Uzun süredir bir senfoni dinlemedim. Ama bir senfoni okuduğumu rahatlıkla ifade edebilirim.
Yazarla ilk kez tanışıyorum. Tam anlamıyla mükemmel. Bir müzik parçası gibi, bir beste gibi akıp gitti. Neler anlattığının çok önemli olmadığı, sadece nasıl anlattığına kendimi bıraktım. İnsanlar, kitaplar ve müzik. Yoksa hepsi aynı şey mi? Öyledir belki. Ya da imkansız bir ana imkansızın şarkısı adını vermiş.
Kendini bulmaya çalışan insanların çabası, bulamamanın hüznü, hüznü giderememenin şarkısı. Aşk, erotizm, bağlılık ve onlarca yolda dolaşan insan. Konuşmak, paylaşmak, dostluk ve acı. Tüm bir hayattı sanki okuduğum.
Çok şey yazmak isteyip de hiç yazamamak, içinde olduğum durum bu.
Belki sonra yazarım.