Bir bedenin organları gibi olduğumuz söylenmişti bize ve biz buna inanmıştık. Çünkü bu sözün sahibi Peygamberimizdi. Vücudumuzun bir parçasının
geçirdiği rahatsızlık hani bütün vücudu ateşler içinde
bırakacak, bütün vücut bu rahatsızlıktan elem duyacaktı?
Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
Bir zamanlar yanımda ağız açamıyanlar
Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.
Silâhsız gördüğüne saldıran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.
Mevlâna şöyle der: "Vettîni Sûresi'ndeki:'İnsanı en güzel şekilde
yarattık’ ayetini oku! Ey dost! en değerli inci candır. En güzel şekil olan
insan şekli, Arş’tan da üstündür, düşünceye de sığmaz. Bu paha biçilmez
şeyin değerini söylesem, ben de yanarım duyan da yanar.
Kendisi bildim bileli benim hayatımın bir parçası, belki de dost tanımını yakıştırdığım tek insandı. Hatta bazen dost demek de yetersiz kalıyor, sıcaklığını hiç bilemediğim o kardeş tanımına yerleştiriyordum onu.
Hayatım yaşadığım zenginliğin ortasında hep bir şeylerin eksikliğini çekerek geçtiğinden olsa gerek, sahip olduğum şeylere sıkı Sıkıya bağlanmaktan alamıyordum kendimi...