Fatmanur

Puan vermedi·463 syf.··
2026 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 02:40
Açıkçası kitabı okumak çok zamanımı aldı. Ben ilerlettiğim diğer kitapların yanına olay örgüsü yoğun bir kitap olduğunu düşündüğüm için eklemiştim. Kitabı sahaf tavsiyesiyle aldım. Kitaptaki karakterlerin neyi ve kimleri temsil ettiğini araştırınca ilgimi daha çok çekti. Kısaca bahsedeyim: Cebelavi yaratıcıyı, Edhem Adem'i, İdris İblis'i, Hümam ve Kadri Habil ve Kabil'i, Umayma Havva'yı, Cebel Musa'yı, Rıfat İsa'yı, Kasım Muhammed'i, Arif'te bilimi temsil ediyormuş. Kitabı genel olarak düşündüğümde sevdiğimi söyleyebilirim ve karakterlerin temsil ettiği kişileri öğrendiğimde okumam daha anlamlı ve akıcı bir hale geldi. İnsanlık tarihinde peygamberlerin savaşlarını, kurdukları düzeni ve sonrasında bu düzenin bozuluşunun sürekli tekrarlanışı, yeni bir zorbanın hep doğuşu ve yükselişini bunlara rağmen sokak halkının hep derin bir unutma hastalığına sahip olduğu anlatılıyordu. Çağımızın da yeni düzenini oluşturmanın geçmişe duyduğumuz saygının yanında geçmişe takılı kalmadan kendi aklımızı ve imkanlarımızı kullanarak pozitif bilimlerle durmaksızın yeni ve faydalı şeyler üretmekten geçtiğini söylüyor. Geçmiş anlatılarını, kahramanlıklarını içselleştirmeden sadece hikaye dinler gibi günümüzle ilişkilendirmeyip herhangi bir çıkarım yapmadığımız eleştiriliyor yani özetle geçmişi kendi haline bırak ve gelecekte anlatılacak geçmişi oluştur diyor. Ama dediğim gibi verdiği mesajı kitaba genel bir açıdan baktığın zaman algılayabiliyorsun. Kitap belki bu kadar uzatılmayabilirdi. Daha ilgi çekici ve akılda kalıcı olurdu. Kitap bittiğinde Breaking Bad'i bitirdiğimdeki gibi hissettim bu yüzden, verilen ders etkileyici ama süreci yorucu ve anlamını zedeliyor gibi geldi. Son olarak kitabın sonundan bir cümle ile incelememi bitireyim: Gecenin ardından gün nasıl doğuyorsa adaletsizlik de
Cebelavi Sokağının ÇocuklarıNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 20172,572 okunma
Reklam
Puan vermedi·556 syf.··
2025 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 16:11
Herhangi bir şeyde durumun heyecanına kapılıp mantığı geri plana atarak kendini öne atmak yıkım getiriyor. Çoğunluk bunu cesaret olarak adlandırmakta. Birden sökün eden duyguları analiz etmek belki de en büyük sağduyulardan birisidir. Olayların nihayete ermesini ani duygu sellerinden, kahramanlıktan ziyade sakinlik ve sağduyu sağlıyor. Diğer türlü bitmek tükenmek bilmez pişmanlıklar hayatı kaplıyor. Sağduyuyu sağlayan önemli şeylerden birisi de özümsenmiş bilgi. Etienne'nin farkında olduğu ve bilinçsizce gidermeye çalıştığı ama düzensizlik içinde bilgileri anlamadan kabullenmesine neden olan bilginin eksikliği ve özümsenmemesi duygularına esir olup kalabalığı coşturarak özgürlüklerini ve haklarını elde edebileceklerine inandırmıştı. Her ne kadar sayıca üstünlük sağlansa bile bunun sonunun acı, hatta geçmişe nazaran daha fazla acı olduğunu görmek durumunda kaldılar. Duygular özümsenmiş bilgi varlığında bizi bilginin önderliğinde harekete geçiren güçlü itkilerken, bilginin olmadığı veya zihinde netleşmediği durumlarda ise bizi sadece bilinçsizce öne atan bir güç olduğu için felaketimiz olabiliyor.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
9/10
·140 syf.··
2022 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2022 13:11
Bana kalırsa yeraltı adamı, yeraltını oluşturmasına sebep oldukları için insanlardan bu kadar tiksiniyor. Kendisini korumak için yeraltını oluşturmuş. Ama kendisinin de bir insan olduğunu unutarak burada saklanıyor. Her ne kadar kendisiyle insanlardan uzaklaşıp ayrıştığı için gurur duysa da kendisini de tiksindirici buluyor. Toplumdan hep dışlanıp uzaklaştırıldığı için sevgiyi tanıyamamış. Yeraltını oluşturup orada geliştirmiş kendini. İnsanlara olan özlemini kendi içinde dindirmeye çalışmış. Liza'ya bu şekilde davranmasının sebebi de birisinin ona sevgi gösterebileceğini görmesiydi. Bu onu çok korkuttu. Ne kadar tutarsız bir adam olsa da korkak değildi. Albayı tokatlamayı düşünerek gitmişti o eve kadar ama ne albay'dan ne dayaktan ne de hapisten korktu. Sadece Liza'dan korktu. Birisinin onu görmesinden, anlamasından korktu. O insanların gözlerinde varolmamaya alışmıştı. Liza'yı aşağılamaya çalışması aslında onun sevgiyi alt etmeye çalışmasıydı. Yeraltı adamı yine yeraltına indi. Artık yine kimsenin gözünde varolmayacak. Yine kendisinden tiksinecek. Belki o da benim istiridyem gibi onun yeraltının kendisini koruduğunu, desteklediğini sanıyordu. İkimiz de çok yanıldık. Yeraltı artık onun üzerine kapandı fakat benim istiridyem hala aralık.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Bol bol spoiler içerir!!!
Puan vermedi·626 syf.··
2021 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 11:07
Herkes kitabın çok saracağından bahsediyordu sardı da 626 sayfa nasıl bitti anlamadım. Jane' in Mrs.Reed'e karşı kendini koruması kendini asla ezdirmemeye çalışması gerçekten hoşuma gitti. Mrs.Reed'den de anneliğinden de tiksiniyorum öyle çocuk mu yetiştirilir peki ya Jane'nin amcasına Jane'nin öldüğünü söylemesine ne demeli kıskançlığa bak yetim ve öksüz bir kızdan ne istedin cidden anlamıyorum. Ölürken bile aynı şeyi yaptı Jane'i suçladı huylu huyundan vazgeçmiyor demek ki. Zamanla Jane güçlendikçe ben de onunla güçlendim. Jane'nın karakterini gerçekten çok sevdim. Yatılı okuldaki Helen kalbimi dağladı ona da tek kızdığım nokta asla kendini korumamasıydı. Ölümü de çok hoştu aynı kendisi gibi* Onca sene boyunca Jane'i ziyaret etmeye bir Bessie geldi valla teşekkürler Bessie.Şimdi Mr.Rochester mevzusuna değineceğim başlarda yaş farkı çok gözümü korkuttu bu çifti seveceğimi düşünemedim ama zamanla gelişen duyguları ve onları aktarış biçimleri beni mest etti sadece tek memnun olmadığım Mr.Rochester'in çok iltifat edip durması bilemiyorum biraz bayağı geldi kendimi Jane'nin yerine koyunca. Adele çok tatlı bir kızdı cidden o Fransızca yerleri okuduğumda nedense daha da tatlı buldum onu (bu ne saçma bir cümle oldu böyle). En sevmediğim karakterlerden birisi Blanche İngram'dı. Çok tiksindirici bir karakteri olduğunu düşünüyorum kesinlikle annesinden geçmiş. Mr.Rochester'in evlenme teklifi edeceği esnada ağladım tahmin etmemiştim İrlanda'ya gideceğimizi düşünüyordum Mr.Rochester'dan Thornfield'den ayrılacağımızı düşünmek korkunç geldi. Mr.Rochester'in sırrını öğrendiğimde onu suçlamadım ama yine de evlenmeden önce bilmeliydim bu fazlaca kötü hissettirdi bende olsam Jane gibi yeni bir hayat kurmak için buradaki hayatımı her ne kadar sevsem de bırakıp giderdim. Bertha'nın hali
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2021 37. kitabı
Başarılarını kibrinle mahvetme ve sonsuz olmadığını bil muhakkak bir sonun var! Kibrin insanı ne hale getirebileceğini gayet güzel açıklamış. Kitapta Zacharius usta sonsuz olmak istiyordu kendini zamanın yaratıcısı olarak adlandırıyordu ne yazık ki kibrinden vazgeçmedi ve sonu çok hazin bir şekilde oldu. Kitap gayet akıcıydı. Okumanızı öneririm.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma