Henüz İstanbullu olmamış ama bundan da en küçük rahatsızlık duymayan kim bilir Anadolu’nun hangi yöresinden kopup gelmiş, adına metropol denilen, binalardan oluşan bu acımasız cangılda tutunmaya çalışan insanlar.
Yeterince seven insan, âşık olduğu kişiyi öldürmez. Âşık fedâkar olmak zorundadır. Her âşık da öyle söyler zaten. Senin için ölürüm der, dünyayı kırmızı bir halı gibi ayaklarına sererim der, senin için yapamayacağım şey yoktur der. Der de der işte. Ama âşık olduğumuz insanı öldürdüğümüzde onun için değil, kendi öfkemizi yatıştırmak için elimizi kana bularız. Kendi duygularımızı tatmin etmek için. Bunun adı bencilliktir. Korkunç bir bencillik.