8/10
·384 syf.··
2026 176. kitabı
Üstün Başarı #okudumbitti Acar Baltaş’tan okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası yazarın sade, anlaşılır ama bir o kadar da sağlam duran kalemini çok sevdim. Üstün Başarı, isminden dolayı ilk bakışta sadece ders çalışma ya da sınavlara hazırlanma kitabı gibi görünebilir; ama aslında bundan çok daha fazlası. Kitap başarıyı yalnızca yüksek notlar, iyi okullar ya da parlak kariyerler üzerinden anlatmıyor. İnsanın kendi potansiyelini tanıması, onu hayata geçirmesi, öğrenmeyi sürdürebilmesi ve bunu yaparken ruhsal dengesini de koruyabilmesi üzerine çok güzel bir yol haritası sunuyor. Bu yönüyle hem öğrenciler hem anne babalar hem de kendini geliştirmek isteyen herkes için okunabilecek bir kitap olmuş. En sevdiğim tarafı, “hadi motive ol, her şeyi başarırsın” gibi havada kalan cümlelerle ilerlememesi oldu. Daha gerçekçi, daha uygulanabilir ve insanı suçlamadan düşündüren bir dili var. Erteleme, odaklanma, sınav kaygısı, öğrenilen bilgiyi kalıcı hâle getirme, hedef belirleme gibi konulara değinirken insan ister istemez kendi alışkanlıklarını da sorguluyor. Ben okurken bazı yerlerde “Evet, ben bunu biliyorum ama uygulamıyorum” diye düşündüm. Özellikle öğrenmenin sadece masa başında geçirilen saatlerden ibaret olmadığını göstermesi çok kıymetliydi. Duygusal denge, olumlu tutum, anlam duygusu ve kişinin kendini tanıması da başarının bir parçası olarak ele alınmış. Bu bakış açısı kitabı kuru bir çalışma rehberi olmaktan çıkarıp daha bütüncül bir kişisel gelişim kaynağına dönüştürüyor. Anlatımı akademik terimlerle yorucu hâle gelmeden ilerliyor. Sanki alanında çok deneyimli biri karşınıza oturmuş da size sakin sakin “Bak, başarı böyle bir şey; acele etmeden, kendini tanıyarak ve doğru yöntemlerle ilerleyebilirsin” diyormuş gibi. Bu samimi ve güven veren tonu çok sevdim. Bence
Üstün BaşarıAcar Baltaş · Doğan Kitap · 2026324 okunma
Spoiler içerir!!
8/10
·57 syf.··
2026 14. kitabı
Babaya mektup,Franz Kafka tarafından babasına yazılmış ama hiç gönderilmemiş bir mektup.Kafka burada babasını çok baskın güçlü ve korkutucu biri olarak anlatıyor. Kendini hep çekingen ve ezilmiş hissediyor.Asıl derdi babasını suçlamak değil, daha çok anlaşılmak. İçindekileri döküp beni hiç gerçekten gördün mü demek istiyor ama bunun yüz yüze söyleyemediği için mektuba yazıyor. Kafka babasını hem seviyor hem de tam sahiplenemiyor. O yüzden babama değil babaya diyormuş gibi bir mesafe var. Ve son olarak bana göre kitabı en iyi anlatan alıntı şu oldu: Mesele çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil örnek bir yaşamdı.
1000Kitap
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
yine Dex Yayınları, yine çeviri problemleri
8/10
·384 syf.··
2026 7. kitabı
Açıkçası serideki favori kitabım oldu diyemem ama Açlık Oyunları evreninin içine girmek her zamanki gibi güzeldi. Haymitch gibi önemli bir karakterin geçmişini görmekle kalmayıp tanıdığımız bir çok karakterle karşılaştık bu kitapta. Orijinal seriden bildiğim anlar görmek de hoşuma gitti. Kitabı tatil de varken bir günde açıp bitirdim hemen. Ancak benim bu kitabın çevirisi ile bir problemim var. Dex yayınlarından okuduğum neredeyse her kitapta aynısını yaşıyorum da neyse. Kitabın okuması kolay bir dili var gibi geliyor ama çevirideki problemler hikayenin akışına engel oluyor. Mesela küçük bir örnek vereyim: sayfa 372'de ekip gelip karakterimizi hazırlıyorlar. Kahve içirip kıyafetlerini düzenliyorlar, eli yüzü düzgün olsun diye uğraşıyorlar kısaca. Alıntı yapmak gerekirse: "(...) 11. Mıntıka'ya giden trene binerken nasıl olduysa beni presentabl bir hale getirmelerine izin verdim." Çok küçük bir detay ama burada neden "beni insan içine çıkacak hale getirmelerine izin verdim" gibi daha akıcı bir çeviri yapmak yerine "presentable" kelimesini direkt kullanmış anlamadım. Ve bu bir kerelik bir şey de değil. Sayfa 286'dan: "E artık Cornucopia'ya geri dönebilir miyiz?" "Muhtemelen on kilometrelik bir yürüyüştü. Biraz daha toparlanmaya çalışsak mı?" "Muhtemelen on kilometrelik bir yürüyüştü." direkt kulağa batıyor zaten. Karakter burada kime sesleniyor, okuyucuya mı karşısındaki karaktere mi? O kısım tırnak işareti dışında olmalıydı da yazım yanlışı mı oldu? Yoksa direkt "Oraya gitmemiz nereden baksan on kilometre sürer biraz daha toparlanalım." mı demek istedi? Oturup bir süre bunu düşündüm kitabı okurken. Sonra açıp baktım, orijinalinde "It's probably a six-mile hike. Should we try to recover a bit more?" diyormuş. Baya çeviri hatası yani. Kısaca eğer Açlık Oyunları
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025877 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
“Pes Etme Mucizeler Yolda” benim için sadece bir kişisel gelişim kitabı değildi. Bu kitabı üniversite yıllarımda okumuştum ve sanırım tam da okumam gereken zamanda karşıma çıkmıştı O dönem gelecek kaygısı, sürekli bir yerlere yetişme hissi, kendini başkalarıyla kıyaslama… Hepsi insanın omzuna ağır geliyor. Kitabı okurken ilk defa biri bana “biraz yavaşla, her şey zamanında olacak” diyormuş gibi hissetmiştim. Kinsun’un dili çok sade ama bazı cümleleri gerçekten insanın içine işliyor. Öyle büyük büyük motivasyon konuşmaları yapmıyor. Daha çok seni anlayan biri gibi yazıyor. Bu yüzden samimi geliyor zaten. Kitabı okurken sürekli altını çizdiğimi hatırlıyorum. Bazı sayfalarda durup uzun uzun düşündüğüm olmuştu. Çünkü insan bazen en çok da kendine karşı acımasız oluyor… En sevdiğim yanı ise umut verirken bunu zorlamadan yapmasıydı. “Her şey mükemmel olacak” demiyor ama yaşadığın kötü günlerin sonsuza kadar sürmeyeceğini hissettiriyor. Özellikle üniversite döneminde insan kendini çok kaybolmuş hissedebiliyor. Geleceğini düşünmekten bugünü yaşamayı unutuyor. Bu kitap bana biraz nefes alma hissi vermişti Bazı alıntılar hâlâ aklımda: “Geç kalmadın. Erken de değil. Tam olman gereken yerdesin.” “Her şeyin bir zamanı var ve bazen hayat seni beklemediğin yere götürür.” “Belki de yorulman gerekiyordu, kendini yeniden bulabilmen için…” “İnsan en çok kendine inanmayı unuttuğunda kaybolur.” Kitabı bitirdiğimde içimde garip bir huzur kalmıştı. Böyle insanın sarılıp ağlamak istediği zamanlarda iyi gelen kitaplardan biri benim için. Aradan zaman geçse bile kapağını görünce bile o dönemlerimi hatırlıyorum…
1000Kitap
Pes Etme Mucizeler YoldaKinsun · Destek Yayınları · 20202,813 okunma
Puan vermedi·71 syf.··
2026 34. kitabı
çok saçma bir kitap zaten novella diye geçiyor çok beğenmedim kızımız sekreter ceo'ya büyük kötü kurt diyor ceo da buna kendi içinden gün ışığım falan diyormuş herhalde. Sonra kıza bir mektup geliyor ya 10.000 dolar ödeyeceksin ya da icra gelecek falan diye kız benim suçum yok diyor itiraz etmek araştırmak yerine gidip patrona diyor ki bana önden maaşlarımı verir misiniz patron da diyor ki Tabii çok istiyorsan veririm ama bir şartım var Sen de bana verirsen kız başta yok diyor Ertesi gün gidiyor diyor ki Tamam ne istiyorsan al senin olsun sonra bunlar almalı vermeli devam ediyorlar işlerine. sonra kız biriyle konuşuyor iş yerinden adam bunu kıskanıyor kıza diyor ki ben senden alacağımı aldım yeter git falan filan böyle bir şeyler sonra meğerse kız hamile kalmış öyle işte çocukları falan oluyor mutlu Son
One Little FavorLacey Swells · 01 okunma
7/10
·160 syf.··
2020 1. kitabı
Songül Ünsal bu kitabında, kaktüs metaforu üzerinden insanın en zor şartlarda bile nasıl güzelleşebileceğini anlatıyor. Kitap, "Hayat seni bazen bir çöle bırakabilir ama unutma ki kaktüsler de çiçek açar," mesajını merkeze alıyor. Yazar, dışarıdan sert ve dikenli görünen insanların aslında kendilerini korumak için bu kabuğu oluşturduğunu, doğru sevgi ve sabırla o dikenlerin altından muazzam bir güzelliğin çıkabileceğini savunuyor. ​Dili, Songül Ünsal’ın diğer kitaplarında olduğu gibi son derece yalın ve dostane. Okurken sanki bir arkadaşınızla kahve içiyor ve o size "Her şey geçecek, bak ben de geçtim bu yollardan" diyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitapta yer alan aforizmalar ve kısa denemeler; öz şefkat, pes etmemek ve kırılan yerlerden daha güçlü çıkmak üzerine kurulu. Hayatın hoyratlığına karşı bir sığınak arayan, moral ve motivasyona ihtiyaç duyan herkesin altını çizerek okuyacağı naif bir eser
Kaktüsler de Çiçek AçarSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 20194,253 okunma