"Bu sözlerin ardından gelen sessizlik, saat denen, düşünemeyen çarklarla ve hissedemeyen zembereklerle, akıldan yoksun olarak üretilen o küçük makinelerin bize gösterdiği zaman ile gerçek zaman arasında hiçbir ilgi olmadığını bir kez daha gösterdi, şöyle ki beş önemsiz saniye, geçen birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci saniyeler biri için dayanılmaz bir işkenceyken, öteki için yüce bir sevinç kaynağı olabiliyordu."