ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz.
ruh,başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar
hep bir şeyleri yanlış yaptığı duygusuyla, bulanık bir belirsizliğin içinde yaşıyor suçluluk hissi ruhunun derisi oldu bu hissin derisi kadar kendisinin olduğunu biliyor nasıl derisinden kurtulamazsa, bu histen de kurtulamaz, gerçeği umutsuzca kabullendi
ayrıca bir de şey vardı; ben bu ‘arasına karışmak’ denilen davranıştan ürkerdim sanki hapisane gibi bir şeydi bu; çünkü ben bir şeyin içine girdim mi, arasına karıştım mı, kolay çıkamazdım.