Bir fotoğraf ille de yalan değildir, ancak gerçek olduğu da söylenemez. Daha çok geçici, öznel bir izlenim gibidir. Fotoğrafçılıkta en sevdiğim şey hiç öngörülemeyen, beklenmeyen o andır; beklenmedik bir şeyi yakalamak için her saniye tetikte olmak gerekir.
Gözleri faltaşı gibi açık; masumiyetten değil, gözlemcilik iptilasından. Gözler ruhun penceresiyse eğer, onunkilerin ne camı var ne de perdesi. O pencere çerçevesinin önündeyken, keskin nazarlarından kaçmanız mümkün değil.
Tedarikliyim diye sevindim durdum.
Sıcağı görünce yandım kavruldum.
Mecnun oldum çöllere savruldum.
Kırk kapıya muhtaç eyledi mont beni...
Bir garip Ercanım bu dünyada konar göçerim.
Gâhi ağlar gâhi gülerim.
Mont elde diyar diyar gezerim.
Onulmaz dertlere saldı mont beni...