1/10
·400 syf.··
2026 13. kitabı
Okuyup bitirebilmem aylarımı aldı.Belki de çok yanlış zamanda okudum bilmiyorum.Ama kendi açımdan söyleyeyim etkileyiciliği sıfırdı yani anlıyorum bazı mesajlar verilmeye çalışıldı amadeu üzerinden ama yeteri kadar da ders niteliğinde değildi. Bir adam çok bilinmeyen bir kitabın yazarını tanımak için Lizbona gidiyor buraya kadar tamam yazarın babası yargıç ama babasını insan yargılayacak konumda görmüyor kilisede dine aykırı konuşmalar yapıyor doktor olduğu için işkenceci birine yardım ettiği için pişmanlıkla geçiyor ömrü bunlar tabiki yazarı tanımak isteyen adamı etkiliyor ama bende o yazarın kardeşleri hariç diğer tanıdıkları ile yaptığı görüşmelerde kayış koptu kim kimdi neydi bir süre sonra sallamadım okudum gitti
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20122,181 okunma
8/10
·416 syf.··
2023 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2023 00:00
Okumayı uzun zamandır istediğim bir kitaptı "Lizbon'a Gece Treni". Sonunda bu isteğimi yerine getirip biraz uzunca diyebileceğim bir yolculuğa çıktım kendisiyle. Kitap şahane başladı, çok güzel ilerledi, derken sonlara doğru biraz durağanlaştıysa da okumuş olmaktan mutluluk duyduğum bir kitap oldu en nihayetinde. Gelelim konusuna... Antik diller profesörü Raimund Gregorius'un kendini bulma yolculuğuna ortak oluyoruz hikayemizde. Ders vereceği liseye gitmek için her gün kullandığı köprüden geçen Gregorius, köprüden aşağıya neredeyse atlayacakmış gibi gözüken bir kadınla karşılaşıyor. Bu karşılaşma esnasında kadının ona söylediği tek bir kelime oluyor ve bu kelimenin büyüsüne kapılarak kendini bir kitapçıda buluveriyor namıdiğer Mundus. Burada karşısına Portekizli bir yazarın, Doktor Prado'nun bir kitabı çıkıveriyor. Birkaç sayfa okuduktan sonra ani bir kararla Lizbon treninde buluveriyor kendisini. Lizbon... Tamamen yabancısı olduğu bu şehirde Prado'nun izini sürüyor Mundus. Prado, Salazar Rejimi'ne başkaldıran direnişçilerden birisi, bir doktor, ve belki de bir filozof... Kitabı Gregorius'u o kadar etkiliyor ki, Prado'nun hayatta kalan akrabalarından arkadaşlarına, ulaşabildiği herkesle görüşerek bu derin düşünceleri olan insanın belleğine bir yolculuğa çıkartıyor bizi. Bu yolculuk öylesine derin ki, hayata, insana, duygulara dair ne varsa düşünmeye sevk ediyor bizi. Gregorius'un da kendisini, hayatını ve hayatındakileri çokça sorgulamasına yol açıyor Prado'nun notları. En başta yazdığım gibi hikaye belirli bir ritim yakaladıktan sonra biraz durağanlaşıyor fakat yine de bir merak duygusu ile sonuna kadar okumanızı teşvik ediyor. Sanırım benim hatam, kitabın büyüsüne kapılıp kitabın tam ortalarında filmini izlemek oldu. Filmi de güzel olmasına güzeldi ama yaptığım bu
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,181 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.··
2026 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 22:27
Mahcubiyet ve Haysiyet kitabıyla hayran kaldığım Dağ babanın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabının bi tık altında kaldı tabi ya da ilk okuduğum kitap çok üstte de denebilir. Yazarın yazınında aldığı sıra kitaba adını vermiş, bir üçleme diyebileceğimiz serinin ilki, kitapta boşlukta kalan yerler var gibi bunu da diğer kitaplarda doldurulacağını düşünüyorum. 17. Roman olan diğer kitabı da okuyacağım bu nedenle. Sıradan bir hayat süren orta direk Avrupalıların içe dönüp kendilerini sorgulamaları, bir eksiklik bulmaları, hayata dair yaşantılarına dair sorgulamalarını müthiş bir üslupla anlatıyor yazar. Bir eylemi gerçekleştirirken ona dair içinden geçenleri o kadar güzel aktarıyor ki, onu neden yaptığını aslında yapmak istemesindeki dürtüyü detaylıca okuyorsunuz. Bu kitapta da eşini terk edip küçük bir kasabaya yerleşen ve sevgilisi Turid Lammers’in tiyatro kulübüne katılan vergi dairesi müdürü Björn Hansen’i okuyoruz. Burada topluluktaki ilgi odağı sevgilisine olan yaklaşımı, Hansen’in hayatını başkalarının şekillendirdiği noktasındaki düşüncesinin gelişmesini okuyoruz. Olmazsa olmaz Ibsen’in yaban ördeğini tiyatroya uyarlamayı teklif ediyor ilk defa sivriliyor ama sonu hüsran. Burada Turid’in öne çıkmak için oyun esnasındadaki tavırları çok rahatsız ediyor karakteri. Sonra ayrılıyor ve kendi evine geçiyor. Küçük yaşta terk ettiği oğlu 18 yaşında üniversite okumak için babasının şehrine gelmesiyle hayatına ufak bir heyecan giriyor. Ancak oğluyla olan ilişkisi çok mesafeli ve burada oğlunu optikçilik okumaya yönlendiren asker arkadaşını anlatırken ki heyecanı üsttenci tavrı bir şeyler öğretmek istermişcesine konuşmaları Hansen’i çok rahatsız ediyor. Klasikleşen pazar günü restoranda yemek yemelerime oğlunu hiç çağırmıyor mesela, hatta bazen şık giyinmeden evden çıkıyor
On Birinci Roman, On Sekizinci KitapDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2022751 okunma
8/10
·72 syf.··
2019 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2019 00:00
Stefan Zweig’ın Nazi iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı bir dönemde yazdığı Satranç adlı eseri okuyucuyu olayların içine sokarak olayları birebir yaşamasını sağlıyor. Anlatılan duygusal ve zihni yormayan betimlemelerle, karakterlerin analizleri ve Nazi dönemine yaptığı eleştiri ile eser bir solukta okunuyor. Kafası çalışmayan ama satranç dehası ve dünya şampiyonu olan Czentoviç ve Naziler tarafında esir alınan Doktor B’nin hastalığa dönüşen satranç oyununu okumanız dileğiyle..
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 2019279,1bin okunma
9/10
·416 syf.··
2026 2. kitabı
Lizbon’a Gece Treni (2004), Pascal Mercier (asıl adıyla Peter Bieri) tarafından yazılmış, felsefi derinliği ve düşünsel yolculuğu yoğun bir roman. Hikâye, prefektörlük gibi sıradan bir yaşam süren Raimund Gregorius’un ani bir kararla Bern’den Lizbon’a gitmesiyle başlar. Bir Portekiz kitabı ve tren bileti bulduktan sonra, Salazar diktatörlüğüne karşı direnişin içinde yer almış doktor Amadeu de Prado’nun yaşamını ve felsefesini araştırmaya koyulur. Bu dışsal yolculuk aynı zamanda içsel bir varoluş sorgulamasıdır: kimlik, seçimler, anlam arayışı ve özgür irade temaları romanın merkezindedir. Mercier, anlatıyı sıradan bir seyahat romanı seviyesinden çıkarıp insanın kendi geçmişi ve potansiyeliyle yüzleşmesine dönüştürüyor. Mercier Romanında Lizbon yalnızca coğrafî bir hedef değil, Gregorius’un bastırılmış duygu ve merakının açığa çıktığı bir metaforik mekân olarak işlev görür. Anlatı, hem Prado’nun notlarındaki felsefi düşüncelerle hem de Gregorius’un kendi yaşamına bakışıyla iki katmanlı bir diyalog oluşturur. roman derin felsefi bir yolculuk ve insanın kendi olma arayışının zarif bir anlatısı olarak gördüm. Avrupa’da ve dünya çapında geniş bir okur kitlesi tarafından benzer temaların işlendiği eserlerle karşılaştıracak olursak yazarı takdir etmemiz gerek. Kısaca; Lizbon’a Gece Treni, okuru basit bir maceradan öteye taşıyan, kendini ve yaşamını sorgulatan bir felsefi roman olarak gördüm. İster derin düşüncelerle dolu anlatımı takdir edin, ister temposunu ağır bulun; eser çoğu eleştirmen ve okur tarafından ruhsal ve entelektüel bir yolculuk olarak değerlendirildiğini göreceksiniz. Sizlere kısa bir alıntı ile iyi okumalar dilerim. “Disappointment is considered bad… But how could one gain clarity about oneself without disappointment?” (Hayal kırıklığı kötü sayılır. Ama
Edebiyat
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,181 okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2025 82. kitabı
Bloğumdan alıntılama yapıyorum. Antik diller öğretmeni olan ana karakterimiz Raimund Gregorious ansızın dersten çıkar ve hakkında hiçbir şey bilmediği Portekiz’e, bir kelimenin büyüsü ile gider. Burada hem doktor hemde yazar olan Amadeyiz Pradonun izini sürmek için Lizbon’a gider. Hem kendi iç dünyasına yolculuk yapar hem başka bir insan olmanın büyüsünde ilerler hemde iz sürerken kendini dönüşü olmayan bir yolculukta bulur. Keyifli ve akıcı bir kitap. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20122,181 okunma