allak bullak olmuş bir kafayı bedenimde taşımanın zorluğuyla yürüyordum
çatlak duvarlarından içeriye doğru kan sızan bir kalbi taşımanın acısıyla yürüyordum
fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak senin için o kadar güç olmamıştır
insan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur ama bilir misin bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır
ben yatağımda, gözlerimi beyaz tavana dikmiş sırtüstü yatarken sessizlik büyüdü, büyüdü, bir an geldi ki kulak zarımın sessizlikten patlayacağını sandım
ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz.
ruh,başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar