Türkiye'de geçmiş geçmiyor, gelecekte gelmiyor dostum.
Sayfa 201
Knight
(9 yaşında) Luna'nın beni önemsediği için böyle davrandığını söylüyordu. İtiraf edecek değildim ama ben de onu önemsiyordum. Omzuma dokundu. Başka bir sayfaya geçtim. "Açık elini çenenin yanında ileri geri sallamak kaltak demekmiş. Dostum, baban sana bunu öğrettiğimi öğrenirse beni öldürür." Omzuma sert bir tokat atıp tırnağını etime batırdı. Cümlemin ortasında ona baktım. "N'oldu?" "İyi misin?" diye sordu işaret dilinde. İşaret dilini pek kullanmazdı. Luna konuşamıyor değildi, konuşabiliyordu ama konuşmak istemiyordu. Teknik olarak konuşabiliyordu yani. Şimdiye kadar bir şey söylediğini hiç duymamıştım. Ama annemle babam konuşabildiğini söylüyorlardı. Onun derdi sesiyle değildi. Dünyaylaydı. Luna'yı anlıyordum. Ben de dünyadan nefret ediyordum. Yalnızca farklı şekillerde ediyorduk. Omuz silktim. "Evet." "Arkadaşlar birbirlerinin küçük şeyler yüzünden üzülmesine izin vermez," dedi elleriyle.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"En iyi dostum özgürlüğüm! Ondan başkasını tanımıyorum ben."
Bana soracak olursan aziz dostum, gününü bir çocuk gibi geçinebilen insan, bu dünyanın en mutlu insanıdır.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Ne diyebilirim! Beni affet! Yaşıyor musun, yosunlu bir denizin dibinde ya da toprağın iki metre altında mısın, bilmiyorum. Yaşasan bile bu yazdıklarımı duymana olanak yok ama yine de sana bütün kalbimle seslenmek istiyorum sevgili dostum, ustam, arkadaşım. Beni affet! Beni affet! Affet!
Sayfa 107 - Remzi Kitabevi