İran üzerinden bir otoriter rejimin en büyük açmazı:
Zaman ilerledikçe rejim adaletten, hukuktan kopar, gelir adaletsizliği, kaynakların eşitliksiz paylaşımı, liyakatsızlık, yozlaşma her yeri sarar. Ama rejimden beslenen kadrolar kendilerini düzeltmekten uzaktırlar ve bunun için bir çaba içinde değillerdir.
Yozlaşmış, kaynakları, konumları, imkanları sömüren rejim kadroları değişim iradesi gösteremez. Rejimin omurgasını oluşturan taşıyıcı kadrolar yedikçe hantallaşan, çevresindeki açları yok sayan ama problem çözme ve hareket kabiliyetini yitiren aşırı obez insanlara benzerler. Mideleri büyür, refleksleri zayıflar, kasları işlevsizleşir. Karşıdan cesametli ve korkutucu görünseler de kırılgan, aciz ve zayıftırlar.
Bu durumdaki otoriter rejimler dış operasyonlara açıktırlar. Bunu tespit eden “düşman” güçler bu zaafı avantaja çevirmek, kazanımlar elde etmek isterler.
İran İslam Cumhuriyeti rejimi hiçbir denge denetim sisteminin olmadığı, Velayeti Fakih yetkisini kullanan, “Masum İmam” olarak adlandırılan, her açıdan sorumsuz ama muazzam yetkilerle donanmış bir dini, siyasi liderin mutlak kontrolündedir. Pehlevi Hanedanından son şahların böylesi gücü yoktu zira onlar dini kutsiyete sahip değillerdi.
İran Anayasası’nın 10. Maddesine göre 87 yaşındaki Ruhani lider Ali Hamaney:
Devletin genel siyasi yönünü belirler ve hükümetin uygulamalarını denetler
Devrim Muhafızları Ordusu ve Kudüs Gücü gibi sadece rejim güvenliği için kurulan özel birimler dahil tüm silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır.
Yargı teşkilatının başındaki insanları ve üst düzey yargıçları atar
Zaten bağımsız ve tarafsız medyanın olmadığı ülkede, devlete ait bütün medya kuruluşlarının tepe yönetimini o atar.
Dış politikada, savaş kararlarında nihai karar merciidir.
Anayasayayı Koruyucular Konseyi