Anne kız ilişkilerine dair, nesilden nesile belki farkında olarak belki de farkında olmayarak aktarılan travmalar, öğrenilen davranışlara dair uzun uzun düşündürdü bu kitap beni. Ne kadar bence biraz fazla feminist bir perspektiften yaklaşsa da, kadınların yıllar içinde değişen(?!) toplumdaki değerine ve maruz kaldıkları bakış açısına dair çok yerinde sorgulamaları vardı.
Sonu ile beni şaşırttı, süreyyanın yazdığı karakterleri gibi kendisinin de o yalnızlıkta kaybolacağını düşünmüştüm. Zaman zaman kasvete boğsa da akıcı ve merak uyandırıcıydı.