”Güzel,yardımsever,umut dolu bir karakter bulaşıcıdır,koca bir kasabaya bile yayılabilir…İnsanlar akıllarındakini,kalplerindekileri yansıtır. İyi şeylerle karşılaşacağınıza inanırsanız iyilik sizi bulur.”
Tüm dünyanın tanıdığı en ünlü roman kahramanlarından biridir şüphesiz Pollyanna. Hikayesini de bilmeyeniniz neredeyse yoktur. Ailesini kaybettikten sonra çoğu yaşamın anlamını yitirip katılaşmış insanların olduğu bir kasabaya,akrabalarının yanına gönderilen bu küçük sevimli kız,sonsuz sevgisi ve iyimserliği ile hayatın yaşanabilirliğini,oynadığı mutluluk oyunuyla, yaşamayı unutan büyüklere hatırlatıyor.
Arkadya yayınları,sevilen masal kahramanlarını büyüklere masallar dizisiyle, yetişkinler için versiyonları genişleterek yeniden hayat vermiş. Çevirisi de son derece başarılı. Uzun süredir kafa yoran kitaplar okuduğumdan benim için harika bir dinlence oldu. Siz de benim gibi arada bir soluklanmak isterseniz bu küçük kızla 268 sayfalık mutlu bir yolculuğa çıkabilirsiniz
Hikayemiz 1800’lerin sonlarında New York’ta geçiyor. Baş kahramanımız George,annesiyle birlikte suç ve şiddetin kol gezdiği,kenar mahalle tabir edilen Bowery adlı bir bölgede yaşıyor. Şiddet,uyuşturucu ve suçun kol gezdiği bu zorlu bölgede,George’un ve annesinin başından geçen zorlu gündelik yaşam mücadelesinden kesitler okuyorsunuz.
Gece hayatına ve alkole düşkün George ve kiliseye sıkı sıkıya bağlı annesinin yaşadığı çatışmalar,anne-oğul ilişkisi,kenar mahallerdeki zorlu hayat koşulları son derece yalın ve akıcı bir dille anlatılmış. Sıkılmadan,birkaç saat içinde keyifle okuyacağınızı düşündüğüm bir eser.
Ayrıca hikayemizin kahramanları,yazarın İş Bankası yayınlarından daha önce basılan “Sokak Kızı Maggie” deki Johnson’larla aynı binada ikamet ediyor ve bazı yerlerde yolları kesişiyor. Benim için çok güzel bir ayrıntıydı