ah yıldızlar, bulutlar, rüzgarlar; nasıl da hazırsınız benimle alay etmeye. Eğer gerçekten acıyorsanız halime, yok edin şu duygularımı,anılarımı. Bırakın bir hiç olayım, aksi takdirde gidin buralardan. Gidin ve terk edin beni karanlığa.
Dürtülerimiz yalnızca açlık,susuzluk ve şehvetten ibaret olsaydı neredeyse özgür olacaktık. Oysa şimdi esen her rüzgardan, tesadüf eseri edilmiş bir sözden ya da o sözün zihnimizde uyandırdığı manzaradan etkilenir durumdayız.