Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sevmek zor geliyor. Alışmamışım: yoruluyorum. Her an sevdiğimi düşünemiyorum. Bazen atlıyorum. Boşluklar oluyor. Bunları boş sözlerle doldurmaya çalışıyorum. Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen bütün gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum. Her mevsimde, her gittiğimiz yerde, insanlarla ve insanlarsız, aşkın değişen yansımalarını görmek istiyorum. Bütün bunlar beni yoruyor. Sen orada duruyorsun ve beni seyrediyorsun sadece. Senin için sevmek, su içmek gibi rahat bir eylem. Ben, her an uyanık olmalıyım."
Öncelikle Stefan Zweig kimdir ?
•Zweig kitaplarının basıldığı 1920'den yani 99 yıldan bu yana dünyanın hem en çok satan, hem en çok okunan, hem de yazarlara kuramları, teknikleri ve biçemi belleten Büyük Öğretici Yazar.
Ona her edebiyat aşığı gibi bende hayranım .
•Kitap ne anlatıyor kısmına gelirsek :
Bu kitap ,Paris de yaşayan ,yüksek bir makamda yer alan bir kadının bir anda sürgüne gönderilmesi ile başlayan çöküşünü bizlerle paylaşmakta . Sürgüne gönderilen Madam de Prie ,bir gün bir mektup alır ve kralın onu sürgüne göndermek istediğini öğrenir .Hiç kimseye haber vermeden şehri terk eder.Çünkü yenilmez bir egosu tatmin edilemez arzularını bastıramaz .Sürgüne gönderilmenin aşşalık bir şey olduğunu düşünür. Sürgündeyken yalnız kalmanın ne demek olduğuyla tanışır, artık birisine gösterecek egosu ,kendini tatmin edecek başarı arzuları yoktur ,sadece tek başınadır. "Tek bir insanın bir diğeri için ne anlama geldiğini bilmiyordu,çünkü daha önce hiç yalnız kalmamıştı ".
.
.
.Madam uzun bir süre yalnızlık ile yüzleşmeye çalışır fakat bunu yapamaz ,bir şeyler bulmak ister tekrar kralın yanına dönmek ,Parise evine ,o ihtişamlı hayatına .
Madam günlerce süren şenlikler yapmaya karar verir .Kaybettiği otoriterisini böyle sağlayacağını hemde ölünce unutulmaz biri olacağını düşünür. Veya sadece kendini böyle kandırır.Bir plan yapar yüzyıllar önce ölen insanların hala unutulmadığını düşünür.Onlardan birisi olmak ister .Şüpheli bir ölüm üzerine kurduğu bu plana kendisi baştan inanmıştır.Fakat hiçbir şey beklediği gibi olmaz ,adı bir iki gün sarayda anıldıktan sonra tarihin tozlu raflarında yerini alır .Tabi Madam her ne kadar unutulmayacağını düşünsede onca plan boşa çıkar .
•"Çünkü tarih ve dünya davetsiz misafirlere tolerans göstermez".
[Kitabı 1 gün içinde okudum ,çok