bal bocegi

doğada sadece türler arasında değil, türler “içerisinde” de çeşitlilik vardır. Bu çeşitlilik, bir bölüm önce değindiğim mekanizmalardan kaynaklanır. Tıpkı bir insan bebeğinin, anne babasından farklı özellikler taşıması; ancak onu andırıyor olması gibi, doğadaki hemen hemen bütün canlılarda bu şekilde bir varyasyon (çeşitlilik) oluşmaktadır. Bu çeşitlilik, canlıdan canlıya değişmekle birlikte, sayısız özelliği etkileyebilir: boy, ağırlık, uzunluk, genişlik, saç rengi, saç teli kalınlığı, kıllılık, göz rengi, yaprak genişliği, belli bir hormonu üretebilme miktarı, kas gelişimi, sinirsel bağlantıların tipi, köklerin sağlamlığı, köklerin saçaklık oranı, besin depolama kapasitesi, çiçek geliştirme kapasitesi, yaprak sayısı ve belki katrilyonlarca başka değişken… Hepsi, bu genetik çeşitlilikten etkilenmektedir
Reklam
“Günümüz evcil köpeklerinin hepsinin atası vahşi gri kurt olarak bilinen Canis lupus türüdür. Bizlerin de içinde bulunduğu, anatomik olarak modern olan insan türü, yani Homo sapiens türü günümüzden 200.000 yıl önce evrimleşmiştir ve bugüne kadar gelmeyi başarmıştır. Bu süreçte birçok canlı ile doğrudan ya da dolaylı olarak etkileşime girmiş ve hatta bazılarının evrimsel gelişimlerini etkilemiştir. Bunların başında da hiç şüphesiz köpekler gelmektedir. Köpeklerin evcilleştirilmeye başlamasının günümüzden 10.000 yıl öncesine kadar dayandığı düşünülmektedir. Ancak bu erken zamanlarda ortada tek bir evcil köpek dahi bulunmamaktaydı ve insanlar da henüz yeni yeni yerleşik yaşama geçmekteydiler. İşte bu süreç içerisinde, sıklıkla insanların kurdukları geçici kamplara yemek bulmak amacıyla gelen vahşi kurtlar ile insan atalarımız arasında çeşitli etkileşimler olmuştur. Zorlu koşullarda kurtların insanları zaman zaman koruyabilmesi, insanların da yiyeceklerini kurtlarla paylaşması, belki bütün kurtlarla değil ama kurtlar arasında genetik farklılıklardan ötürü daha evcil, daha uysal, daha sakin, daha ağırbaşlı olanlarıyla aralarında bir bağ kurulmasına neden olmuştur. ” -@
ilk örnek vahşi hardal bitkisi olarak bilinen Brassica rapa türünden evrimleştirilen, günlük yaşantımızda bolca yer bulan bitkilerdir: karnabahar, brokoli, lahana, mangır ve alabaş bitkileri, bundan birkaç asır önce doğada rastlamadığımız bitkilerdi. Yani bundan 10.000 yıl kadar önce, yerleşik yaşama yeni geçmiş insan grupları akşam yemeğinde brokoli pişirip yiyemezdi, çünkü doğada böyle bir canlı bulunmuyordu
Hep ‘Neden’ diye sorun arkadaşlar. Etrafınızda bir şeylerin olup bittiğini bilirsiniz ve her birine açıklamanız olduğunu sanırsınız. Ancak ‘Neden’ diye bir sormaya başlasanız, neredeyse hiçbir şey bilmediğinizi göreceksiniz. Ancak bu sorulara cevap vermeyi başarabilirseniz, işte o zaman bilimden, düşünmekten heyecan duyduğunuzu, keyif aldığınızı hissedeceksiniz. Daha önemlisi, var olduğunuzu hissedeceksiniz!
Beyin konusunda diğer hayvanlardan ileri olmamız, bizi farklı bir canlı tipi yapmıyordu. Geri kalan bütün özelliklerimiz hayvanların hemen hepsinin gerisindeydi: onlar gibi hızlı koşamıyoruz, uçamıyoruz, saklanamıyoruz, avlanamıyoruz, kaçamıyoruz. Bunlardaki eksiklerimizi beynimizin bir ürünü olan zekâ ile hallediyoruz, ancak bu bizi farklı bir canlı yapmıyor. En küçük moleküllerimizden, en devasa organlarımıza kadar her parçamızı milyonlarca diğer canlı türüyle ortak olarak paylaşıyoruz.
Reklam