Sen de mi çeşmeyi kurutup gittin
Yılkı atlarını yürütüp gittin
Rüya mıydı yoksa yağmurda yanmak
Toprağa düşerken gökte uyanmak
Gözlerim buzlara saplandı yine
Demek ki kar yağdı kirpiklerine
Şimdi bir ıssızda, yar başındayım
Ölümü sevmenin telaşındayım
Biraz cezbe katıp kalbin âhına
Varmalı Mansur'un kıblegâhına
Şimdi sultanları sevdiren masal
Mihrican yurdumda mahrem ve kutsal
Yok artık hayalin sarmaşığında
Belki de bulunur ay ışığında
Yalnız ay ışığında görüyorum kalbimi
Huzurunda bir mahkûm gibi eğiliyorum
Bir şey var ıstırabla beni alnımdan öpen
İki ufuk arası bir şey var, biliyorum