Bir insanı gördüğünüz yer, onun, gideceğim deyip de geldiği yer değil midir? Durduğu yerde duran insan gitmeyi düşünüyorsa zaten orada değildir, onu göremezsiniz. Bizim, onu gördüğümüzü söylememiz ve size de göstermeye çalışmamız sözün gelişi. İşin büyüsü de burada ya zaten. Siz de biliyorsunuz onun burada olmadığını, biz de. Aslında geçmişte kalmış hepsi. Bizim işimiz geçmiş zamanı şimdiki zamana getirmek.