Enes Başak

Enes Başak
@drenesbasak
Doktor
Yüksek Lisans
Aksaray
Adıyaman
297 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı

Enes Başak

, bir kitap okudu
7/10
·208 syf.··
2023 7. kitabı
Pierre Boulle
8.9/10 · 6,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·200 syf.··
2023 6. kitabı
1984 İstanbul doğumlu olan Muhammed Enes Topgül, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalında yüksek lisansını yapan Topgül, aynı fakültede araştırma görevlisi oldu. Akademik hayatına doçent unvanı ile devam eden Topgül alanındaki araştırmalarına devam etmektedir. Râvi, kelime anlamı olarak öğrendiği hadisi rivayet eden kişi demektir. “Râvi” eserinde Topgül, bir muhaddisin hadis ilmini öğrenmek amacıyla yaptığı seyahatleri anlatıyor. Bu anlatım, kurmaca ile gerçek veriler arasında cereyan ediyor. Eserde tek bir zaman akışı olmayıp, birbirinden farklı zaman akışları mevcut. Topgül, bu zaman akışları aracılığıyla muhaddisin hem öğrencilik hayatını hem de hocalık hayatını aktarıyor. Akıcı bir üsluba sahip olan eser, okuyucuyu muhaddisle birlikte bir ilim seyahatine çıkarıyor. Geçmiş zamana gidelim. 800’lü yıllardayız. Seyahat etmek son derece zorlu. İmkânlar kısıtlı. Verilerin, bilgilerin yayınlandığı bir internet ortamı yok. Kitap sayısı çok az. Kâğıt bulmak bile çok zor. Bu şartlarda, hadis öğrenmek için 4-5 yıl boyunca develer üstünde seyahat ediyorsunuz. Gittiğiniz yerlerde 5-10 hadis öğrenmek için bir hocaya kendinizi kabul ettiriyorsunuz. Bu hadisleri kâğıtlara aktarıyorsunuz. Ezberliyorsunuz. Geceleri sadece 4 saat uyuyup tashih işleri yapıyorsunuz. Oradan bir başka şehre, bir başka hocaya, bir başka gurbete gidiyorsunuz… Bu yolculuk, uykusuzluk ve yoğun çalışma yıllarca sürüyor. Vefakâr, cefakâr ve fedakâr ilim âşıkları olmasaydı bugünkü hadis ilmine sahip olamazdık. Sadece hadis ilmi değil, bu durum diğer ilimler için de geçerli. Bu sebeple ilim tahsili yapmak isteyen gençlerin her zaman teşvik edilmesi gerekiyor. Bu zahmetleri çekecek gençlerimize, geleceğimiz adına ihtiyaç
RâviMuhammed Enes Topgül · Ketebe yayınevi · 2021877 okunma
10/10
·192 syf.··
2023 5. kitabı
Ayşe Şasa ismini bu kitapla öğrendim. Oysa kendisi birçok Yeşilçam filminin senaristliğini yapmış başarılı biri. “Bir Ruh Macerası” eseri röportaj türünde olup Ayşe Şasa’nın hayatını anlatıyor. Ancak yine Şasa’nın kendisinin ifade ettiği üzere, bu eserde önemli olan Ayşe Şasa değil, onun yaşadıklarını Türkiye’de bir dönem milyonlarca kişinin yaşamış olmasıdır. Bir toplum mühendisliğinin ve bir milletin geçmişi ile bağlarının koparılması sürecidir. Esere bu umumi çerçeveden bakmak daha geniş düşünmenizi sağlayacaktır. Şasa bebekliği ile birlikte yabancı mürebbiyelere veriliyor. Bu mürebbiyeler kendi bildikleri yöntemler ile bebekleri okul çağına kadar yetiştiriyor. Bu kişiler genellikle yabancı uyruklu olup sadece anadilleri ile iletişim kuruyorlar. Mürebbiye Alman ise bebek önce Almanca öğreniyor, Fransız ise önce Fransızca öğreniyor, daha sonra Türkçe öğreniyor. Ayrıca bu mürebbiyeler, çeşitli günlerde çocukları kiliseye götürüyorlar. Gün içinde ise İslam ile bağdaşmayan ifadeler kuruyor, Hıristiyanlık ve Yahudilik hakkında ise olumlu telkinlerde bulunuyorlar. Düşünün ki Şasa’nın bu yaşadıklarını, Tanzimat’la birlikte milyonlarca bebek ve çocuk yaşadı. Sormak istiyorum, Türkiye bir sömürge ülkesi midir? Neden çocuklarımızı yabancı kadınlara teslim ettik? Neden önce Türkçe değil de Almanca, Fransızca öğrenmelerine karşı çıkmadık? Neden İslam adına tek kelime öğretmezken kiliseye götürülmelerine hayır demedik? Batılılaşma hareketi Osmanlı’da 18. yüzyılda başlamıştı. Daha çok teknolojik, askeri ve idari olan bu hareketler nispeten masumdu. Oysa Tanzimat’la birlikte başlayan dönemde artan batılılaşma hareketi kültürel, dini ve milli bir batılılaşma hareketiydi. Toplumun geçmişi ile bağları bir bıçak gibi kesilmişti. Batıya ait her şey iyi ve güzel kabul edilirken,
Bir Ruh MacerasıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 20223,029 okunma
8/10
·72 syf.··
2023 4. kitabı
Genç yazar Mehmet Fazlı Gök, 1996 yılında Ankara’da doğdu. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Gök hakkında daha fazla bilgi sahibi değiliz. Belki de kendisi hakkında bu kadar bilgiye sahip olmamızı yine kendisi istedi. Çünkü bu bilgileri, 2022 yılı Yaşar Nabi Öykü Ödülü alan “Çirkin Sevgilim” eserinden öğreniyoruz. “Çirkin Sevgilim” eserinde konu bağlamı birbirinden farklı beş öykü yer alıyor. Eserin geneline akıcı bir üslup hâkim. Okuyucuyu yormayacak düzeyde yabancı kelimeler de içeren eser, bir bakıma bir kültür harmanı yaşatıyor diyebiliriz. Öykülerdeki kahramanlara yaşadıkları sorunlu hayatlarından ve duygularından bir kaçış yolu sunulmuyor. Bir bakıma kahramanlar, sahip oldukları içinden çıkılmaz hayatlarında çaresizce sürüklenip gidiyorlar. Gök eserinde isim belirtmeden siyasi eleştirilerde bulunuyor. “Çünkü onu, yaşanan binlerce travmatik olaydan, mahvettiği çocukluğum ve gençliğimden en fazla bir anlığına soyutlayabilirim” cümlesi ile siyasi eleştirisini en üst perdeden yapıyor. Detaya inmekten kaçınıyor, sadece durumun farkında olduğunu belirtiyor. Ayrıca Gök eserinde, derin ve anlamlı bir yaşantıdan uzak, edebiyat ve sanattan kopuk, hayatını değersiz bir şekilde harcayan kalabalık kitlelere de serzenişte bulunuyor. Sanatçı ve ince ruhlu insanların bu kalabalık kitleler tarafından boğulduğunu belirtiyor. Son derece güzel bir kapanışla biten eser, sanata ve edebiyata hasret yaşayan azınlığın bir sesi gibi duruyor…
Çirkin SevgilimMehmet Fazlı Gök · Varlık Yayınları · 202227 okunma