HER AKŞAMKİ YOLUMDA
Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum. Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun. Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn, Bir cami eşiğine yatıversem diyorum -Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum! Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun; Bu akşam, artık seni anmayan İstanbulun Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum. Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum. Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık, Sana az daha yakın yaşamak için artık, Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum. (Ziya Osman SABA)
Şiir
Yıldızlardan Uzak
Üsküdardayım. Taşların üstünden izliyorum kız kulesini, arkasında imkânsız aşkı Galata... Şiirler okuyor ama nafile; nerden bilsin aşkı bir taş yığını? Belki duvarları bile çiçek açardı birkaç güzel söze koskoca Galata'nın. Karanlık sayfalarıma kefil olmak zor. Sıkı bir yürek istiyor isyan etmemek, şeytan bile kibrinden cenneten kovulmuş. Sahi, beyaz bir karga geçiyor gözlerimin önünden; uzaklara dalmış gidiyorum... Bulutlar, rahat bir döşek. Gökyüzü rutubetli bir gece kondu. Ayaklarım dermansız, kollarımda hâl yok, ruhumda hatır. Zaten soran edende yok... Daha büyümüş değilim bu dünyaya karşı. Ellerimde boş protesto kağıtları, sahte pankartlar ve yarım kalmış partizan türküler. Yüzümü Beşiktaşa çeviriyorum. Beşiktaşta cinayet işlenmiş ve bir çocuk ölmüş; yani aslında hayata küstürülmüş. Yaşamak için çırpınıp durmuş lakin faydasız... Özgürlük ona o kadarda uzak değilmiş aslında. Binlerce avcı kanadından vurduğu için noksan kalmış. Hikayesi yarım. Gözleri nemli. Hayata küskün. Şimdi ise beşiktaşın soğuk kaldırımlarında, yaslanacak bir omuz bulamadan; yarı diri, yarı ölgün.
1000Kitap
Reklam
Yüzümüzde belirgince dolaşan gece rüzgarı Tek başına öylesine parlayan yıldız... arzulanan sessizliğin kan götürmez gövdesi... müziğin avuntuya döşek açan ritmi... ölemiyoruz abdurrahman.. senin Allahına mahcup oluyoruz her fırsatta... yaradandan saklamaya çalıştığımız yaralarımız eyyüp sabrı nedir bilmiyor... İnsan nankör. İnsan ilk fırsatta çirkinleşmeye tav... Nefsimiz de pas veriyor şu yanaklarımızı yalayan gece rüzgarına... gece, kimine bihod karanlıkları, kimine yar aydınlığı sarılmanın sandığında... Yazmayı doktor edindiğimizden beri hatrı sayılır bir şeyiz kendi insafımızda...neden sevmiyorlar insanlar, insanları bir şeylemeyi... niye acziyet daha süslü geliyor öfkeyle hediye edilen kelamlarda... Gitmek güneşe çıkarılmayan küf kokusu. Karışmak hırçınına bir sektenin... Kalbimizden geçiyor ne varsa.. her ne geçiyorsa kalbimizde izleri. Ölemiyoruz.. Allaha mahçup kalıyoruz etimizden kemigimizden ve çok sevgili nefsimizden....
Mamudo Kurban
Madem Dünyaya Dargınsın Mamudo Kurban Niye Doğdun? Kader Yolunda Yorgunsun Mamudo Kurban Niye Doğdun? Kurban Gelir Payın Yoktur Haftan Yoktur Ayın Yoktur Ankara'da Dayın Yoktur Mamudo Kurban Niye Doğdun? Kim Okuyup Yazar Seni Rüzgar Değse Bozar Seni Ölsen Kovar Mezar Seni Mamudo Kurban Niye Doğdun? Adam Olmasaydın Neydin Gelir Miydin Hiç Bilseydin Keşke Doğmadan Ölseydin Mamudo Kurban Niye Doğdun? Akar Yaşın Şakır Şakır Tahta Döşek Takır Takır Ölüler Senden Rahattır Mamudo Kurban Niye Doğdun?
Zindanı Taştan Oyarlar (Yiğidim Aslanım) şiiri, Bedri Rahmi EyüboğluBedri Rahmi Eyüboğlu tarafından, Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran 'a ithafen yazmıştır. Bursa'nın ufak tefek yolları Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri Tepeden tırnağa şiir gülleri Yiğidim aslanım aman burda yatıyor. Bir şubat gecesi tutuldu dilin Silâha bıçağa varmadı elin Ne ana ne baba ne kız ne gelin Yiğidim aslanım aman burda yatıyor. Ne bir haram yedin ne cana kıydın Ekmek gibi temiz su gibi aydın Hiç kimse duymadan hükümler giydin Döşek diken diken yastık batıyor Yiğidim aslanım aman burda yatıyor. Zindanı taştan oyarlar İçine bir yiğit koyarlar Sağa döner böğrü taşa gelir Sola döner çırılçıplak demir Çeliğin hası da yiğidim aman böyle bilenir Döşek melul mahzun, yastık batıyor Yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
Bayramlar Bayram Ola -6 /Abdurrahim Karakoç
Âlem-i İslâm’a rahmet su gibi Aksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. Evleriniz cennet kokusu gibi Koksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. Zindan “medrese”dir, gam yayla size Farkı yok bin yılın bir ayla size Melekler yukardan gıptayla size Baksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. Uygur, Kazak, Kırgız, Azerî’nizden Gitmesin gardaşlık nazarınızdan Zalimler, zulmünü üzerinizden Çeksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. Süleyman esir de, Simon neden hür? Hiç durma dünyanın yüzüne tükür.. Müslümanın sesi münafıktan gür Çıksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. Serilsin gönüller döşek misali Patlasın sevgiler fişek misali Hakikat, durmadan, şimşek misali Çaksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Şiir
Reklam
Reklam