Auschwitz'in var olmasına müsaade eden Tanrı, dedikleri gibi kusursuz bir saatçi değildi belki de. Fakat en göz alıcı çiçekler de en ölümcül topraklarda açardı. Belki Tanrı bir saatçi değil, bahçıvandır, dedi Dita kendi kendine.
Tanrı eker ve şeytan önüne çıkan her şeyi mahvederek biçerdi. Bu deliler mücadelesini kim kazanacak, diye merak etti
"Tanrı böyle istedi, Edita. Boyun eğmekten başka bir şey gelmez elimizden."
Dita başıyla hayır dedi. Hayır ve hayır.
"Benim içimden boyun eğmek gelmiyor!" diye bağırdı "Tanrı karşımda olsaydı onunla ilgili ne düşündüğümü söyler ve o çarpık merhamet anlayışını yüzüne vururdum."
Dita kitaplara bakıyor, hepsini tek tek okşuyordu. Yırtık, eski püskü, yıpranmış, rutubet lekeli, bazısı parçalanmış olsa da hepsi birer hazineydi. Narinlikleri daha da kıymetli kılıyordu.
Auscwitz'in var olmasına müsaade eden Tanrı dedikleri gibi kusursuz bir saatçi değil belki de fakat en göz alıcı çiçeklerde ölümcül topraklarda açardı belki Tanrı bir saatçi değil bahçıvandır dedi Dita kendi kendine.
Tanrı Eker ve şeytan önüne çıkan her şeyi mahvederek biçerdi bu dediler mücadelesini kim kazanacak diye merak ettim.