Doruk Mıkıroğlu

Doruk Mıkıroğlu
@dorukmikiroglu
Yolların Sonu
10/10
·88 syf.··
2024 10. kitabı
Kitap harika!Hüseyin Nihal Atsız bu kitabında döktürmüş.O zaman kitaba adını veren şiiri siz de okuyun; Yolların Sonu Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize. Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden İtler bile gülecek kimsesizliğimize. Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların... Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda. Dûn benimle birlikte gülen tanıdıkların Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda. Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz; Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına. Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin Değişilir topu da bir sokak kaltağına
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
VAHŞET SENİ ÇAĞIRIYOR
Puan vermedi
Buck, Californi’da lüks bir konakta dünyaya gelir. Fakat konaktaki bahçıvanlardan biri tarafından soğuk Kuzey’de kızak köpeği olarak kullanılmak üzere satılır. O sıralar, Klondike Altınına Hücum” zamanıdır. Buck gibi yeteri derecede güçlenmiş köpeklere çok ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat Buck, korkudan boyun eğen değil; güçlü ve meydan okuyan bir hayvandır. O, uygarlıktan kaçırılır ve kurt sürülerine liderlik ederek, Kuzey’in efsanesi haline gelir.
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,2bin okunma
Ah be Puşkin!Taa bizim buralara kadar gelmişsin.
Puan vermedi·77 syf.··
2024 7. kitabı
1828’de sürgündeki asker arkadaşlarını görmek üzere Kafkasya’ya giden Puşkin, hepsinin Osmanlılar üzerine düzenlenen sefere katıldığını öğrenir. Az bilinen diyarları görmek ve bir savaşa tanık olmak için, sivil olarak orduya katılır. Yolculuk boyunca eskizler çizer ve bir kısmını dönüşünde yayımlayacağı notlar tutar. Ancak notlarını kısmen yayımladığında eleştirilir. Oysa her zamanki objektifliğiyle ve insancıllığıyla tanık olduklarını, gördüğü yerleri ve tanıdığı insanları anlatmaktır: Erzurum Seraskeri Salih Paşa, Paşa’nın eşi, Rus orduları kumandanı General Paskeviç, yolda vurulmuş yatan genç Türk askeri, Tellak Hasan… Hepsi de Puşkin’in gözünde insan olarak hakkettikleri değeri bulur; övgü ya da yergi konusu olmazlar. Bu yalın yaklaşımın, kendi ülkesini yeterince yüceltmemekle eleştirilmesi üzerine Puşkin ölümünden bir yıl önce tüm notlarını yayımlar. Puşkin Nişanı sahibi Ataol Behramoğlu’nun notlarla zenginleştirilmiş ve elyazmasının yayımlanmamış bölümlerini de içeren çevirisi, 1829 Anadolusu’na eşsiz bir tanıklık… Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (1799-1837) Moskova’da soylu bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Anne tarafından Orta Afrikalı’ydı. 11 yaşındayken Fransız edebiyatını neredeyse hatmetmiş ve ilk eserlerini vermeye başlamıştı. 14 yaşında saray okulundan mezun olduğunda, çoktan edebiyatçı olarak tanınmıştı. Liberal ve özgürlükçü akımlarda etkin roller oynadı. Ama asıl damgasını, Batı dillerinden aktararak yarattığı kelimelerle Rusça’ya vurdu. Edebiyat dilinin gelişmesine de büyük katkıda bulundu ve modern Rus edebiyatının temellerini attı. 1831’de Natalya Gonçarova ile evlenerek saray sosyetesine katıldı. 1837’de, eşiyle bir gönül ilişkisi kurmaya çalışan George d’Athens ile yaptığı düelloda yaralandı ve iki gün sonra öldü.
Erzurum YolculuğuAleksandr Puşkin · Karbon Kitap · 20211,824 okunma
Puslu Kıtalar Atlası
Puan vermedi·238 syf.··
2024 6. kitabı
Hayal ile gerçek arasında gidip gelen ve bilgiyi ararken dil, din, ırk gözetmeksizin bunun yollarını arayan insanların kesişen hayatları ve babanın oğluna dünyayı yaşayarak öğretme çabası. Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin İstanbul Galata’da yaşamaktadır. Uzun İhsan rüyasında keşfedilmemiş kıtaları görmek için uyku şurubu içip istihareye yatar. Filozof Rendekar’ın (Rene Descartes) Zagon Üzerine Öttürme (Yönetim Üzerine Konuşmalar) kitabının tercümesi eline geçer ve bu kitabın anlatmak istediklerini istihareye yatarak çözmeye çalışır. Bu sayede Puslu Kıtalar Atlası’nı yazmayı başarır. Fakat rüyayla gerçeği karıştıran Uzun İhsan Efendi; varlık, yokluk, düş, gerçek kavramları ile ilgili şüpheye düşmeye başlar. Düşünüyor olması kendisinin varlığını açık seçik ortaya çıkarıyordur. Babasının garipliklerini çözemeyen Bünyamin, tıpkı babası gibi şurup içerek aklına takılanları uykuda çözmek ister, fakat içerken şurup miktarını ayarlayamaz. Kötüleştiğinde onu öldü sanarlar ve gömüldüğünde içindeki sesi dinleyerek mezardan çıkmayı başarır. Ancak namı bütün Galata’ya yayılmıştır. Toprağın altından çıkmayı başaran gence tünel kazması için Osmanlı ordusunda görev verilir. Uzun İhsan Efendi oğlunu gitmesi yönünde teşvik eder. Dünyayı kendisi gibi rüyalarda değil yaşayarak öğrenmesini söyler ve kendi yazdığı Puslu Kıtalar Atlası’nı verir. Osmanlı ordusu Zülfiyar adlı casusu kurtarmak için sefere çıkar ve Bünyamin ve arkadaşları kazdıkları tünelde bunun için kıyasıya mücadele eder. Yaralanan Zülfiyar, elindeki değerli mıknatıslı parayı Bünyamin’e vermek zorunda kalır. Yüzünden feci şekilde yaralanan genç, iyileştikten sonra bile tanınmayacak haldedir. Bünyamin’e ulaşmak isteyen Zülfiyar ve adamları Uzun İhsan Efendi’ye işkence yaparlar ve onun gözlerini oyup kulaklarını keserler.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Mükemmel bir kitap
Puan vermedi·552 syf.··
2024 3. kitabı
Avusturyalı yazar Robert Musil'in (1880 - 1942) Niteliksiz Adam başlıklı dev romanı, günümüzde modernizmin roman alanındaki birkaç başyapıtından biri sayılmaktadır. Kafka, Joyce ve Harmann Broch'la birlikte yirminci yüzyıl romanının kurucuları arasında yer alan Musil, 1921 yılından başlayarak ölünceye kadar Niteliksiz Adam üzerinde çalıştı. Romanın ilk iki kitabı 1930'da, üçüncü kitabı ise 1933'te yayımlandı. Tamamlanmadan kalan dördüncü ve son bölümün yayımlanması ise ancak aradan neredeyse yirmi yıla yakın bir süre geçtikten sonra gerçekleşebildi. Niteliksiz Adam, gerçek anlamda bir çağ ve geçiş dönemi romanıdır. Yazar tarafından "İmpkralya" diye adlandırılan, gerçekte 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında artık çöküş sürecine girmiş olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nu simgeleyen bir ülkede Musil, modernizm sürecindeki bir toplumun ve bireyin tüm çalkantılarını sergilemeyi amaçlar. Bu çalkantılar, romanın başkişisi, yani "niteliksiz adam" olan Ulrich'in kimliği aracılığıyla sergilenir. Ulrich, bir ayağıyla eski'de, öteki ayağıyla yeni'de durmaktadır. Bütün sorun, onun bu geçiş konumunun doğal sonucu olan çelişkilerin üstesinden gelip gelemeyeceği sorusunda odaklanır. Bu roman üzerine çok önemli bir inceleme kaleme alan Virgil Newmoianu'ya göre Niteliksiz Adam, dikkatli bir okura yalnızca bir geçiş dönemini değil, fakat yakın geleceği de çok çarpıcı biçimde sergileyen başyapıtlardan biridir. LEZZETLİ ALINTILAR: Her istediğini gerçekleştirebilen kişi, kısa süre sonra artık ne istemesi gerektiğini bilmez olur. İnsan sevince, o zaman her şey, acı ve tiksinti bile olsa, aşktır. Bir kez olsun anlaşabileceği bir insanla konuşmayı özlemeye başlamıştı. Farz et ki, gece vakti büyük bir parktan geçiyorsun ve iki serseri sana sarkıntılığa kalkışıyor; onların
Niteliksiz Adam 1Robert Musil · Yapı Kredi Yayınları · 20191,390 okunma