“Pazarlığa açık değilse ruhum, şeytan beş para vermeyeceğindendir; çünkü ben Alper Kamu, gösterişli bir yalan, insanlığın kara yazgısına vurulmuş lanetli bir mühürden başka birşey değilim” (sayfa/219) diyerek Alper Kamu karakterini bu kitapta özetliyor Alper Canıgüz. Bu serinin ikinci kitabı olup bence en güzel kitabıdır. Güldürürken, gözyaşınızı gırtlağınızda bırakır ne olduğunu anlamazsınız. İyi okumalar.
“Pazarlığa açık değilse ruhum, şeytan beş para vermeyeceğindendir; çünkü ben Alper Kamu, gösterişli bir yalan, insanlığın kara yazgısına vurulmuş lanetli bir mühürden başka birşey değilim”
Göksenin Yıldırım isminde bir eli secdede bir eli podyumda yağız bir genç delikanlının gerçek bir öyküsüyle karşımıza çıkıyor yazar. Seçilmiş bir kahramanın başından geçen yaşanmış olayları konu edinmesi diğer kitaplarından farklı bir yere taşıdı bu kitabı benim gözümde. Kitap karmaşık, yorucu fakat bu da sebepsiz değil. Okudukça neden bu kadar tarihlerde bir ileri bir geri gittiğinizi anlıyorsunuz aslında. Sonuç olarak yine Menteş zekasıyla buluşmuş olay örgülerinin içinde bir düğümün ucunu tutarken diğeri elinizde çözülüveriyor. İyi okumalar şimdiden.