…” ‘Bu saatte vapur olmazmış karşıya’. Fevziye hafif bir rahatlama duydu sanki bu sözden. Denizin üstünde giden bir şeye binmek fikri korkudan karnını ağrıtmıştı çünkü. Bu ihtimali tamamen ortadan kaldırmak ister gibi, ‘şart mıymış vapura binmek,’ diye sordu çekinerek. ‘Bir köprü falan yok muymuş?’ Fahrettin bey, ağzındaki dumanı öfkelenmiş gibi hızlıca boşalttı. ‘Cahil cahil konuşma Fevziye Allsen,’ dedi. Sigarayı tuttuğu eliyle, uzaklığı işaret etmek ister gibi karşı kıyıyı gösterip, ‘şuraya köprü mü olurmuş!’ “…
Ne çok imkansızlık geçti bu memleketin üstünden.
Ne çok yokluk elini kolunu bağladı.
Ne çok kendini bilmezin eline rütbesini verip yoluna devam etti bu memleket.
Ne çok soyguncu gördü, ne çok soyguncu görecek…
Dikkat, bu bir halk romanıdır.
Bazı kitaplar vardır, hikayesindeki kokular satır aralarındaki boşluklara gizlenmiştir. Bu kitapta da biraz balık kokusu, biraz yosun kokusu vardı…deniz suyuyla ıslanmış deniz kumunun ıslaklığına dokunuyordunuz sayfaları çevirdiğinizde…bazı yaprakları çevirirken yavru yunus çığlıklarını duyuyordunuz,,,anne yunusların gözyaşlarının düştüğü sayfalara dokunuyordunuz…işte böyle bir kitap okuttu Ahmet büke
“Pazarlığa açık değilse ruhum, şeytan beş para vermeyeceğindendir; çünkü ben Alper Kamu, gösterişli bir yalan, insanlığın kara yazgısına vurulmuş lanetli bir mühürden başka birşey değilim” (sayfa/219) diyerek Alper Kamu karakterini bu kitapta özetliyor Alper Canıgüz. Bu serinin ikinci kitabı olup bence en güzel kitabıdır. Güldürürken, gözyaşınızı gırtlağınızda bırakır ne olduğunu anlamazsınız. İyi okumalar.
Göksenin Yıldırım isminde bir eli secdede bir eli podyumda yağız bir genç delikanlının gerçek bir öyküsüyle karşımıza çıkıyor yazar. Seçilmiş bir kahramanın başından geçen yaşanmış olayları konu edinmesi diğer kitaplarından farklı bir yere taşıdı bu kitabı benim gözümde. Kitap karmaşık, yorucu fakat bu da sebepsiz değil. Okudukça neden bu kadar tarihlerde bir ileri bir geri gittiğinizi anlıyorsunuz aslında. Sonuç olarak yine Menteş zekasıyla buluşmuş olay örgülerinin içinde bir düğümün ucunu tutarken diğeri elinizde çözülüveriyor. İyi okumalar şimdiden.
Önemli kamu spotudur: ölüm korkusu olanlar lütfen okurken 2 kere düşünsün. Zira yazar ölüme rastık çekiyor, ölümü tel tel işliyor her satırında. Burnunuzdan toprak kokusu gitmiyor desem az olmaz.