Başta belediyeciler olmak üzere cehennemin iyi niyetli -yağlı kütükleri- şehir plancıları, protest "mütayit"ler ve artık hiç bir yerin yerlisi olmayan şehir sakinleri, sinekten yağ çıkarmakta ihtisas kesbetmiş mahir mühendisler, yeteneksiz, çaresiz ve birikimsiz mimarlar, en ufağından en irisine "kasaba" ruhunu portföylerinin karanlık bir yerinde ihtiyatla gizleyen politikacılar şehrin katilleridir.
Âşık olmak kolaydır. Oysa gerçek sevgi, yaşam boyu sürdürülen ve birbirini giderek daha iyi anlamayı, yaşam sorunlarını giderek artan bir biçimde paylaşmayı ve birlikte çözümler aramayı içeren bir olgudur.
Çağdaş genç kızların görünürdeki açık ve özgür tutumları, içlerinden geldiği için öyle davranmalarından değil grup beklentileri o doğrultuda olduğu için geliştirilmiştir. Oysa baskıya karşı tepki olarak geliştirilmiş özgürlük, baskı altında olmaktan pek de farklı bir durum değildir. Bir grubun üstü kapalı egemenliği altında geliştirilmiş "açık" davranışlar daha da olumsuz bir tutumdur.
Özgürlükten Kaçış adlı yapıtında Fromm, tarih boyunca insanın giderek daha fazla özgürlük kazandığından, ancak bunun karşılığını yalnızlaşarak ödediğinden söz eder. Bundan ötürü, özgürlüğün insanın kaçmak istediği bir durum olduğunu anlatan Fromm, otoriter rejimlerin insanlara çekici gelmesinin nedenini de buna bağlar.