Zaman
Zaman, seni saçlarından sürüyecek dostum..
-Biliyormusun Orlic, benim çok dostum var. -Görüyorum efendimiz, hepsinin sırtınızda izleri var...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Varlığımın başlangıcında annem beni kendi yoluma uğurlarken tek bir görev yükledi: Hayatta kal ve kazan. Ailenin anlaşılamayan kara koyunu/ lanetlenmis olarak, yuvadan uzak, silahların gölgesinde hayatta kalmaya çalıştim. Kuralsız bir firari gibi sokaklarda koşuyor, anı yaşıyordum Çoğu dostum yarını bile göremedi. Doğruyu savundukları ya da kabuğuna çekildikleri için, bir ömrü dört duvar olmadan tükettiler. Peki ; kimler , kimler biliyor ? bütün olan bu Cevapları ? nere de gizli? Büyüklerimizi sorguluyorum ; onlar bizden çok daha yaşlı ve gördü ama onlar bile ne bana ne sana yolun sonundaki o ışıktan bahsedebiliyor Çünkü onlar da bilmiyor. Zihnimde bin bir düşünce dönüp duruyor... Bil ki ; insan, parmaklıklar ardına girmeden de pekala zindanlarda çürüyebilir.🙌🏼
Dağlara Küstüm Ali
Tozlu Yollarına Düştüm De Geldim Haramiler Kesmiş Suyun Başını Yolların Bacını Verdim De Geldim Bilmem Kim Silecek Gözüm Yaşını Kendime Kastım Ali Dağlara Küstüm Ali Dar Günde Dostum Ali Kınama Hallerimi Bağlama Dillerimi Açık Et Yollarım Zalimin Elinden Kapına Geldim Kan Gölü İçinde Bunaldım Kaldım Yetiş Ya Erenler Canımdan Oldum Bilmem Kim Saracak Yaralarımı Kendime Kastım Ali Dağlara Küstüm Ali Dar Günde Dostum Ali Kınama Hallerimi Bağlama Dillerimi Açık Et Yollarım Zülfü Livaneli
Işıklı yol..
Şehrin en güzel sokağıydı orası. Akşam olunca iki sıra hâlindeki lambalar aynı anda yanar, kaldırımların üzerine altın sarısı bir ışık dökülürdü. İnsanlar fotoğraf çekinmek için gelir, çocuklar bisiklet sürer, sevgililer el ele yürürdü. Herkes o sokağa “Işıklı Yol” diyordu. Kimse bilmiyordu… Bazı yollar ışıkla değil, üzerinde bırakılan insanlar yüzünden aydınlık görünürdü. ⸻ O adam her akşam saat sekizi beş geçe aynı banka oturuyordu. Kış… Yaz… Yağmur… Kar… Hiç fark etmiyordu. Elinde eski bir saat, cebinde katlanmaktan kenarları yıpranmış bir mektup vardı. Ne telefon çıkarıyordu cebinden… Ne de bir kitap. Sadece yolu izliyordu. Sanki birini bekliyordu. İnsanlar onu yıllardır görüyordu ama kimse yanına gidip “Kimi bekliyorsunuz?” diye sormuyordu.
Duygular
Yaz Dostum
Bahaneler hayalleri toza çevirir
Alıntı