Allah onlara lütfunu bağışlar da, onlar bunu kötüye kullanır ve ülkelerinde fesat çıkaracak denli refahlarıyla sarhoş olurlar. Bu şekilde maşerî vicdanları da öylesine fesâda uğrar ki, içlerinde kötülükten men edecek hiç kimse kalmaz. Belki birkaç doğru insan kalmış olsa da sesleri çok zayıftır ve onları kötülükten alıkoyamaz. Bunun sonucu olarak kötülük öylesine şedîd bir hal alır ki, artık azabın gelmemesi için hiçbir sebep kalmamıştır. Yoksa Allah, kullarına düşmanlık beslemez; sâlih ameller işleyip duruyorlarken, sebepsiz yere zulmetmez onlara.