Olan olur ya zavallı Doru'ya. Garip kısrak bir çukuru doldurur ya... Allah da İbraam'dan ahır sorarmış... Doru'ya faydası ne bunun?
Sayfa 61·Kitabı okudu
“Okul müdürü deyince ben hep Rauf Inan'ı hatırlarım, o tip müdür düşünürUm. Canlı, diri, nerden baksan yetki- li ... Geldigi günlerdeydi herhalde, bayrak töreninden sonra mer- divene çıktı, şöyle bir konuşma yaptı. Her cumartesi bir iki, ba- zen üç saat konuşurdu. Belki derslerden çok bu konuşmalar et- kilerdi bizi. "Ünlü bir ilim adamı, bir yazar, Halep demiryolu boyunca, Arabistan'dan Almanya'ya kadar süren bir yolculuk yapmış. Tren penceresinden gördüklerini oldugu gibi yazmış. Arabistan'da diyor, insanlar yolların kıyısına, agaç gölgelerine boylu boyunca yatmışlar, horul horul uyuyorlar. Suriye'ye do~ru baktım, insanlar oturmuşlardı, yüzlerinde bir tembellik, bir miskinlik vardı. Anadolu'da ayaga kalkmışlardı, ama gene tem- beldiler, gene isteksizdiler. Gidecekleri yere agır agır, sallana sallana gidiyorlardı. Trenimiz Bulgaristan'a girdi, insanların yü- rüyüşü degişti. Baktım hızlı hızlı yürüyoriardı. Avusturya'ya geldik, insanlar daha bir canlıydılar. Hele Almanya'da, insan- lar yürümüyor koşuyorlardı. Hatta döner merdivenler yapmışlardı, bir yandan insan gidiyor, bir yandan merdiven dönüyor, onu gidecegi yere daha çabuk götürüyordu. Işte arkadaşlar, Arabistan'dan Almanya'ya doğru insanın görünüşü ve uygarIıgın yükselişi budur. Biz ayakta uyuklayacak bir ulus degiliz. Öyle olmamalıyız. Milletimize bu kişiliği kazandırmalıyız. Biz işte o zaman kalkınacagız. Bu gerilikten o zaman kurtulacağız!”
Sayfa 40 - Literatür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Doru'dan..
Kaybedilen iki yılın ardından giden zamam yetişmeye çalışmaktadı. Ne yaparsam onu daha çok sevebilirdim? Hak ettiği buydu. Çok sevilmek...
Sayfa 230 - Pukka yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Erva 'dan.. İzmir,günümüz.
Doğa nın nerede olduğumuzdan haberi yoktu. Nasıl olacaktı ki? Buraya ilk defa geliyordu. "Güvercinlik," diye mırıldandım kapı Gürkan abi tarafından açıldığında. Sesimi çıkarmak benim için zordu çünkü midemdeki ağrı giderek şiddetleniyor ve nefesim kesiliyordu. Görüş alanım da şimdi buğuluydu. Ağlamaktan kaçınmak istediğimden bakışlarımı Gürkan abiden uzaklaştırdım. "Güvercinliğine bir kuş getirdim, Doru." dedim fısıltıdan öteye geçmeyen sesimle.
Sayfa 62 - Pukka yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Doru'dan..
Kararan gözlerimin önünde bir yüz belirdi. Karanlığın içinde patlayan ışık demeti gibiydi. Yeşil gözleri karanlığıma bir mıh gibi sağlandığında onu geldiği yere göndermeye çalıştım. Fakat her zamanki gibi yaklaştı ve yüzümü avuçlarının arasına aldı. "Geldim," diye fısıldadı. Zihnimi ona sağır etmek istedim. Daha sesli söyledi. "Ne gördüysen yanıldın. Daima seni sevdim.. Hâlâ sana aitim."
Sayfa 38 - Pukka yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Doru'dan..
Arkamdaki duvara yapışırken görüş alanından çıkmaya çalıştım ancak çok geçti. İkinci atışı sağ göğsümün hemen üzeriydi. Tüm bedenimi kaplayan bir yanma hissiyle yaslandığım duvarda aşağıya doğru süzülürken, aklımda ilk sınır dışı görevim vardı. İlk kez o gün belimden vurulmuştum. Merminin açtığı yara ne kadar küçük olursa olsun etkisi büyük oluyordu. Titreme, yanma hissiyle birlikte bedenime dağılırken dudaklarımın arasından belli belirsiz bir inleme sesi firar etti. Sesin bana ait olduğundan bile emin değildim.
Sayfa 38 - Pukka yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam