Ölümü hatırlatan her şey dünyamızdan kovulmaya çalışılıyor. Hayatın hızı, hayatımızın hızı, ölüme kavuşmamızı fark etmemizi engelleyecek şekilde ayarlanıyor. Şöyle bir durup, "Ne oluyor, nereye gidiyoruz?" bile diyecek fırsatı bulamadan dünyadan ayrılmamız isteniyor. Ölümden ötesini unutmamız için ölümü unutmamız istemiyor bizlerden.
Öyle ya, ölümü unutanlar, ölümden ötesini düşünebilirler mi? Düşünemezler! Hal böyle olunca, yapıp etmelerinin hesabını vereceklerini de düşünmezler, düşünmek istemezler. Ölmeyecek miş gibi hırsla, ihtirasla dünyaya sarılırlar.
Bir insanın herhangi bir makama kaç kez gelip gittiğinin hiçbir önemi yoktur; zira insanlara dünya tahtirevanında defalarca alçalıp yükselme şansı verildiği halde, unutulmamalı ki bu tahtirevana bir kez binmek hakkı verilmektedir. Binaenaleyh tahtirevânda iken alçalıp yükselmek değildir önemli olan: asıl önemli olan, bir gün bu tahtirevândan inilecek olmasıdır.
Ehemmi mühimme takdim etmek kaidesinden maksad da bu olsa gerek!