f.z

f.z
@doktorabla
Okurum
37 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
"Onun kalbi de hiç şüphesiz, canla başla atıyordur, ama ritmi farklıdır," diye düşündü. "Farklılık, bu genç insanların istedikleri her şeyi elde edebileceklerine kesin gözüyle bakmalarından, bizim ise istediklerimizi öyle her zaman elde edemeyeceğimizi kabul etmemizden kaynaklanıyor. Sadece merak ediyorum, elde edileceği kesin olarak önceden belli olan bir şey için, insanın kalbi öyle çılgınca çarpabilir mi?"
Sayfa 442·Kitabı okudu
Edebiyat
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Archer, "Haberi yok. Tahmin etmedi. Acaba o benim arkamdan gelseydi, ben fark eder miydim?" diye düşündü ve sonra aniden kendi kendine, "O yelkenli, Kireç Kayalığı'ndaki feneri geçmeden önce dönmezse çekip gideceğim," dedi.
Sayfa 273·Kitabı okudu
Edebiyat
Bu her zaman insanın kafasını karıştıran bir sorudur; biri diğerinde ne bulur? Ama herkes herkeste aynı şeyi bulsaydı bu da hiç hoş olmazdı. Bu durumda yerlilerin eski bir sözü geliyor akla: " O zaman herkes benim sevgilimi isterdi."
Sayfa 371·Kitabı okudu
Edebiyat
"Her şeye rağmen dünya yine de güzel ve iyi bir yer, öyle değil mi Marilla?" dedi Anne mutlu bir tavırla." Oysa Bayan Lynde geçen gün bu dünyadan şikayet ediyordu. Ne zaman iyi bir şey olsa sonrasında bir hayal kırıklığı geliyor demişti. Belki de bu doğrudur. Ama bunun iyi bir yanı da var; kötü şeyler de onları beklediğin givi gelmiyor, bir anda zannettiğinden çok daha farklı ve iyi bir şeye dönüşüyorlar.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Edebiyat
"Hayatın en garip yanlarından biri de insanın zaman zaman sonsuza kadar yaşayacağını hissetmesidir. insan bunu bazen muhteşem bir gün doğumunda uyanıp dışarı çıktıktan sonra orada öylece tek başına durup, kafasını kaldırıp yavaş yavaş hal değiştiren ve aydınlanan semayı seyrederken ve bilinmeyen olağanüstü şeylerin gerçekleşmesine, binlerce ve binlerce yıldır her sabah olduğu gibi o gün de güneşin doğuşunun o değişmeyen tuhaf görkemine şahit olurken ağlayacak ve kalbi yerinden çıkacak gibi olduğunda hisseder. Bazen de gün batımında, tek başına bir ormanın içinde durup adeta ağaçların arasından ve altından açılı ışınlarla süzülen o gizemli, derin, altın rengi durgunluğun, kulağına, ne kadar çabalarsa çabalasın bir türlü anlayamadığı bir şeyler fısıldadığını duyarken hisseder bunu insan. Geceleyin görünen o koyu maviliğin milyonlarca yıldızla birlikte muazzam bir sükut içinde durup bizi seyrettiğini düşününce de hisseder. Bazen de çok uzaklardan bir ses böyle hissettirir insana; bazense birinin bakışlarındaki ifade."
Sayfa 277·Kitabı okudu
Edebiyat