Karamazov Kardeşler Dostoyevski'nin ustalık eseri. Esas olarak Fyodor Pavloviç'in öldürülmesini, öldürülmeye giden süreci ve sonrasını işliyor. Gerçekçiliği dibine kadar hissediyorsunuz. Olaylar, karakterler ilmek ilmek işleniyor. Yan karakterler bile derinlemesine irdeleniyor. Hikayeler birbirine kenetlenip ana hikayeye bağlanıyor.
Kitapta dine, ahlaka dair sorgulamalar fazlasıyla mevcut ve kitap bu konularda oldukça doyurucu.
Ivan'ın isyanı, engizisyon hikayesi, Alyoşa'nın Staretz'in ölümü sonrası yaşadığı hayal kırıklığı ve dönüşümü, Alyoşa yüzbaş Snigrev konuşması ve başka çarpıcı hikayeler mevcut kitapta.
Ben Fyodor Pavloviç ve Rakitin dışında bütün karakterleri sevdim aslında. En sevdiğim karakter Alyoşa. İnsanlara yaklaşımı yargılamayışı, iyi hassas kalpli oluşu çok yüce geldi. Bence manastıra inanmaktan ziyade dünyadaki kötülük , çirkinlik ve ahlaksızlıktan kaçmak için sığındı ve staretze olan hayranlığı ve kilisenin Alyoşa'ya annesini hatırlatması bunda etkili oldu.
Dimitri cesaret ve tutkuyu
Ivan akılcılığı
Alyoşa ise maneviyatı simgeliyor. Kıskançlığın insanı ne kadar kötü durumlara düşürdüğünü Dimitriden anlıyoruz.
Dimitri'nin sorgulanması, mahkeme süreçleri çok gerçekçi ve müthişti. Sanki gerçek bir sorgu ve mahkeme gibiydi.
Beni en çok etkileyen kısım Yüzbaşı Snigrev ve oğlunun hikayesi, birbirlerine sevgileri, oğlunun babasını sonuna kadar savunması, baba oğulun diz çöküp ağlaşmaları, birbirlerine destek olmaları. Fakir Snigrev bize babalığın aslında babalığınparayla, maddiyatla olmadığını yüzümüze tokat gibi çarpıyor.
Kitabın mesajını aslında Alyoşa son sayfalarda söylüyor.
"Şunu bilin ki hayatımızda en yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. Size sık sık terbiyenizden söz