Odayı, Şavkıması Sana Doğru Yolların, diyen Cinuçen Tanrıkorur’un sesi sardı. Şelale Teyzem pek severdi şarkının sözlerini. Minyatür kelimesi geçtiğinde, “Bak senin gibi ufacık, tefecik birine yazılmış” derdi her seferinde sanki ilk kez söylüyormuş gibi. Saçlar ve göğüsler kısmından nasibimi alamasam da, ben de kendime yakın bulurdum eseri. Beral Hanım huşu içinde dinledi şarkıyı. Musikiyi yaldızlı bir keseye koyup göğsümde uykuya yatırdığımı, Doctor Who’yla beraber yepyeni şarkılar aradığımızı söyleyerek onu üzmedim.
Çocukken, mezar taşlarını okumamamızı tembih ederdi büyüklerimiz daima tersini yaparım söylenenin, elimde değil. Yaş aldıkça aklı başından gider insan denen faninin, neye inanacağını şaşırır. Sonraki nesli de katıksız bir ahmak olarak yetiştirmek için elinden geleni ardına koymaz.