Evliya Çelebi Bursa' dan bahsederken "ruhaniyetli bir şehirdir" diyormuş. Günümüz insani bu ruhaniyeti tek dişi kalmış medeniyete yedirdi. Ne İstanbul kaldı, ne Bursa, ne Erzurum, ne Konya... Eski şehirlerimizin icabına kısa zamanda baktık. "Eskiyi unut, yeni yolu tut" denilmişti. Şehirlerimiz kimliğini kaybedince insanların tutunacak dali kesilmişti. Nesiller arasında irtibat kalmadı….
Kadın her gün aynı saatte Adam'ın dükkanının önünden geçermiş , bir gün adam efkarlanmış, kadın önünden geçerken bir türkü çığırmış, şarkıda diyormuş ki; 'Açma zülüflerin yar yar, yellere karşı... Senin zülfün benim benim, telim değil mi? :) open.spotify.com/track/4Of5zfWhq...
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Duydum ki Friedrich Nietzsche "Tanrı öldü" diyormuş benim için, daha neler. Dirilişim kahır eder. İnsanmışım gibi düşünme beni; yaratıldığım yer alev alev. 🎩
Edebiyat
Sana bir masal anlatayım mı baba ?
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken , pireler berber iken, ben nenemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken... uzak mı uzak diyarlarda bir yaramaz kız çocuğu yaşarmış. Annesinden nazik olmayı, abisinden savaşçı olmayı, babasından da olduğu haliyle ne kadar sevilmeye değer olduğunu öğrenirmiş. Başka babalar kız çocuklarına otur , sus , konuşma, sen kızsın yapamazsın derken onun babası onu hep yüreklendirirmiş. - şu en yüksekteki dala çıkabilir miyim baba? +çıkarsın kızım. Elini şuraya koy, ayağını şuraya. Tamam çık şimdi. Aferin benim kızım yapar. - baba sence burdan atlayabilir miyim? + atlarsın kızım, benim kızım her şeyi yapar. Kız durmadan konuşurmuş . Babası normalde konuşmayı hiç sevmeyen , asık suratlı bir adammış ama kızının her sorusuna cevap verir , onun söylediklerine gülermiş. -karıncalar nasıl su içiyor baba? +topraktaki nemden alıyorlar bir de yedikleri yaprakların içindeki su onlara yetiyor kızım. -baba kurbanın gözünü bana verir misin? +Ne yapacaksın gözünü kızım? - kesip içine bakıcam + tamam kızım. Bu tamamlar hiç de geçiştirme değilmiş. Baba tamam dediği her şeyi gerçekten yaparmış. Kız daha okula bile başlamadan hayvanların gözünü, kalbini , böbreğini, ciğerlerini incelemiş. Gezdikleri her yerde gördüğü her ağacın adını sormuş öğrenmiş. Babası göreve gittiği dağlardan envai çeşit kır çiçekleri toplarmış . Büyük bir buket annesi için, küçük bir buket kızı için... babası belgesel izlermiş, kitap okurmuş. Kızına da kitaplar alırmış. Tuhaf bir kız çocuğuna sahip olmak onu hiç rahatsız etmiyormuş. Süslenmeyi , elbiseler, etekler giymeyi, saçlarını upuzun uzatıp şekilden şekile sokmayı çok seven, narin tatlı bu kız çocuğu arka cebinde hep sapan taşırmış . Camları kırar, abisiyle mahalle maçına katılır, bisikletini bayır
Ben yitirdim ben ararım yâr benimdir kime ne Gâh giderim öz bağıma gül dererim kime ne Gâh giderim medreseye ders okurum Hak için Gâh giderim meyhaneye dem çekerim kime ne Sofular haram demişler bu aşkın şarabına Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne Ben melâmet hırkasını kendim giydim eğnime Ar ü namus şişesini taşa çaldım kime ne Sofular secde ederler mescidin mihrabına Yâr eşiği secdegâhım yüz sürerim kime ne Gâh çıkarım gökyüzüne hükmederim kaf'tan kaf'a Gâh inerim yeryüzüne yâr severim kime ne Kelp rakip böyle diyormuş güzel sevmek pek günah Ben severim sevdiğimi günah benim kime ne Nesimî'ye sordular yârin ile hoş musun Hoş olayım olmayayım o yâr benim kime ne Kul Nesimi
Beklemeye değer mi diye düşün
Bir insan bir insanla iyileşebilir mi demeyin hiç Bende demiştim sevdiğin insan olunca içtiğin kahve bile huzurlu oluyormuş uyuduğun uyku ilaç oluyormuş aslında hasta değilmişim diyormuşsun sadece yanlış yer yanlış zaman yanlış insanlarla kaplıymuş çevrem diyormuşsun eskiden yabancı olduğun seni sana hatırlatacak kadar seviyormuş seni aslında kayboldum dediğin an bak kaybolmadın diyormuş ...