“Tarih bize gösteriyor ki: Ehl-i İslâm ne derece dine temessük etmiş ise, terakkî etmiş. Ne vakit dinde zaaf göstermiş ise, tedennî etmiştir. Başka dinde bilâkis kuvveti zamanında vahşet, za'afı zamanında temeddün hasıl olmuştur. Cumhur-u enbiyanın şark'ta bi'seti, kader-i ezelînin bir remzidir ki: şark'ın hissiyatına hâkim dindir. Bugün âlem-i İslâm'daki tezahürat da gösteriyor ki; âlem-i İslâm'ı uyandıracak, şu mezelletten kurtaracak yine o histir. Hem de sâbit oldu ki; bu Devlet-i İslâmiyeyi bu öldürücü müsademata rağmen yine o hiss muhafaza etmiştir. Bu hususta Garb'a nisbetle ayrı bir hususiyete mâlikiz, onlara kıyas edilemeyiz.”