sinem incecik

sinem incecik
Olduğum şeyle olmadığım şey arasında,hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasındaki boşluğum.”
9/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2022 238. kitabı
️BU KİTABI MUTLAKA OKUMALISINIZ Neden mi? Ülkecek en büyük,kanayan iki yaramız,eğitim ve üretim değil mi? Peki bugünlere biz nasıl geldik,neler oldu hiç düşündünüz mü? İşte bilmediğiniz veya unuttuğunuz her şeyi size bu kitap anlatıyor. 1930’larda,ülke nüfusunun %80’i köylerde yaşıyor ve okuma yazma bilmiyor.İzmir iktisat kongresinde Ulu Önder kararıyla kalkınma hamlelerinin köylerden başlaması kararlaştırılıyor ve Köy Enstitülerinin ilk temelleri atılıyor. Dünyanın örnek aldığı bu sistemde köy çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim veriliyor. Çocuklar dünya klasikleri okuyor,mandolin çalıyor,seracılıktan hayvancılığa her şeyi öğreniyor. Sonra bilin bakalım ne oluyor,birileri çıkıyor ve “Bunlar eğitilirse bize itaat etmezler”diyor. Köy ağalarının da desteği alınarak enstitüler kapatılıyor. “Köylü milletin efendisidir”den,”köylü efendinin kölesi olacak” düzene doğru ilk temeller atılıyor. Dünyaya örnek olan eğitimimize balta vurmakla kalmıyor dönemin siyasileri. 1943’te Etimesgut’ta uçak üretimi yapıp ihraç ettiğimiz fabrikamız,uçak motoru fabrikamız,devrim arabalarımız,askeri fabrikalarımız,sivil teşebbüslerimiz hep bir bir kapatılıyor,sırf satın almak varken niye üretelim zihniyeti yüzünden… Marshall Yardımı?! adı altında,ellerinde kalıp imha edemedikleri tarihi geçmiş süt tozlarını okulda çocuklara dağıtıp zorla içirdikleri,karşı gelen öğretmenlere soruşturma açıldığını,1962’den 70’e kadar Barış Gönüllüleri?! adı altında 1500 ABD linin ülkeye girdiğini belki bilmiyorsunuz.Churcill’in Türkler insan değil,barbar,üzerlerinde zehirli gaz deneyelim dediğini de eminim çoğunuz bilmiyorsunuz. Bu eserle bundan sonra bileceksiniz.Yakın geçmişimize dair pek çok tarihi bilgiyi “objektif olarak”ve son derece güzel bir araştırmayla kurguya harmanlayan,gerçek bir Atatürk kızı
1000Kitap
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,989 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 15:24
Nora,35 yaşında,metropol içinde kaybolmuş,işini,kedisini eş zamanlı kaybetmiş,sevgilisinden ayrılmış,abisiyle bozuşmuş genç,bir o kadar da umutsuz bir kadın. Bir amacı,var olmak için bir nedeni olsun istiyor ama ne yazık ki bulamıyor. Neyi tutsa elinde kalan Nora,bir gece gözünü tüm kitapların yeşil olduğu bir kütüphanede açıyor. Yaşayamadığı her hayat,her tercih o kitaplardan birinde gizli,bir tanesi hariç… Farkındalığı ve hayatı sorgulama yetisi olan her birey,mevcut koşullarından,hayatın ona sunduğu seçeneklerden memnun olmadığı ilk anında geçmişte aldığı kararları sorgular değil mi? Bu seçtiğiniz partner,okul,iş,yaşadığınız şehir veya ülke,sosyal çevreniz olabilir. Son zamanlarda geçmişte aldığı kararlardan memnun olmayan çoğu kişiden;ya alabileceği diğer tercihlerde hayatının nasıl olduğunu merak ettiği,ya keşke paralel evrenler olsa diyenlere denk geliyorum. Karakterimiz Nora,geçmişinde seçmediği seçeneklerle evren evren geziyor bizim yerimize. Kitabın başından sonuna kadar Nora’ya tıpkı dostlarıma söylediğim şeyi söylemek istedim;belki de her şey olması gerektiği gibi İçinde olmadığınız hiçbir hayat için pişmanlık duymayın ve yaşayamadığınız bir hayatın yasını tutmayın dostlar:))
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 336. kitabı
Dünyanın on bölgeye ayrıldığı bir distopyada, Londra’da geçiyor hikaye. ️Çok sert bir kast sisteminin uygulandığı bu toplumda yöneticiler alfa,hizmet işleriyle uğraşanlar delta gama,en sevimsiz işleri yapanlarsa beta ve epsilon olarak anılıyor. ️Aile kavramı yok,annelik yok. Dünyaya gelen bebekler kuluçka merkezlerinde,tüplerin içinde can buluyor. Bebeklerin zihinleri uykuda öğrenme metoduyla eğitiliyor. Sistem ve sınıf bilinci daha embriyo iken bebeğin genetiğine işleniyor. Böylelikle yazgıları da çok önceden belirlenmiş oluyor. ️Din yok,ahlak yok ve herkes herkese ait. Sınırsız özgürlükler içinde herkes hedonist bir şekilde hayatını sürdürüyor. Kimse yalnız kalmıyor. Enjekte edilen gençlerin kanıyla insanlar,yaş alsa da yaşlanmıyor. Bu haz bağımlısı toplumda huzursuzlanan bireylere de devletin bir çözümü var,şayet birey mutsuzsa, verilen Soma adında bir sakızla,anti depresan misali tüm yaşam toz pembe oluveriyor. Ne dersiniz,bundan yaklaşık 100 sene önce bu distopyayı kurgulayıp kaleme alan Huxley,biraz olsun geleceği öngörmüş olabilir mi?
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
”Her şeyin ulaşılabilir olduğu bir dünyada hiçbir şeyin önemi yoktur.”
Alıntı