Puan vermedi·56 syf.··
2025 941. kitabı
This short story, which is included in Mikhail Bulgakov's book Memoirs of a Young Doctor, was also presented to the reader with the translation of Ergin Altay in the Can Publications Short Modern Series. Oykü was first published in 1927 in the magazine Medinsinskii Robotnik (Medical Worker). The incident tells the story of the process of a young doctor assigned to a remote village slowly becoming addicted to morphine. Bulgakov conveys the doctor's internal conflict and drift to addiction in an environment of professional difficulties, loneliness and desperation in a very striking way. Although it is a short story that can be read in one breath, it can sometimes be criticized in this aspect. But it should not be forgotten that the story is a link of the whole as part of the Memoirs of a Young Doctor series. • It is both easy to read and impressive; it offers an enjoyable experience, especially for those interested in the themes of medicine, the human spirit and loneliness.
Alıntı
MorfinMihail Bulgakov · Can Yayınları · 20191,822 okunma
Finneganın Baldızı: (+18) Bir Özet
5/10
·672 syf.··
2025 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 17:15
[Hem de Ayranım Dökülmesin Babında Bir Sorumluluk Reddi]: Başta Campbell'in "A Skeleton Key to Finnegans Wake" adlı metni olmak üzere çeşitli kaynak eserlerin yalancılığını icra etmekteyim. Şimdi... En başta Finnegan diye bir arkadaş var, merdivenden düşüyor. Ancak o da ne: morte? Sonra curcuna kopuyor tabii, “Vay efendim, nasıl olur da bizim Finnegan ölür?” “Çünkü,” diyorlar, “Finnegan bir efsane ve efsaneler de… Bir de… Yav bak şimdi biz Allah sanıyorduk onu galiba ya; yalan olmasın, Allah da sanmış olabiliriz.” Cenazesinde ise kaç bahtın ahını aldıysa mevta bedenine içki dökülüveriyor; tabii hemen anında (ve çünkü illa ayyaşlığını yapacak ya) “Ahıağğbijm ölmedim yaubijm, içim geçmişm!” diye zıplıyor rahmetli. Gelgelelim etrafındakiler, ha merdiveni devirdi ha beynini dağıttı derken Finnegan’ın götünü toplamaktan sıkıldıkları için, “Şşş, tamam, yat, yok bir şey,” diyerek Finnegan çağını kapatıyorlar. İşte! Eşinizi dostunuzu iyi tanıyın. Finnegan’ın anlatıda bıraktığı boşluğa bu noktada pub işletmecisi Humphrey Chimpden Earwicker’ı (HCE) alıyoruz. Bu adamın adını (paşa keyfiniz uygun görecek olursa) “Here Comes Everybody” diye de açabiliyorsunuz. Sınırsız eğlenceye merhaba. Her neyse, işte bu adam, evet, bu adam yok mu, bu adamın iki oğlu bir kızı var. Kendisi de hem Hür İrlanda devletini hem de Tanrı’yı temsil ediyor. Takılmayın bunlara; gerçek değil bunlar, edebiyat. O değil asıl bak, asıl başka ne oluyor: Bir gün bunun yolunu kesiyorlar, diyorlar ki, "Seni askerler görmüş," diyorlar, "Ha, Humprey? Mahallemizin karısına kızına sırnaşıyormuşsun. Askerler görmüş seni, şahidiz diyorlar. Açıyormuşsun, buyrun bakalım haydiiii diye sallıyormuşsun. Üç askerimiz Humprey, sallıyormuşsun! Bu da ne demek oluyor?!" İşte, kim bilir ne demek oluyor, çünkü HCE de bir türlü
Finnegans WakeJames Joyce · Alma Books · 0104 okunma
Reklam
9/10
·296 syf.··
2025 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 13:51
Beklentilerimi karşılayan harika yazılmış bir seri... (Aşağıda Spoiler Olabilir Dikkat) Harika belki okuyanı beklentiyle doldurabilir ama bir Cam şato, Hilal şehir veya Dördüncü Kanat bulmayınca şaşırmayın. O tür kitapları hala okumamama rağmen nasıl yazıldığını biliyorum kendimce. Bu kitabın teması, konusu, yazımı çok güzeldi. Çok beğendim. Bazıları yan karakterler sönük kalmış denmiş ama yazar öyle yazsaydı muhtemelen bir Cam Şato serisi gibi 7-8 kitaplı bir seri olabilirdi ki bence bu hikayenin yazılış amacını aşardı diye düşünüyorum ki araştırdım bir sürü novella var. Bilgi: Sırasıyla Saint, Tides, The Last Legacy (Son Miras-Yabancı) ve Drift olmak üzere 4 novella var. Saint ve Tides, ana seriden önce, Drift ve Son Miras ana seriden sonra okunacak novellalar.Tides ve Son Miras, Sangay Holm limanında daha doğrusu Bastian'da geçen olaylarla alakalı, Roth'larla yani şimdilik okumayı düşünmüyorum. Ama Drift kısa; Willa ve Koy hakkında onu okumaya başladım bile merak ediyorum açıkcası skdjs Saint ve Isolde arasında aşkı merak ediyorum onu da bir ara okurum yani Saint tabiri caizse kurnaz serseri.... Ana kitaplar harika yazılmı, betimlemeler, diyaloglar, olaylar çok ilginç ve güzeldi. Deniz temalı bir kitabı ilk defa okuduğum için bana ilginç gelmiş olabilir. Ayrıca acayip sürükleyici, reading slumptan çıkmak için birebir bir kitap. Favorim bu kitapta Ticaret Konseyi'nde Saint'in şok edici şeyler yapmasıydı…. Fable gibi bende inanamadım djfsfhkk Harikaydı...Bu seriyi okuduğum için mutluyum. Popüler veya yapay zeka ile yapılan kitaplar yerine böyle kaliteli yazılmış bir seriyi okumak daha değerli. Neyse. Ben tavsiye ediyorum okumak size kalmış. Adios. Sevgiler.
EfsaneAdrienne Young · Yabancı Yayınları · 2022658 okunma
Bu incelemeyi okumayın. KİTABI HİÇ OKUMAYIN!!!
10/10
·176 syf.··
2025 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 23:54
Ütopik bir ülke, deneysel bir yönetim biçimi. İlginç bir sosyal hayat. Garip bir ülke. Gaipya Cumhuriyeti. Yazar Ali Ceyhun Çelikman, hayalini kurduğu, belki "böyle olsa keşke" dediği bir dünyayı yazmış, bunu da bu ülkenin bir diplomatıyla soru-cevap yaptığı, sorduğu, cevabını dinlerken tekrar tekrar sorguladığı bir röportaj edasıyla bizlere aktarmış. Eh, şirin mi şirin, derli toplu, temiz bir ülke Gaipya. Adaletli, sosyal ve kültürel bakımdan kıskanılan, dünyanın geri kalanının ya imrendiği ya da çekindiği bir ülke Gaipya. Ama onlar ponçik mi ponçik. Evet evet, ponçikler. niye mi? Öyle bir ülke ki, yöneticileri satın almış bir müteahhitler zinciri yok bu ülkede. Satın alınacak bir yönetim de yok. Zengin olmak ayıp. Zengin olmak kimsenin aklına gelmiyor. ihtiyacı yok kimsenin zengin olmaya. Miras kavgası yok. Her bir vatandaşın emeği var. Miras değil alın teri. Dedesinden kalan tarlaları satıp, inşaat şirketi kurmuyor kimse. Aşiretler yok. Sosyal kavga yok. Öff çok sıkıcı. Herkes işinde gücünde. Her şeyi devlet sizin için düşünmüş. Geriye kalan sadece sizin bu işleyen çarkı döndürmeye devam etmeniz kalıyor. Müge Anlı yok mesela. "Kaynım bana atladı" diye kimse televizyona çıkmıyor. Önce ailede, sonra okulda aldığınız eğitim, sizin nasıl düzgün bir insan olacağınızı tayin ediyor. Neye eliniz yatkınsa o işte kariyer yapıyorsunuz. Mesela Acun yok, Ali Koç yok. Yemek yemeye gittiğiniz bir restoranda suratınıza yemeğiniz çarpılıp, üzerine kaya tuzu dökülüp, baklavanızla oyuncak gibi oynanmıyor. Çok sıkıcı! Siyasi partiler de yok. Ne bileyim, oysa olsa şöyle bir cengaver, çıksa ekrana bağırıp çağırsa, ötekine laf atsa. Ülkenin durumu ve geleceğinden daha çok, bok püsürle uğraşsa. Daha eğlenceli olmaz mıydı? Çok sıkıcı o yüzden Gaipya. Yaşanmaz. Sokağın köşesine
Gaipya CumhuriyetiAli Ceyhun Çelikman · Minval Yayınları · 201511 okunma
Kuzgun
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
*Polisiye *Gizem *Gerilim *Hackerlar *Genç kurgu Herkese selam Herkesin yalayıp yuttuğu ama benim çok daha yeni okuyup bitirdiğim Kuzgun kitabıyla geldim bu defa. Bu kadar geç okuduğum için bir tık üzgünüm, gerçekten bir cevher kaçırmışım... Asla abartmıyorum, gerçekten çok güzel bir kitap. Ada Korkmaz, gündüzleri Carpe Diem adındaki bir kafenin sahibeliğini yaparken, geceleri Corvus yani Kuzgun olarak hükümetin hiç bir şey yapmadığı (göz ardı ettiği) suçluların cezalandırılması için onları yakalar ve kolluk kuvvetlerine teslim eder. Kendisi ayrıca usta bir hackerdır. Kuzgun'u destekleyenden çok desteklemeyen insanlarda vardır, bu yüzden savcı Yiğit Atalay'ın kurduğu ve başında Egemen Öztuna'nın olduğu ekip Kuzgun'u yakalayabilmek için peşine düşer. Ada'nın zaten gelişmiş bir adalet duygusu var. Öyle zeki bir kadın ki ağzım açık okudum her seferinde. Çocukluğunda başına gelen onca şeyden sonra bu denli sağlam durması kesinlikle hayranlık uyandırıcıydı. Zaten yazarın kalemi, bir şeyleri derinlemesine anlatmak konusunda çok gelişmiş, bu yüzden sürükleyici bir şekilde alıp götürüyor sizi. Ada'yı bu kadar mükemmel yazması bence olacak iş değil:)) Yazarın ayrıca Ateş kitabını okumuştum, oradan aşina olduğum ve çok sevdiğim Eren karakteri bu kitapta da var. Ada'nın Japonya'dayken tanıştığı ve eski platonik (!) aşkı olarak neredeyse birinci kitabın sonunda geliyor, gelene kadar da ismen sık sık duyuyoruz ve Egemen'den çok sevdiğimi söyleyebilirim. Eren adına takıklığımdan kaynaklı jdjdjd Filis'in yazdığı erkek karakterler zaten naif ve sevdimi tam seven adamlar. Egemen de tam olarak öyleydi, Ada'ya olan aşkı gerçekten çok güzeldi. Ne olursa olsun arkasında durması, yeri geldiğinde karınını doyurması nasip olur mu be dedirtti. Hayır yani ne yiyip içiyor bu adamlar bu
KuzgunFiliz Puluç · Agapi Yayınları · 2021752 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Cahilliğimin doruklarında drift yaparken okuduğum bir kitaptır kendisi. Ve kendimi tekrar etmekten ne kadar hoşlandığımın kanıtıdır, ne de olsa kitapların bir kısmını adlarının nefis tınısı yüzünden okumak gibi bir huyum var. Adının çarpıcı güzelliği dışında zihnimde hiççç iz bırakmamış. Okumam gereken yüz milyon kitap olmasa tekrar dönüp bir bakardım, o güzel adının hatırına elbette. Amma velakin bu mümkün görünmüyor. Artık buradan alıntı falan okuyup nefsimi köreltirim.
Çorak ÜlkeT. S. Eliot · Everest Yayınları · 2022629 okunma
Reklam
Reklam