10/10
·144 syf.··
2026 149. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 16:40
"Allah'ım bize 'İnşallah olur.' diye dua edip hayalini kurduğumuz şeylerin 'Çok şükür oldu.' sevincini yaşat." Herkese merhaba bugün kalemini çok sevdiğim Mecit hocanın yeni kitabı duayı keşfetmek ile geldim sizlere. Ben değerli hocamı okurken manevi bir doyum hissediyorum. İnsanın bazı kitaplarla ruhu da huzur doluyor. İşte bu güzel kitap da öyle oldu benim için. Kitabımız Bir dervişin teselli koleksiyonu serisinin son kitabı ve detaylı bir şekilde duayı ele alıyor. 15 bölümden oluşurken insana her anında duayla teselli buldururken , ruhu maneviyata da doyuruyor aynı zamanda. Kitap birçok içerikle desteklenirken insanın ibadet biçimi olan dua ayrıntılanmış. Tasavvuf felsefesi Allah'a olan teslimiyeti, insanın her anında Allah'a dönüşü ve doğru dua nasıl olmalı sorusunun cevaplarıyla içeriği oldukça zengin bir kitap olmuş. Hala tanışmadıysanız bu güzel seriye mutlaka bir şans vermenizi tavsiye ederim
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Çok güzel ve çok etkileyici bir kitap okudum. Sıkıcı ve romantik bir tren romanı okuyacağımı zannederek başladım. Ama çok nadir olan bir şey oldu ve daha ilk sayfadan bu kitabı çok seveceğimi anladım. Hatta bununla da kalmadı; gözlerimi dolduracağını da hissettirdi. Roman boyunca da bu hislerim hiç değişmedi. Zaman zaman okurken ruhsal olarak beni zorladı, mola vermek istedim; ama olay örgüsü o kadar güzel kurgulanmıştı ki bir an bile elimden bırakamadım. Neydi peki bu kadar güzel olan? Malma İstasyonu'nda olaylar tek bir anlatıcının ağzından aktarılmıyor. Roman, farklı bölümlerde farklı karakterlerin bakış açılarına geçiyor. Ana karakter olan Harriet kendi çocukluğunu ve yaşadıklarını anlatıyor. Oskar, Harriet ile evliliğini ve ilişkilerindeki dinamikleri kendi açısından aktarıyor. Yana ise anne ve babasıyla olan ilişkisini, onların ona yaşattığı deneyimleri anlatıyor. Bu anlatımlar -beklendiği gibi- birbirinden kopuk hikâyeler değil; aynı aile tarihinin ve aynı duygusal mirasın farklı parçaları. Aslında tek bir hikâyenin farklı kuşaklar ve farklı bilinçler üzerinden anlatılması söz konusu. Romanın önemli temalarından biri de travmanın, sevginin, ihmalkârlığın ve aile içi davranışların nesilden nesile nasıl aktarıldığı. Bu yüzden Harriet'in çocukluğu, Oskar'ın evliliği ve Yana'nın yaşadıkları birbirine bağlı halkalar gibi okunabiliyor. Bir çocuğun dünyasına atılan küçücük bir taşın nasıl halka halka büyüyerek tüm yaşamını, hayatına giren insanları ve hatta sonraki nesilleri etkilediğine tanık oluyoruz. Malma İstasyonu çok hüzünlü bir hikâye. Ama bu hüznün yanında zehirli bir yanı da var. Bir çocuk, ailesi tarafından yalnızca karşılıksız sevilmek ister; ama Harriet bunu hiç bulamadı. Hep istenmeyen, hep fazlalık olan tarafta kaldı. Bu da ona hayatı boyunca
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
birey olabilmek zordur toplumda
6/10
·69 syf.··
2026 74. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:17
"Hiç kimse gece gündüz, sürekli olarak açlık sanatçısını izleyemezdi. Bu yüzden de hiç kimse açlığın çok sıkı ve sürekli olduğuna dair ilk elden bir kanıt sunamazdı; bunu yalnızca açlık sanatçısı bilebilirdi." Dünya klasiklerinden Franz Kafka kaleminden Açlık Sanatçısı kitabı koridor yayıncılıktan Ahmet Arpat çevirisi ile hikaye türünde kitap. Açlık Sanatçısı, insanın varoluşsal yalnızlığını ,modern bireyin kendini anlama ve ifade etme arayışını, toplumun bu çabayı anlamaktaki yetersizliğini ve sanatın doğasına dair derin bir alegori sunar. Hikayede, sanatçı şehir meydanlarında ve sirklerde insanlara bir kafesin içinde günlerce, hatta haftalarca hiçbir şey yemeyerek aç kalarak izleyicilerine ve kendisine ruhsal doyum sağlayan bir gösteri sunmaktadır. Hayatını sadece bu yolla idame ettiren sanatçı kafeste aç kalmayı büyük bir tutkuyla yapar. İnsanların, sanatçı üzerindeki ne zaman yemek yiyecek düşüncesiyle yaptığı psikolojik baskı ve merak duygusu gece-gündüz yorulmak bilmeden sanatçının başında acaba yemek yer mi düşüncesiyle deyim yerindeyse nöbet tutma süreçlerini de kitapta aktarılır. Ancak zamanla merak ve ilgi de azalır halkın eğlence anlayışı değişir. Açlık sanatçısı bir sirk köşesinde, unutulmuş kafeste yapayalnız kalır. Açlık sanatçısının yerine panter konur. Panteri izlemeye gelen seyirciler açlık sanatçısına göre daha fazladır. Bunun nedeni de panterin hayattan daha fazla keyif almasıdır. Hikâyede ayrıca panterin canı ne isterse verildiğinden bahseder. Bu da okuyuculara birçok açıdan yorumlanabilecek bir ipucudur. Sanatçılara verilen değeri gösteren Açlık Sanatçısı, Kafka’nın ölmeden önce yayımlanan son eseridir. "Birey büyük ölçüde toplum tarafından yalnız bırakılır ve mağdur edilir." Dönemin ve toplumun dişlileri arasında sıkışmış, kendini bulmayı
1000Kitap
Açlık SanatçısıFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20007,5bin okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Gerçek ve kurguyu ayırt etmekte zorlandığım bir kitap. Son ana kadar karakterin hikayesiyle bütünleşip inandıktan sonra gelen müthiş ters köşe… Kitabın çevirisi beklediğimden çok daha iyi. Karakterin ruh hali, inançları öyle güzel tasvir edilmiş ki bir seri katili doğrudan anlayabiliyorsun ve bunu garipsemiyorsun. Karakteri süslemeden, yüceltmeden, yanlış ve doğrularını ele alarak yazılması da okurken keyif veriyor. Kalem güçlü olunca böyle bir kitapta bile komik şakalar görebiliyor insan. Karakter, kitabın başlarında her serikatilin duygu ve histen uzak olduğunu,öldürmenin verdiği hazzın aslında onları doyum noktasını ulaştırmadığını söylüyor. Onların pek tabii normal insanlara göre daha hissiz ve hayvanca dürtüleri olduğunu ve işledikleri cinayetlerin onlar için sadece birer eylem olduğunu söylüyor. Bir seri katilin düşünce yapısını doğrudan ve emin anlatması biraz korkutucu açıkçası. Okuduğumuz bir çok kitapta kahramanları anlamaya çalışır, onların dünyasına gireriz. Onlar için üzülür, mutlu olur bazen de haksızlığa uğradığını düşünüp içerleriz ki bunlar bazen elimizde olmadan yaptığımız şeylerdir. Ama tuhaftır ki bu kitapta karakterle empati kurup anlasan da hafıza kaybını onun tabiriyle Tanrının onun için planladığı bir ceza fikrine katılsan da sonunda farklı düşünüyorsun. Çünkü anlatımda karakter ne kadar iyi ifade ediliyorsa da bir o kadar yanlışlık var fikri aşılanıyor. Ters köşe bekliyordum tahminlerim de vardı ama bu kadarını düşünemezdim. İyi takip edilmesi gereken,dikkat isteyen bir kitap. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmayacak gibi. Okuması da anlaması da ayrı keyifliydi.
Duygu ve Düşünce
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
9/10
·112 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 18:43
Modern hümanizmin doğuşunu müjdeleyen Nietzsche Tanrının öldüğünü söylemişti. Gray, ona katılsa da bunu kutlamadı çünkü eski Tanrı yeni tanrımızın doğacağı medeniyetin üzerine, silikon vadisine defnedilmişti. İnsanoğlu evrimin son kuşak tamamlayıcısının kendinin mekanik üst modeli olacağını öngöremedi. Bilgi çağı nihilist nesiller yetiştirdi. Gray, kuklayı tanımlarken yer çekimine meydan okumadan karşı durabilen kişi olarak kendini gerçekleştirme gayesi gütmeyen bir maketten söz ediyor. O, modern yaşama ayak uydurma çabasıyla git gide mekanikleşen insan hayatından ve olgunluk taşımayan siyasi figüranların kitlelerin özgürlüğünde ne denli önem taşıdığını açın sözlülükle anlaşılır bir dille anlatıyor. Açıkçası benim için son zamanlarda türünün içinde keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Gray, hümanizme tamamen karşı olmamakla birlikte insanoğlunun kendi sonunu değil fakat yaşaması için gerekli olan sonu gerçekleşmeye yaklaştığı konusunda uyarıda bulunuyor. Yaşamak için ordular kurarak asker yetiştirmek yerine atom bombaları ile hem halk hem de askerler zarar görmeden savaş kazanabilir. Hümanizm kişilere takılmadan gerçekleşen yeni ölüm yolları keşfetmemizde bize yardımcı olur. Ölürüz ve öldürürüz çünkü biz tanrının evlatları olarak nedenlerimiz de kutsanmıştır. İnsanın anlam arayışı kendinden daha yüksek gördüğü irade serbestisine sahip yeni bir tanrı yaratmanın yollarını aramalarına neden oldu. Gray’e göre onların da bir kuklaya ihtiyacı vardı ve sınırsız bilinçle kodladıkları makinelerin veri işleme hızı ile talebe yönelik gerçekleştirdiği analiz yetenekleri insanoğlunu bu kuklaya bağımlı hale getirterek kendi kültürüne alıştırdı. Artık insanoğlu da mekanik düşünce biçimiyle düşünce üretme deneyimini tadıyor. Dahası hümanizm ile yaratım
Kuklanın RuhuJohn Gray · Yapı Kredi Yayınları · 2017214 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 22. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 10:57
HASÂİSÜ’N-NEBÎ (Hasâis: O’na özgü hususiyetler, ayırt edici nitelikler ve üstün özellikler anlamına gelmektedir.) Eserimiz, Hz. Nebiyy-i Muhterem Efendimiz’in ﷺ hayatını ve şahsiyetini yüzeysel bilgilerle değil, Fıkhi ve akademik temellerle daha derinlemesine ve sahih bilgiler ışığında, yakından tanımak isteyenler için kaynak niteliğinde bir eserdi. Efendimiz’in ﷺ sahip olduğu vasıfları, O’na ﷺ özgü farzları, mübahları, haramları kaleme alırken aynı zamanda tüm bunların hikmet boyutunun da üzerinde titizlikle durup altını çizmişti. Anlatılan Efendimiz ﷺ olunca okumaya doyum olmadı. Dili sade, anlatımı ise akademik bir çalışma özelliği taşımasına rağmen gayet akıcıydı. Eserde benim en çok gönlümü fetheden noktalardan biriyse yazarın içinde derin sevgi barındıran eşsiz hitapları oldu. Her sayfada ayrı bir hitabı vardı okurken gönlü coşuyor insanın. Şu hitaplara bakar mısınız Cenâb-ı Habîb-i Zî-şân Efendimiz ﷺ Cenâb-ı Mefharü'l-Enbiyâ ve'l-Mürselîn ﷺ Cenâb-ı Resûlü's-sekaleyn Efendimiz ﷺ Cenâb-ı Resûl-i Güzîn Efendimiz ﷺ Seyyidü'l-Kevneyn Efendimiz ﷺ Mefhari'l-mevcudât Efendimiz ﷺ
Hasâisü'n-NebîÜnal Şahin · Misvak Neşriyat · 20263 okunma