Demet Satı

Zaman
"Bu sözlerin ardından gelen sessizlik, saat denen, düşünemeyen çarklarla ve hissedemeyen zembereklerle, akıldan yoksun olarak üretilen o küçük makinelerin bize gösterdiği zaman ile gerçek zaman arasında hiçbir ilgi olmadığını bir kez daha gösterdi, şöyle ki beş önemsiz saniye, geçen birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci saniyeler biri için dayanılmaz bir işkenceyken, öteki için yüce bir sevinç kaynağı olabiliyordu."
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Demet Satı

, 2020 okuma hedefini güncelledi.
2020 OKUMA HEDEFİ
26/33 kitap - %79 tamamlandı
26 kitap okudu
33 kitap
9,5bin sayfa
1 inceleme
41 alıntı

Demet Satı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
184 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2019 14:24
·
2019 3. kitabı
Aziz Nesin
7.7/10 · 230 okunma
Okuyucuya Notlar
'Özellikle güç beğenir okurlar ve dinleyiciler, şu anda oldukça ağır ilerlemekte olan bu fable’da , anlatıcının olayların içinde geçtiği dekora olan ilgisinin, yok demesek bile, yok denecek kadar az olduğunu mutlaka fark etmişlerdir. Birinci bölümde seçim bürosuyla, örneğin kapılarla, yuvarlak pencereyle ve masalarla ilgili bilerek verilmiş birkaç sınırlı bilgi ile poligraf ya da yalan makinesiyle ilgili açıklamalar dışında olup biten bir sürü şey, anlatının kahramanları maddenin var olmadığı bir dünyada yaşıyormuş, içinde bulundukları mekânların rahat ya da rahatsız oluşu onları ilgilendirmiyormuş, onlar yalnızca laf etmek için varmış izlenimi bırakabilir. Hükümetinin, durum üzerinde tartışmak, insanların aklını başına getirecek, sokakları sakinleştirecek önlemleri almak üzere birçok kez bir araya geldiği, devlet başkanının da zaman zaman bu toplantılara şeref verdiği salonda, elbette bakanların, çevresinde rahat mı rahat maroken koltuklara yayıldıkları bir masa, masanın üzerinde olmazsa olmaz madensuyu şişeleri, o suları içmek için bardaklar, kurşunkalemler, çeşitli renklerde tükenmezkalemler, işaretleme kalemleri, raporlar, cilt cilt yasa kitapları, bloknotlar, mikrofonlar, telefonlar, kısacası benzeri her mekânda geleneksel olarak bulunan takım taklavat vardı. Tavandan sarkan avizeler, duvarları süsleyen aplikler, kapitone kapılar ve camları ışığı kıran cinsten pencereler, yerde yer halısı, duvarlarda tablolar ve eski ya da yeni moda işlemeli örtüler ve de illa ki devlet başkanının fotoğrafı, cumhuriyeti temsil eden heykel, ulusal bayrak da vardı elbette. Bütün bunlardan şimdiye kadar söz edilmedi, bundan sonra da edilmeyecek. Hatta burada, belediye başkanının geniş olmakla birlikte daha gösterişsiz, meydana bakan bir balkonu olan ve ön taraftan bakıldığında kentin
Edebiyat
"...bireyleri sorgularken zor kullanan, onları yalan makinesine sokan, tehdit eden, belki de korkunç işkenceler yapan –bu arada şunu da belirtmek gerekir ki söz konusu işkencenin gerçekten yapıldığı konusunda, orada tanık olarak bulunmadığımız için kesin bilgimiz olmadığını söylemek zorundayız, ama aslında bu da fazla bir şey ifade etmez, çünkü peygamber, kızıldeniz yarılıp halkıyla birlikte karşı kıyıya ayakları bile ıslanmadan yürüyerek geçerken de biz orada değildik ama herkes o olayın doğruluğuna yemin billah tanıklık eder-... "
Edebiyat