Puan vermedi·196 syf.··
2026 48. kitabı
UYANIŞ KATE CHOPIN 196 SAYFA Nedensiz yere mutsuz olduğu günler vardı, sevinmeye de üzülmeye de değmezdi sanki hiçbir şey için, yaşamak ya da ölmek farketmezdi. Hayat tuhaf ve korkunç bir kargaşa, insanlarsa kaçınılmaz yok oluşa doğru körlemesine ilerlemeye uğraşan kurtçuklar gibi görünürdü gözüne. Evli ve iki çocuk annesi Edna Pontellier, dönemin sosyal ve toplumsal kuralları gereği kusursuz bir eş ve anne olmak zorundadır. Bu kusursuzluk çabası içinde yaşadığı hayat onu sıkmakta ve mutsuz etmektedir. Fakat toplumun dayatmalarına boyun etmiştir genç kadın. Ailesi ile gittiği bir yaz tatilinde Robert Lebrun adında genç bir adamla tanışır. Bu tanışma zamanla yakınlaşmaya döner ve genç kadın hem duygusal hem fiziksel açıdan kendini anlamaya başlar. Dayatmalara baş kaldıracak, bağımsız olabilecek, mutlu olma yolunda adımlar atabilecekler. İkili ilişkilerdeki baş kaldırısı yanında sanata da yönelir. Resim yapmaya başlar. Resme duyduğu bu ilgi bağımsız olmak, birey olmak çabasından başka bir şey değildir aslında. Konu itibariyle Gustave Flaubert'in Madam Bovary romanına oldukça benzeyen bir hikayeydi Uyanış. Sevgili Zeynep ile okuduk. Eşlik ettiğin için teşekkür ederim tatlım Her iki eserde evli kadınlara toplumun biçtiği rol, yaşadıkları boğucu evlilikler, kusursuz eş-anne olma dayatmalarına karşı bir uyanışı ve isyanı anlatıyor. Madam Bovary beni daha fazla etkilemişti diye ufacık bir kıyaslama yapayım izninizle. Hiçbir söz o sessizlik anlarından daha anlamlı, arzunun ilk kez hissedilen ve nabız gibi atan kabarışından daha fazla bir şeylere gebe olamazdı. Benliğinin (şimdiki benliğinin) eski benliğinden farklı olduğunu biliyordu yalnızca. Artık çevresine başka gözlerle bakıyor ve içindeki, onu değiştiren, renklendiren yeni koşullarla tanışıyordu. Hatırladığı,
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,442 okunma
Puan vermedi·133 syf.··
2026 71. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 08:59
"Leo,dostum, ufak bir kıvılcım büyük bir orman yangını yaratmak için yeterlidir. Kendini asla hafife alma." Fortuna Favet Fortibus, Latince "Talih cesurdan yanadır" anlamına gelir.   "Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken..." tekerlemesiyle başlayan hem bir dostluk ve cesaret hikâyesi, hem sadakat hikâyesi bir masal okudum. Kitap bir roman olsa da bende masal etkisi bıraktı. Elime aldım ve bitirmeden bırakmadım. Çok iyi iki dost Karl ve Leo'nun her şekilde  sınanan hikâyesini severek okudum. Yazarın 'iki son yazmasını' ve içinde bulunan çizimleri çok sevdim. Kaleminize sağlık, okuyanı çok olsun. @ibrahimtapdk Bir solukta okunan bir kitap arıyorsanız şans verebilirsiniz.
Fortuna Favet Fortibusİbrahim Tapdık · 40 Kitap Yayınevi · 20264 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
OKUYUN OKUTTURUN
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 01:07
Adam harbi yazıyor vallahi edayada dediğim gibi atam görse illa bir nişan verirdi böyle adamlar atam gibi yüz yılda bir gelir ve şansımıza 2.ye yine bize denk geldi kitap hakkında diyicek pek bir şey yok bu sefer ahlak bekçileride okuyabilir on numara kitaptı vallahi bir tek 2.el aldığım kitap korsan çıktı param olunca hemen orjinalini alacağım varya kitaplarını hemen bitirmemek için ayda 1-2 tane okuyorum ve o sürede o kadar bokbok şeyler okudum ki ya gerçi şimdi kimsenin emeğine laf atmakta düşmez bize ama anlayın işte sevdiğim şey yeraltı edebiyatıymış e gidip kitaplarına bakıyorsun yok ağır roman yok gecenin sonuna yolculuk anca siksik felsefe kasan tayfa seviyor moruk ben bu adamcıyım bunla başladım kitap okumaya bunla bitiririm bir gün denk gelirsek bütün kitaplarımıda imzalatmak isterim birde eda inceleme ve yorumlarımdan utanıyor galiba onada dostum ben böyle bir okuyucuyum demek istiyorum neyse kısaca alın işte kitabı
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,3bin okunma
sevgili dostuma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 6. kitabı
·
151 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:29
Bu kitabı ikinci kez okuyorum. İlk kez lise yıllarımda karşıma çıkmıştı. O zamanlar kendi duygusal derinliğime yakın bir arkadaş bulmuştum kendime, zar zor. Ona, bu kitaptan esinlenerek “sevgili dostum” diye hitap ediyordum. YouTube’da şiir kanallarından bazı alıntılarını dinliyor, içimde bir yere dokunan cümleleri sanki bana yazılmış gibi sahipleniyordum. Sonra üniversiteye geçtiğimde bir kütüphaneden alıp okumaya başladım bu kitabı. Ama beni tam anlamıyla kesmedi. Çünkü bu kitap öyle sadece okunup geçilecek bir kitap değildi benim için. Altını çizmek, kenarlarına notlar almak, bazı cümlelerin yanına kendi iç sesimi bırakmak istiyordum. Fakat kitap kütüphanenindi; ben de “Biraz zaman geçsin, bu sefer kendime alayım. İstediğim gibi yazıp çizeyim, kendimce sahipleneyim,” dedim. Ve birkaç yıl sonra gerçekten aldım. Sadece kendime değil, başka bir duygusal derinliğe sahip, kendime çok yakın gördüğüm, neredeyse ruh ikizim gibi hissettiğim o arkadaşıma da aldım aynı kitaptan. Sanki ona uzun uzun anlatamadığım bazı şeyleri bu kitap anlatacaktı. Sanki “Ben bunu okuyorum, senin de okumanı istiyorum,” demek istedim. Belki de “Benim içimde böyle bir yer var, senin de orayı görmeni istiyorum,” demenin en zarif yoluydu bu. *Posta Kutusundaki Mızıka*, bana göre bir dostun bir dosta verebileceği en güzel duygusal derinliğin somut hâli gibi. Bazı kitaplar vardır; okurken sadece yazarın cümlelerini değil, kendi suskunluklarınızı da okursunuz. Zihninizden ve kalbinizden bir şeyler geçer ama onları kelimelere dökemezsiniz. Sonra bir bakarsınız, Ali Ural sizin yerinize söylemiş. Hem de sizin söylemeye cesaret edemediğiniz kadar zarif, sizin toparlayamadığınız kadar derin bir yerden söylemiş. Bu kitap benim için yalnızca denemelerden, mektuplardan ya da güzel cümlelerden oluşan bir
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
Puan vermedi·380 syf.·
2026 117. kitabı
#OkudumBitirdim #OrtakOkuma Esaret şehrinde bir kitapçı/Sharı J. Ryan Kitap 1940/2018 yılları arasında iki farklı zaman şeklinde ilerlerken, ikinci Dünya savaşı Nazi dönemini, Kitap ilerledikçe, sanki vücuduma saplanan tırtıklı bir hançerin acısı her sayfada biraz daha derinleşiyordu.Severek okuduğum bir kitap oldu benim için. Bu zorlu yolcukta bana eşlik eden değerli kitap dostum Melek Hanım'a teşekkür ediyorum. kitabı her yönüyle ele almanın keyfini yaşadık birlikte. Başka kitaplarda buluşmak dileğiyle 1940’ların Almanya’sında Matilda, çocukluk arkadaşı Hans’a aşık olur. Ancak savaşın acımasız yüzüyle birlikte Hans ve ailesi, Yahudi oldukları için Matilda’dan koparılır. Matilda, sevdiği kişiye ulaşabilmek için zorlu ve tehlikeli bir mücadeleye başlar. Yıllar sonra, Matilda’yla kan bağı olan Amerikada yaşayan Grace Laurent, Almanya’dan gelen beklenmedik bir miras haberiyle geçmişine yolculuğa çıkar. Kendisine kalan eski bir kitapçı ve içindeki mektuplar onu Matilda ile Hans’ın yarım kalmış hikâyesinde nelerle karşılaştıracak. "Etrafı ölümle çevrili Esaret şehrinde ki ablukayı aşkın gücü kırabilecek mi? Matilda, aşkı için neleri göze alacak? Grace'yi Esaret şehrinde ki kitapçı da geçmışinin sırrı çözebilecek mi? Bu soruların cevabı kitabımızda. Geçmiş ile bugün arasında kurulan bu etkileyici bağ, aşkın, kaybın ve umudun yıllara meydan okuyuşunu anlatırken, bazı sırların yıllar geçse de unutulmadığını gösteriyor.
Esaret Şehrinde Bir KitapçıShari J. Ryan · Arkadya Yayınları · 2022916 okunma
Sen Kadınsın Otur Oturduğun Yerde!
8/10
·100 syf.··
2026 37. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:33
Sıcak havaların etkisiyle kısa sürecek, bir çırpıda okunacak, elimden bırakamayacağım, akıcı bir kitap okumak istiyordum. Bu sebeple elim kitaplığımda duran ve okumadığım tek Moliere kitabı olan Kadınlar Mektebi'ne gitti. Moliere! :) Sadık dostum, zor zamanlarımın kurtarıcısı, gülmek istediğimde, gülerken biraz da düşünmek istediğimde sık sık başvurduğum bir yazar kendisi. Dün, gecenin geç saatlerinde başlamış kitabı bu sabahın erken saatlerinde bitirmiş bulunuyorum. Gelelim kitaba. :) Bu eserinde Moliere; erkeklerin kadınlara yönelik baskıcı ve kıskanç bakış açılarına, ahlak ve namus kavramının içeriğine, aşk ve evlilik kavramının sorgulanmasına, evlilik nedir/ne değildir?'in irdelenmesine yer vermiş. Bunları ele alırken yer yer mizahı yönünü de tabii ki ortaya koymuş. Bu eserinde diğerleri kadar gülemedim fakat bu durum, eserin değerinden ya da okurken aldığım keyiften hiçbir şey eksiltmedi. Yine her eserinde olduğu gibi bunda da yer yer ihanet, kaos, aldatmaca, entrika vardı. Bunların olmadığı bir esere Moliere eseri demem şahsen. :) Dili akıcı, okuması kolay ve keyifli bu kitabı; uzun, bol betimlemeli ve ağdalı anlatımlardan yorulmuş, edebi açıdan daha anlaşılır ve sade bir kitap okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla öneririm.
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma