9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Konu hayvanlar olunca ben aşırı duygusal bi varlığa dönüşüyorum. O yüzden Algernon kalbimi acıttı. Save Ralph kısa filminden sonra ekstra duyarlıyım. Kitap zeka geriliği olan Charlie’nin, dahiliğin bile hafif kalacağı bi zekaya sahip olmasını konu alıyor ama bununla yetinmiyor tabi. Duygu olarak beni duvardan duvara çarptı desem yeridir. Kapasite ve beyin gücü son safhalara değinecek olsa dahi insani duyguların olgunlaşması aynı hızı gösteremiyor. Konusu ilgi çekici ama herkese hitap edebilecek bi kitap değil bence. Benim ilgimi çekti o başka. 1 puan kırmış olmamın tek sebebi Charlie’nin akıbetini biraz havada bırakmış olması. Orada ekstra bi şeyler olsun istedim. Daha çok bilmek istedim. Neyse bence okunmalı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
8/10
·360 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 02:13
Baya beğendim?? Bu kadar beğenmeme de çok şaşırdım. Yıllar yıllar önce yazılmış olmasına rağmen baya iyiydi. Sanırım gerçekten bir JLA insanına dönüşüyorum. Yazarın ilk kitabı falan yani. Böyle bir kitap da beklemiyordum asla. Zaten sıfır beklentiyle başlamıştım ama olay çok farklı yerlere gitti. JLA kitabı olmasına rağmen adult bir içerik yok bu arada. Ben daha yeni kitaplarını okuduğum için fetüs JLA da öyle olur sanmıştım, yanılmışım. Zaten karakterler 17 yaşında. 17 yaşında karakterlerden de nefret ederim. Ama sardı. Yalan yok. Elbette çok bir beklentiyle başlanmaz ama hem çerez hem de fantastik içeren güzel bir kitaptı. Sanırım novellaları çevrilmemiş ama çevrilen kitapları okumayı planlıyorum. Novellalar da kalsın. Şimdilik onlari okumaya gücüm yok. Bence okunur. Beni şaşırttı.
1000Kitap
ObsidiyenJennifer L. Armentrout · Dex Yayınevi · 20192,220 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·131 syf.··
2026 122. kitabı
Kendinle yüzleşmeye hazır mısın? Bu bir iç monolog kitabı .Kendinle ilgili sorulara cevap verecek tek kişi yine kendinsin ..Yani başka bir deyişle bu kitap sana şöyle yaparsan ,mutlu olursun, bunu yaparsan hayallerine kavuşursun gibi vaatler sunmuyor. Deneme türü diyebiliriz bence bu kitaba .Öylesine samimi ,sıcacık yazılmış. Kendini rahatsız hissettirmiyor.. Mesela sabah kalkıp aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz?Bazen saklanan duygular kendini ele veriyor böyle durumlarda ,çok iyi bildiğin ama kabul edemediğin bazı duygular .Iste öyle anlarda kızma kendine ..Çünkü sende bu hayatı ilk kez yaşıyorsun.Yanlış yapma hakkın var .. Kendine nasıl baktığın da önemli.Belki baktığın yer yanlış, o yüzden kendinle barışamıyorsun bir türlü. Oysa ki baktığın tarafı düzeltsen kendini sevmeye de kolaylıkla başlarsın.. Kitapla kalın dostlar... Ben Kimim? Kime Dönüşüyorum Sema Kutlu
Ben Kimim? Kime DönüşüyorumSema Kutlu · Evrensel Kültür Yayınları · 20263 okunma
Camların çok kirlendiğini düşünen kadına,
Puan vermedi·114 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 21:03
Epeydir bu şiir kitabını okumak için bekliyorum. Didem Madak çünkü tesiri cok yıkıcı oluyor. Aslında üç şiir kitabını da yeniden alıp baştan sona okumak istiyorum. Üçüncüyü okurken, ilk ikisi nasıldı diye düşünmeden edemedim; aklımda kalan parçalar var ama bu kitap sanki onlardan bambaşka bir yere düşüyor. Farkı tam olarak ne, onu henüz adlandıramıyorum. Belki de bunu anlayabilmek için diğer iki kitabı yeniden, daha dikkatle okumam gerekecek. Zamana bırakıyorum; geniş bir zamanda, sindire sindire bakacağım. Kitabın girişinde, şairin çok hasta olduğu bir dönemde ve yakınlarının ısrarıyla bu şiirleri yazdığı anlatılıyor. Bu bilgi, okuduğum her dizeye başka bir ağırlık katıyor. Çünkü artık sadece bir şiir değil, aynı zamanda zamana karşı yazılmış bir şey okuduğumu hissediyorum. Şiirlerini ithaf ettiği isimler de dikkat çekici: Timur, Deniz, İzmir ve Zeyna… Özellikle Zeyna’ya yapılan ithaf, insana “neden?” sorusunu sorduruyor. Bir de büyüdüğü şehir olan İzmir’e… Bu seçimlerin her birinde saklı bir hikâye var gibi. Ve belki de pek çok okurun gözünden kaçabilecek küçük ama anlamlı bir detay: Andersen’in Karlar Kraliçesi’nden alınan pasajda geçen “edebiyet” kelimesi. Bu kelime, sanki yalnızca edebiyatı değil; sanatı yapabilmeyi ve onu özgürce ifade edebilmeyi de ima ediyor. Şiir kitabı neşeli bir girişle başlıyor ve ben bir an için bu kez melankolinin daha geri planda kalacağını düşünüyorum. Daha hafif, daha neşeli bir ton bekliyorum. Ama öyle olmuyor. O tanıdık duygu, yine kendine yer buluyor. “Büyümüş Çocuk” şiiri özellikle çarpıcı. İçindeki bazı dizeler uzun süre aklımda kaldı: “Pardon diyorum ayağıma bastığında dünya Saçlarımın ucundan başlıyor kırılma Kelimelerin tadına bakıyorum Zehrinden korktuğum acı kelimeler yutuyorum yanlışlıkla.” Bu kırılganlık, hemen
Pulbiber MahallesiDidem Madak · Metis Yayıncılık · 200711,6bin okunma
7/10
·131 syf.··
2026 19. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 14:55
#KitapYorum #BenKimimKimeDönüşüyorum? #SemaKutlu #EvrenselKültürYayınları #Deneme Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Evrensel Kültür Yayınları'ndan çıkan, Sema Kutlu'ya ait, "BEN KİMİM? KİME DÖNÜŞÜYORUM?" isimli deneme türünü tanıtmaya çalışacağım. Deneme yazılarını seviyorum. Bir kere çok samimi. Hiç bir şeyi ispat etmek gibi bir derdi yok, herhangi bir kalıbı yok, diretmiyor, ölçmüyor, değiştirmeye çalışmıyor, karşılaştırmıyor, yargılamıyor, sıkmıyor, yormuyor, dışlamıyor. İçinde sadece yazarın kendi yaşamından sunduğu tecrübeler var. Sizi düşünmeye sevk eden tanıdık bir el sırtınıza dokunuyor gibi. Sanki bir dost moral, güç, motivasyon, sevgi aşılıyor okura. Bunun yanında hayata dair ne varsa, ne yaşamışsa yazar, neyi tecrübe etmişse kendi gönül penceresinden bakıpta hangi renklere bulanmışsa kalbi bize onu aktarıyor. Hem de örneklerle. Çok yerde aynı kadere komşu oluyoruz, bazısında çekingen küskün bir çocuk, terkedilmiş bir sevgili, huzursuz, bitkin sarı zamanlar, keder damlayan eski çamaşırlar, sızlayan saç uçlarına aranan tarak, karışan der top olmuş kuzu gibi yatan kaçak istekler, ipi kopmuş özgür uçurtmalar, aynadaki sırsız gülüş, soğumuş hevesi kaçmış çay, konuşma yaşına basmış eşyalar, aklımdasın diyen balıklar, kimse duymasınlar, "iyiyim" diyen bir pinokyo, nasılsın sorusuna içten bir bahar gülüşü altında zemheride geceler, kış işte diyen bir kalp... "BEN KİMİM? KİME DÖNÜŞÜYORUM?" tüm bu duyguları yaşattı işte bana!...Sımsıcaktı, buhurlu bir nane kokusuydu son sayfaya kadarki yolculuğum. Ruhumun pencerelerini açtım, bembeyaz tüller rüzgârla birlikte dans etti yüreğimde. Hafifledim. Bavulum meğer ne sıkışıkmış!.. Ne çok taşımışım anlamsız sözleri, bakışları, sesleri, gözleri, yalancı sevdaları, dar ayakkabıları, kaçık çorapları, kırık oyuncağı, çatlamış
Ben Kimim? Kime DönüşüyorumSema Kutlu · Evrensel Kültür Yayınları · 20263 okunma
Oblomov: Zihnin Labirentinde Bir Yaşam Stili
Puan vermedi·622 syf.··
2026 1. kitabı
·
569 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 01:31
İnsan hiç beklemeden yazmalı; 'daha iyisini başka bir gün yazarım' diye düşünmeden. Hele ki mevzu Oblomov ise... Çünkü ertelemek, kitabın üzerine kurulu olduğu o meşhur "Oblomovluk" kavramının ta kendisidir. "Oblomovluk" aslında tam olarak açıklanamaz; o ne sadece bir duygu ne de basit bir davranış biçimidir. O bir yaşam stili, hayatın alışılmadık bir algılanışı, belki de hayatı tahammül edilemeyecek kadar ciddiye almaktır. Kitabı okuyanlar genellikle Oblomov’un hayatı boş verdiğini hisseder. Ancak bence durum tam tersidir: Oblomov hayatı öylesine ciddiye alır ki, bu mükemmeliyetçi bakış açısı onun hareket etmesine izin vermez. Zihnindeki kusursuz dünyayı fiiliyata döküp eskitmektense, olduğu yerde saymayı ve düşüncelerin içinde kaybolmayı seçer. Günün sonunda bir sonuca ulaşsa dahi, bu asla eyleme dönüşmez. Kitap uzun süre elimdeydi ama ondan hiç kopamadım. Öyle zannediyorum ki hepimiz, hayatımızın belli dönemlerinde "Acaba bir Oblomov’a mı dönüşüyorum?" korkusuyla yüzleşiyoruz. Gonçarov’un da dediği gibi: “Sabahleyin yataktan kalkıp, kahvaltı edip divanına uzanınca başını ellerine alır, gücünü kuvvetini esirgemeden düşünceye dalardı. Sonunda kafası bu sıkı çalışmadan yorulur ve rahat bir vicdanla kendi kendine ‘Eh, bugün insanlık için yeterince çalıştım’ derdi.” Onun alışamadığı tek şey; hareket etmek, hayata karışmak ve o yorucu gerçekliğin bir parçası olmaktı.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma