7/10
·432 syf.··
2025 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 00:00
Debbie Macomber bizi bir kez daha Cedar Cove kasabasının o huzurlu, sıcacık ve samimi atmosferine davet ediyor. Serinin beşinci kitabı olan Liman Caddesi, bu kez McAfee ailesinin gizemli ve geçmişle yüzleşen hikayesini merkeze alıyor. Özel dedektif Roy ve eşi Corrie’nin aldıkları isimsiz mesajlar, okuyucuyu küçük bir kasaba sırrının peşinden sürüklüyor. Yazarın alametifarikası olan o tanıdık, sakin ve kafa dağıtan anlatım tarzı bu kitapta da kendini hissettiriyor. Günlük hayatın karmaşasından ve stresinden kaçıp, adeta mahalledeki eski dostlarla kahve içip dedikodu yapıyormuş hissi veren dinlendirici bir roman. Karakter çeşitliliği ilk başta göz korkutsa da, her birinin hayatına dokunmak ve Cedar Cove sakinlerinin bir parçası olmak çok keyifliydi. İçinizi ısıtacak, umut dolu ve akıcı bir aşk/gizem romanı arayanlara kesinlikle tavsiye ederim. #LimanCaddesi #DebbieMacomber #CedarCove #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #RomantikKurgu #KitapÖnerisi #NovellaYayınları #NeOkudum
Liman CaddesiDebbie Macomber · Novella Yayınları · 2015511 okunma
10/10
·239 syf.·
2026 17. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Kitap gemi, deniz, denizciliği masalsı tatla okuyucusuna sunarken doğal olarak denizcilik terimleriyle dolu. Bu terimlerin çokluğu okuyucunun gözünü korkutmuyor değil. Korkutuyor ama burada okuyucu olarak kendinize denizciliğe ve gemiye özel ilgi duyup duymadığınızı ya da dağarcığınıza yeni terimleri katmak isteyip istemediğinizi soracaksınız. Alacağınız cevaba göre de ya terimlerin anlamlarını öğrenmek için sözlükle kardeş olacak okuma hızınızı düşüreceksiniz. Ya da okuduğunuz cümlenin anlatımından kendiniz bir çıkarım yaparak okumaya devam edeceksiniz, tıpkı benim yaptığım gibi. Merak etmeyin yazar terimlerin anlamlarını bilmeden de okuyucusuna cümlesinde ne demek istediğini geçiriyor zaten. Usta yazar olmak binlerce okuyucuya dokunmak, dokunurken okuyucusunun tad almasını sağlamak bu olsa gerek. Ustalık derken günümüz genç yazarlarına naçizane bir tavsiyem olacak hangi konuda yazarsanız, yazın yazacağınız konuyu çok iyi araştırarak yazın. İhsan Oktay Anar bu kitabı için kim bilir kaç kitap okuyup okuyucusuna sunmuştur.
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 148. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:57
Selam kitap dostlarım Bugün sizlere Işık Güney'in Albino Gökkuşağı adlı şiir kitabından bahsetmek istiyorum. 71 sayfalık bu eser, doğayı, insanı, aşkı, zamanı ve yaşamın içindeki küçük detayları şiirin zarif diliyle buluşturuyor. Yağmur, ay, güneş, gün batımı, renkler ve gökkuşağı gibi imgeler sadece doğanın bir parçası olarak değil; duyguların, özlemlerin ve umutların da taşıyıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, şiirlerin günlük hayatın içinden çıkıp okuyucuyu düşünmeye davet etmesi oldu. Bir yandan aşkın izlerini sürerken, diğer yandan insanın kendini arayışına, zamanın geçiciliğine ve yaşamın içindeki çelişkilere dokunuyor. Işık Güney'in dili oldukça naif ve içten. Şiirlerinde kullandığı semboller ve felsefi dokunuşlar, metinlere ayrı bir derinlik katarken okuru yormuyor. Bazı dizelerin üzerinde durup yeniden okumak, farklı anlamlar keşfetmek istiyorsunuz. Şiir okumayı seven, doğa imgeleriyle örülü ve düşündüren metinlerden hoşlanan okurlara tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Şiirin renklerine dokunmak isteyenlere...
Albino GökkuşağıIşık Güney · Şiir Antoloji Yayınları · 20261 okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996422 okunma
Hyunam-Dong Kitabevi
6/10
·288 syf.··
2026 31. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:43
Hyunam-Dong Kitabevi’ni okumaya karar vermemde kitabın kapağının ve kitap dünyasındaki görünürlüğünün büyük etkisi oldu. Görselindeki o sıcak sokak, akşam ışıkları, küçük bir kitabevi ve sakin atmosfer bende daha farklı bir hikâye beklentisi oluşturdu. Sanki sayfaların arasında beni bambaşka bir dünyaya götürecek, belki biraz gizemli, belki biraz fantastik, alışılmışın dışında bir kurgu beni bekliyormuş gibi hissettim. Fakat kitabın içine girdikçe karşıma çıkan hikâye, hayal ettiğimden çok daha sakin bir yerde duruyordu. Bu kitap büyük olayların, şaşırtıcı dönüşlerin ya da güçlü bir maceranın peşinden gitmiyor; daha çok insanların kendini bulma yolculuğunu, hayattan yorulduklarında yeniden başlayabilme cesaretini anlatıyor. Kitabın merkezindeki Yeongju karakteri, toplumun kendisine çizdiği yoldan ayrılarak kendi istediği hayatı kurmaya çalışan biri. Başarılı görünmek, herkesin beklediği kişi olmak ya da alışılmış kalıplara uymak yerine kendi iç sesini dinleyerek bir kitabevi açıyor. Aslında bu fikir kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu. Çünkü kitap okumayı seven herkesin içinde bir yerde böyle bir hayal vardır: Kendi kitaplığını oluşturmak, sevdiği kitaplarla çevrili bir alan yaratmak, insanlara kitaplarla dokunmak… Yeongju’nun açtığı kitabevi yalnızca kitap satılan bir yer değil; insanların kendilerini ifade ettiği, dinlendiği ve belki de hayatlarında eksik kalan bir parçayı tamamlamaya çalıştığı bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Kitabevine gelen karakterlerin her biri farklı bir hayat yükü taşıyor. Kimisi kendini başarısız hissediyor, kimisi beklentiler altında eziliyor, kimisi ise ne istediğini bulmaya çalışıyor. Yazar burada karakterlerin büyük kırılmalarını değil, küçük değişimlerini anlatmayı tercih etmiş. Bir insanın bir konuşmayla, bir kitapla veya bir
Roman
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
Hatıraların kitap olarak kaydedildiği bir kitapçı düşünün. Yazar kızımız sevgili Jiwon'un yolu hatıra kitabevine düşüyor. Kitabevinde çocukken okuduğu şu an çoktan bağışladığı ve elinde olmayan kendi kitaplarına rast geliyor sonrası hatıralarının yazılı olduğu ciltli ajandalara. Tüm anıları saklayan bu kütüphanede ömrünüzden kalan zamanınızdan alınmak üzere geçmişe üç saatlik üç yolculuk yapılabiliyor. Annesini yedi sene önce kanserden kaybeden ve acısıyla baş edemeyen genç kızımız bu yolculukların ilkine annesini kurtarmak için diğer ikisine de annesiyle anılarına yeni ve kaliteli olanları eklemek için çıkıyor. Kendisi için yaptığı birçok fedakarlığa şahit olduğu annesine karşı empati duygusu ve anlayışı gelişirken yaşamında baş edemediği o ayrılık acısına şifayı bu yolculukta buluyor. Yazarımız; "Ben sadece herkesin içinde bir yerlerde sakladığı kayıpları içten bir empati ile dokunmak ve bu yolculukta size sıcak bir yoldaşlık edebilmek istedim. Nasıl ki kendi yolunu arayan bana bir mucize gibi Hatıra Kitabevi geldiyse sizler de bir gün mutlaka kendi kitabevinizle buluşacaksınız." diyor. 160 sayfa su gibi akıp gitti, keyif veren güzel bir eserdi. Reklam değil. #hatırakitabevi #songyujeong @yuzukitap "Hatıra Kitabevi bana hayatımı değiştirecek bir mucize değil onu daha iyi yaşamam için paha biçilemez bir fırsat sunmuştu." ~ "Annemin sevgisine layık bir karşılık verebilmek için çıkmıştım bu yolculuğa; fakat geçmişe gidip o günlere şahit oldukça, bu sevginin karşılığını ödemeye gücümün yetmeyeceğini anladım. Bir insan bunu nasıl başarabilirdi? Hiçbir karşılık beklemeden, nasıl bu kadar hesapsızca sevebilirdi? Kimse dünyaya elleri, ayakları gibi bu sonsuz sevme yeteneğiyle gelmiyor sonuçta. Bir kadın, sırf karnında bir can taşıdı ve onu dünyaya getirdi diye nasıl
Hatıra KitabeviSong Yu-jeong · Yuzu Kitap · 20268 okunma