı
İstanbul'un öyledir baharı, çaresiz alkış tuttular
ten uyandı, herkes kendi olan cismini tanıdı
ne denmiş, akıp giden her suyla akıp giderim
çünkü sevdim çünkü bu yüzden güçlü bileklerim kanadı
sahici mi elinde tuttuğun o kartal kanadı
sen tuttun acıdan benim ellerim kanadı
bir geceyi geçirmek için bin türlü kalp ilâçla
dövündüm çırpındım bilsen nerelerim kanadı
hazır bulunanlar davranıp saatlerini kurdular bahara
ey diriliş sana kurulmuş saatlerim kanadı
avlananlar ağaç budayanlar sularınız bir ırmakta
yavaşça geldim durdum beklediklerim kanadı
ey yaz güneşine bıraktığın alnın bana gel
alnımdan damla damla süzülen terlerim kanadı
Bir Arap atasözünde, "İnsanlar gece yolculuğunu sabah vaktinde överler." denilmiştir. Ölüm anında sana gerçek haber gelecek. Böylece ya Rabbü'l-alemîn'in rızasını kazanmakla sevinecek ya da O'nun gazabına uğramakla üzüleceksin. Bu durum şu ayet-i kerime ile beyan edilmektedir:
"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz." (Sâd, 38/88)
Hıristiyanlığı yeni insanlık fikirlerine uyacak şekilde yeniden tasarlamak istiyorsanız seçebileceğiniz bir yaklaşım, İsa’nın mevcut hikâyesini alıp doğaüstü her şeyden arındırmak ve geriye yalnızca uzun zaman önce yaşamış büyük bir ahlak öğretmeni hakkında ilham verici bir hikâye bırakmaktı. Bunun emsalleri zaten vardı; en dikkate değer operasyon Amerika’nın kurucu babası Thomas Jefferson tarafından gerçekleştirilmişti. 1819’da Yeni Ahit’in kopyalarını resmen kesip biçerek seçtiği pasajları, İsa’nın yaşamını, bir bakireden doğması, mucizeler ve Diriliş gibi unsurlardan arındırarak anlatan bir formda yeniden birleştirdi. Geri kalan metin, İsa’nın ahlaki öğretilerine, özellikle de Dağdaki Vaaz’a daha fazla vurgu yapılmasına olanak sunuyordu. Jefferson bu yeni metne The Life and Morals of Jesus of Nazareth, Extracted textually from the Gospels in Greek, Latin, French, & English [İsa’nın Yunanca, Latince, Fransızca ve İngilizce İncillerden Alıntılanan Hayatı ve Ahlakı] adını verdi. Yayımlandığında Jefferson İncili olarak tanınmaya başladı. Bir mektubunda söylediği gibi niyeti, “amfibolizmler” dediği şeyleri, yani şüphelendiği hikâyeler de dahil, çeşitli kişiler tarafından eklenmiş veya genellikle hurafe olan tüm belirsiz unsurları ortadan kaldırarak “insanlığa şimdiye kadar sunulan en yüce ve hayırsever ahlak kurallarını” bırakmaktı. Bir bakıma Valla ya da Erasmus geleneğinde çalışıyor, metinleri sorguluyor ve daha saf, daha faydalı olana geri dönmeye çalışıyordu. Ancak tabii ki Jefferson, bu geleneği biraz daha ileri götürdü.