Tarihçilerin sakınması gereken bir gizli tehlike daha var: O da, dönemlerin farklılaşması ve zamanın akışıyla orantılı olarak, milletlerin ve kuşakların durumlarını etkileyen değişimlere dikkat etmemektir. Bu değişimler, başlamasından ancak uzun zaman sonra teşhis edilebilen ve pek az kişinin farkına vardığı gizli bir hastalık gibidir. Gerçekten de dünyanın ve milletlerin durumu, gelenekleri, inanışları sürekli olarak aynı şekilde devam edip gitmez. Zamanla farklılaşır ve bir hâlden başka bir hâle geçer. Bu durum kişiler, dönemler veya büyük şehirler çapında gözlemlendiği gibi, bölgeler, ülkeler, devirler ve devletler düzeyinde de görülür.
Sayfa 55 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Tuğrul Beğ'in: "Kendime bir ev yaptırdığım zaman yanına bir mescid ve mektep yaptırmazsam utanç duyarım." sözü Türk ruhunun hakikî bir ifâdesi idi. İman ve kültür, Türk'ün iki yükselme kanadı olduğu devirler, Türk tarihinin en parlak hârikalarının sergilendiği dönemler olmuştu.
Sayfa 409 - Türkler ve İslâm
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
giriş
Gerçekten de dünyanın ve milletlerin durumu, gelenekleri inanışları sürekli olarak aynı şekilde devam edip gitmez. Zamanla farklılaşır ve bir hâlden başka bir hâle geçer. Bu durum kişiler, dönemler veya büyük şehirler çapında gözlemlendiği gibi, bölgeler, ülkeler, devirler ve devletler düzeyinde de görülür.
Sayfa 55 - Timaş Yayınları, 2. Baskı, Aralık 2022, İstanbul
1000Kitap
Tuğrul Beğ''in: "Kendime bir ev yaptırdığım zaman yanına bir mescid ve mektep yaptımazsam utanç duyarım." sözü Türk ruhunun hakikî bir ifadesi idi. İman ve kültür, Türk'ün iki yükselme kanadı olduğu devirler, Türk tarihinin en parlak hårikalarının sergilendiği dönemler olmuştu.
Gerçekten de dünyanın ve milletlerin durumu, gelenekleri, inanışları sürekli olarak aynı şekilde devam edip gitmez. Zamanla farklılaşır ve bir hâlden başka bir hâle geçer. Bu durum kişiler, dönemler veya büyük şehirler çapında gözlemlendiği gibi, bölgeler, ülkeler, devirler ve devletler düzeyinde de görülür.
Sayfa 55 - Timaş Yayınları/ 2. Baskı·Kitabı okuyor
Kim hükmedecek, Tanrı mı yoksa insan mı? Bu soru, ölümlü dünyada her şeyi, özellikle ve en belirgin olarak da sosyal düzenlemelerimizi belirleyen insan varlığının büyük anayasal sorusudur. Bu soruda ibreyi insanın lehine çevirmek için imanlı dönemler, imansızlık dönemlerine çevrilir. Peygamberlere itaat, harmoni ve uyumun hâkim olduğu devirler, bir şekilde itaatsizliğe, isyana ve inkara doğru yol aldırılır. Bu büyük kırılmalar esnasında zaman aşımı tanımayan ezeli soru ise şudur: Biz insanların bu dünyadaki sürekli huzurda bulunuşu, semavi ve ilahi buyrukların vekili olduğumuza denk midir yoksa değil midir? Veyahut biz insanlar kendimizi daha üst bir egemenlikten özgürleşmeye çabalamak zorunda mıyız, değil miyiz? [Tage Lindbom]