Auschwitz'in var olmasına müsaade eden Tanrı, dedikleri gibi kusursuz bir saatçi değildi belki de. Fakat en göz alıcı çiçekler de en ölümcül topraklarda açardı. Belki Tanrı bir saatçi değil, bahçıvandır, dedi Dita kendi kendine. Tanrı eker ve şeytan önüne çıkan her şeyi mahvederek biçerdi. Bu deliler mücadelesini kim kazanacak, diye merak etti
Sayfa 208
"Öldüreceğim onları!" diye bağırıyordu Dita öfkeyle. "Bir tabanca alıp öldüreceğim onları!" "Hayır, Edita, hayır," dedi usulca. "Bizim nefretimiz onların zaferidir."
Sayfa 193
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Tanrı böyle istedi, Edita. Boyun eğmekten başka bir şey gelmez elimizden." Dita başıyla hayır dedi. Hayır ve hayır. "Benim içimden boyun eğmek gelmiyor!" diye bağırdı "Tanrı karşımda olsaydı onunla ilgili ne düşündüğümü söyler ve o çarpık merhamet anlayışını yüzüne vururdum."
Sayfa 191
Dita kitaplara bakıyor, hepsini tek tek okşuyordu. Yırtık, eski püskü, yıpranmış, rutubet lekeli, bazısı parçalanmış olsa da hepsi birer hazineydi. Narinlikleri daha da kıymetli kılıyordu.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Auscwitz'in var olmasına müsaade eden Tanrı dedikleri gibi kusursuz bir saatçi değil belki de fakat en göz alıcı çiçeklerde ölümcül topraklarda açardı belki Tanrı bir saatçi değil bahçıvandır dedi Dita kendi kendine. Tanrı Eker ve şeytan önüne çıkan her şeyi mahvederek biçerdi bu dediler mücadelesini kim kazanacak diye merak ettim.
Sayfa 208·Kitabı okudu
En kötüsü de Dita artık umursamamaya başlamıştı. Hissizlik bütün alametlerin en beteriydi.
Sayfa 354 - Pegasus Yayınları
1000Kitap