- İyi de, içiyorsun. Ona aşıksan içkiyi hemen bırakman gerekir. Şu an.
- Haklısın, bu içkiyi lavaboya dökeceğim.
- Melodramatikleşme, bardağı bana vermen kafi!
Charles Bukowski 'nin on sekiz hikayeden oluşan kitabı.
Ernest hemingway’i bu kitapta da çokça övgüye(!) boğmuş yazarımız. Yeraltı edebiyatı sevenler için vazgeçilmezdir. Kimilerini derinden sarsmıştır. Kimileri için de hayal kırıklığıdır. Bence okunmaya değer.
Hala bu kitaba sahip olmak için neleri neleri feda edebilirdim kestiremiyorum. Okumayacacağım dedikçe yine dönüp dolaşıp pdf’ini okuyorum.
Kitap Nilgün Marmara’nın günlüklerinin derlenmesiyle bir araya getirilmiş. Öyle tekdüzelikten uzak, alışılmışın dışında garip bir günlük. El yazısıyla yazdığı bölümleri de içeriyor.
Her okumamda Nilgün Marmara’nın varolmanın dayanılmaz sıkıntısını günlüğüne işlediğini hissettim. -Belki de intihar ettiğini bildiğimden kendimce bir çıkarım yapıyorumdur.- Kitap okumaya değer, anlamaya değer. Fırsatınız varsa kaçırmayın.
(…)Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayrı yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
Niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
Niye kimseler izin vermez yollarına
kuş konmasına?
“Öyle güzelsin ki
kuş koysunlar yoluna”
bir çocuk demiş.