Kulağa paradoksal geliyor ama genellikle bize doyum veren ilişkiler kurduğumuz kişilerin yasını tutmak,aramızda yarım kalan çok fazla mesele olanların yasını tutmaktan daha kolaydır.
Dağ adamlarına göre "devlet işi" para ödenen her tür iş anlamına geliyordu. Büyükbaba düzenli bir işe girmeye dayanamazdı. Yapılan her şeyin doyum vermeden zamanı tükettiğini söyledi. Ki bu da mantıklıydı.
İnsanın sürekli ve derin arzuyla yetersiz doyum arasında her daim gidip geldiğini, hep isteyen, arzulayan insanın doyuma hiçbir zaman tam olarak erişemeyeceğini; bundan dolayı acının sürekli, hazzın geçici olup insanın en büyük hatasının dünyaya gelmiş olmak olduğunu söyleyen Schopenhauer’a göre, insanın mutsuzluğunun ve çektiği acıların kaynağında, tatmin edilmesi hiçbir zaman mümkün olmayan arzular, tam olarak karşılamayan istekler, amaçsız ve boşuna çabalama vardır.
Yaşam, zamansız. Yaşamın hiçbir zamanı yok. Çocukluk, kadınlık , erkeklik, yaşlılık , yaşam , ölüm, sevgi , sevgisizlik, doyum, doyumsuzluk, her şey iç içe.
Sevdiğim bir adamla evlenirsen, yaşanan ilk yılların tadına doyum olmaz. Bu hep böyledir. Hatta, ilk yıllarda karı koca arasındaki kavgaların bile bir başka tadı olur ve kolayca tatlıya bağlanır.