Şeyma Altundağ

10/10
·168 syf.··
2025 29. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 01:02
CENGİZ AYTMATOV - BEYAZ GEMİ "Onun iki masalı vardı. Biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi. Ötekini ise dedesi anlatmıştı ona. Sonra ikisi de yok olup gitti." Kitap ilk cümleden anlatıyormuş zaten olacakları ben anlayamamışım. Romanın kahramanı yedi sekiz yaşlarındaki bir çocuktur. Çocuğun adı yoktur. Çocuk çocuktur. İyiliği, saflığı, merhameti, geleceği, umudu simgeler. Bu çocuğun anne ve babası onu terketmiştir. Dedesinin himayesi altındadır. Onca kötülüğe, yapılan zulme karşı o hep hayallerine, umuduna sarılmıştır. Kötü kalpli, şiddete meyilli bir enişte, sürekli dır dır edip dedesini ezen, ona kötü davranan bir üvey nine, çocuğu olmayan, sürekli kocası tarafından şiddet gören bir teyze, bir de sessiz sakin, değeri bilinmeyen, hor görülen bir dede. Böyle bir ailede hayatta kalmaya çalışıyor çocuk. Ama dedesi onun umududur adeta. Ona masallar anlatır, okula getirip götürür, tek dayanağı dedesidir. Hayalleri vardır. Her gün yüksek bir yere çıkıp dürbünüyle Beyaz Gemi'yi gözler. Babasının o gemide çalıştığını sanar. Balık olup gitsem keşke Beyaz Gemi'de babamı bulsam diye hayaller kurar. Bir de dedesinin anlattığı efsane vardır. Boynuzlu Maral Ana soyundan geldiklerini, onları her türlü kötülükten koruduğuna inanırlar. Çocuk adeta bu efsaneyle yaşar. Ama gelin görün ki bütün bildiği, inandığı, hayal ettiği her şey bir günde yerle bir olur. Yazarı ilk bu eseriyle tanıdım. Ama resmen alt üst oldum okurken. Hele o sonu yok mu? O çocuk saflığını, ümidini nasıl da mahvettiler. O sadece okula gitmek, dürbünüyle Beyaz Gemi'yi gözlemek, dedesinin anlattığı masallarla yaşamanı sürdürmek istiyordu. Kötülüğün hüküm sürdüğü bu dünyada bırakın yaşamayı hayal kurmak bile imkansız hale geliyor. Ah çocuk nasıl dağladın içimi... Sana nasıl veda edilir hiç bilmiyorum ama umarım
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·224 syf.··
2025 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 00:01
HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR - GÖNÜL BİR YEL DEĞİRMENİDİR SEVDA ÖĞÜTÜR Kitabımızın ana karakteri Şadan Bey, çapkın bir adam. Ailesi bu huyundan çok muzdarip olduğu için belki durulur diye onu görücü usulü bir evlilik yapmaya zorlarlar. Karısı Sabiha Hanım ise bilgili, çok okuyan, gazetelere ve dergilere yazılar yazan, entelektüel kişiliğe sahip bir kadın. Zamanla Şadan karısının bu özelliğinden adete bıkar. Onu sürekli ezikleyip bilgisizliğini yüzüne vurduğunu düşünür. Ve ondan intikamı çok iyi bildiği bir şekilde almak ister. Yani aldatarak. Bende seni çok güzel bir şekilde uyutup istediğimle gönlümü eğlendiriyorum gibisinden aklınca düşüncelere kapılır. Tabi bilmez ki aslında en çok kendisi aldanacaktır. Ettiğini yaşamadan kimse göçmez bu dünyadan. Kitap iki bölümden oluşuyor. 'Karımı nasıl aldattım?' ve 'Karım beni nasıl aldattı? şeklinde okuyoruz kitabı. Şadan bizzat kendisi anlatıcı. Her erkeğin kendisi gibi çapkın olduğunu, eninde sonunda karısını aldatacağı düşüncesini okuyucuya ikna etme çabası içinde. Ama unuttuğu bir şey var. Aldatmanın kadın erkek diye cinsiyet ayrımının olmadığını yalnızca karakter meselesi olduğunu sonradan anlayacaktır. Ava giderken avlanmak misali. Kitap çok yanlış anlaşılabilir. Aldatmayı savunuyor, haklı gördürüyor diye. Aslında hiç de öyle değil. Yazar toplumsal bir sorunu mizahi yönünü ağır basarak ve bir o kadar da ders verici bir nitelikte kaleme almış eseri. Dili oldukça sade ve akıcı. Yazarımız zaten bu mizahi üslubuyla sorunları adeta yererek ve bir o kadar da ders vermesiyle ünlü. Bazı şeyleri başımıza gelmeden anlamaz ve o şeyin kıymetini bilemeyiz. Kitap da konu bakımından bu şekilde ilerliyor. Şadan sadece karısını aldattığı, ona bir ders verdiğini sanıyor. Ama aslında kendisi dersini alıyor. Kitabı çok beğendim. Yazar yine
Edebiyat
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
6/10
·472 syf.··
2025 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 01:36
AYFER TUNÇ - YEŞİL PERİ GECESİ Yazarın üçleme olan serinin ikinci kitabı Yeşil Peri Gecesi. İlk kitap olan Kapak Kızı'nda Şebnem'in sadece bahsi geçiyordu. Dergide resmi çıktığında akrabalarından Ersin ve Selda Şebnem'i görünce şoke oluyorlar adete. Neden bunu yaptı diye çok soruyorlar kendilerine. İşte bu kitapta ise o sorunun cevabını okuyoruz. Anlatıcı bizzat Şebnem. Genellikle geçmişe dönük anlatım mevcut diğer kitap gibi. Böylece o malum geceye nasıl gelindiğini (kendisi buna aşkımızın ipini çektiğim gece diyor.) hayatının nasıl bir anda alt üst olduğunu anlatıyor. Kitabı okurken bir kez daha anladım. Gerçeken doğduğun ev kaderindir. Şebnem ilk başlarda sevgi dolu, mutlu bir ailenin çocuğu. Ama sonra babasının geçirmiş olduğu bir kaza sonucu hayatları da hiç düzelmemek üzere bozuluyor. Onu terkeden bir anne ve öfkeli, hayata karşı ve özellikle onu bırakan karısına karşı büyük bir nefret besleyen, kızını ihmal eden bir baba. Böyle bir ailede nasıl sağlam bir psikoloji ile büyüsün Şebnem. Hayattan ve özellikle yakınlarından intikam almak, ben burdayım beni görün demek ve hayata karşı ümidini tükettiği için geçiyor çırılçıplak kameranın karşısına. Bitiyor mu öfkesi, intikamı? Hayır! Bu sefer de sevdiği adam onu terkediyor. Böyle devam ediyor olaylar silsilesi. Okurken yoruldum. Zor geldi bazen okumak. Kitabı kapatıp çok düşündüm üstünde. Gerçekten etkileyici bir hikaye ve bir o kadar da depresif bir anlatım. Yazar duygu geçişlerini, akıcı ama bir o kadar da zor bir anlatımla yani psikolojik olarak gerçekten çok güzel yansıtmış. Okurken yok artık dedim, bu da mı olmuş. Bir kadının başına daha ne gelebilir ki. Şebnem hiç kadın olamadı, hep bir başka türlü anıldı. Bir objeydi adeta. En çok da bu üzüyordu onu. Zaten hayat yeterince zor iken bir de bu yaşaması zor
1000Kitap
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202011,7bin okunma
9/10
·125 syf.··
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 15:07
ORHAN KEMAL - TERSİNE DÜNYA Öyle bir dünya düşünün ki her şey tersine. Erkeklerin kadın, kadınların erkek gibi olduğu bir dünya. Toplumsal rollerin değiştiği bir konu okuyoruz kitapta. Erkekler, evde çocuk bakımı, temizlik, yemek, kadına yüklenilen bütün rolleri üstlenmiş. Kadınlar ise dışarda hovardalık yapıp üçkağıtçılık peşinde. Bir de üstüne namus bekçiliği yapıyorlar. Sanki kendileri çok namusluymuş evine çok bağlıymış gibi. Bu sefer namus erkeğe yüklenmiş. Yazarın aslında anlatmak istediği çok net. Kadınların sadece evde çocuk bakıp, ev işleriyle ilgilendiği bir toplum anlayışını, erkeklerin de orda burda gezip evine bağlı olmayıp hovardalık yaptığı bir dünyanın tersine dönünce neler olabileceğini göstermek istemiş. Tabi bunu dönemini de yansıtarak yapmıştır. Tabi ki kadınların sadece görevi evde temizlik, yemek, çocuk olmadığı gibi erkeklerinde öyle hovarda olup evini ihmal ettiği görüşünü belirtmemiş. Belki yalnış anlaşılabilir bu durum. Sadece empati yapmamızı istemiş yazarımız. Konu bakımından diğer kitaplar gibi zor yaşam, hayatta kalma mücadelesi, kendini her türlü kötülükten koruma, kısa yoldan zengin olma çabası gibi toplumsal konulara değiniyor. Toplumcu gerçekçi bir düşünceye sahip olduğu için her eserinde buna yer veriyor ve ne olursa olsun insana dair umudunu ve inancını yitirmiyor. Ben eseri çok sevdim. Mizahi bir anlatım da mevcut. Orhan Kemal yine beni kalemiyle mestetti.
1000Kitap
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,107 okunma
10/10
·556 syf.··
2025 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 01:01
ÉMILE ZOLA - GERMINAL Germinal, Latincede tohum, tohumcuk, filiz anlamına gelen, Fransa' da bahar aylarından birinin adıdır. Kitap halkın, özellikle işçi kesimin uyanışı, adaletsiz bir tutumun sonucu ortaya çıkan direnişi konu alıyor. Kitap 19. yüzyılın Fransa'daki maden işçilerinin karın tokluğuna ve zor şartlar altında çalışıp,emeklerinin karşılığını alamayıp birlik olmalarını anlatıyor. Etienne, iş aramak için Fransa'nın kuzeyine Montsou'ya gelir. Maden ocağında işe başlar. Ama çok geçmeden böyle zor ve kötü şartlar altında çalışmanın imkansız olduğunu, halkın yoksulluktan kırıldığını görünce hak, adalet ve eşitlik için halkın sesi olup onun önderliğinde direniş başlar. İşi bırakan binlerce madenci greve gider ama gelin görün ki bu adalet ve hak arayan birçok kişinin felaketi olur. Émile Zola, natüralizm akımının öncülerindendir. Bu kitap da akımın etkisi altında yazılmıştır. Natüralizm, gerçeğin daha çok çirkin yönünü ele alır. Yazarımız bu konu hakkında şöyle söyler:“Bizler toplumsal yaraların sebeplerini araştırıyoruz. Bundan dolayı çoğu zaman kokuşmuşlukları ele almak, insanın sefaletinin, çılgınlıklarının bulunduğu yerin dibine kadar inmek zorundayız.” Yazar gerçek hayatta da halkın sesi olmuş ve öyle ki cenazesinde halk hep bir ağızdan "Germinal, Germinal" diye bağırmıştır. Bir de akıma göre duygu, düşünce ve her türlü eylemin doğuştan geldiğini yani soyaçekim konunu adı verilen bu gen aktarımını simgeler. Kitapta da bu konu oldukça işlenmiştir. Kitap beni o kadar derinden etkiledi ki. Halkın zorluk karşısında nasıl birlik olduğunu, ama yine bu zorluklar ve açlık yüzünden ve kayıplarının sonucu nasıl da bir anda değişip her şeyin tersine döneceğini çok iyi anlatmış. Sadece emeklerinin karşılığını almak istediler. İnsan gibi yaşamak, hor görülüp
1000Kitap
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma