Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılarla boğan, insanı sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
" hayatta bir insanı bu kadar üzecek bir hadisenin mevcut olabileceğine o zamana kadar ihtimal vermemişti. hiçbir şeye inanmıyor ve kendini hep korkulu bir rüyada sanıyordu "
ne acı bir durum! tüm dünyada tek bir kişiyi kalbinizle sevdiğiniz halde, sizin karşınızda olmasına, sizi görüp de size bakmasına sizinle konuşmasına ve söylediklerinize karşılık vermesine rağmen kim olduğunuzu bilmemesi! ölmenize az bir vakit kaldığı için büyük bir teselliye ihtiyaç duyduğunuzu bilmeyen bir kişiden teselli beklemek!